06 Temmuz 2009

90 Dakika



Fazla söze gerek yok!

Üç senede üç şampiyonluk sözü verenler, sezonu erken açtı. Geçtiğimiz sezon parasızlıktan Maldonado ve Josico'ya kalan takım, çok forma satmış olmalı ki bol bol para kazanıp harcadı transfer döneminde.

Yeterli miydi bu transferler? Kendine, takımına ve Teknik Ekibine güvenemeyen, 2001 yılında Teknik Adamı'na takımı sen değil ben şampiyon yaptım diyen başkanlar için yetersizdi, onlar futbolun sahada oynanmadığını düşünüp, dile getirenlerdi çünkü.

Bu düşünce ekseninde NTV'nin 90 Dakika programına da el atıldı ve yayından kaldırılması sağlandı. Yıllarca Aziz Yıldırım düzeninin korkusuzca eleştirildiği tek programdı 90 Dakika. NTV, komik bir gerekçe olan mali kriz sebebiyle -Rıdvan, Ünsal ve Sergen neredeyse her gün devam ederken- böyle bir karar alındığını söyledi. Oysa Haşmet Babaoğlu'nun yazısı bunu yalanlayan bir eğilimdeydi.

Bağlantıları kurmak çok kolay aslında;

NTV'nin bağlı olduğu Doğuş Grubu'nun patronu Ferit Şahenk iyi bir Fenerbahçeli, programın ana damarı Hıncal Uluç azılı bir Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım düşmanı. Asıl referans ise Haşmet Babaoğlu'nun gazetesinin köşesinde yazdığı düşünceleri;

İyi de...
Bir de şöyle düşünün...
Hangi kulüp başkanı objektif yorum ve habercilikten hoşlanıyor.
Hatta bazıları bundan nefret ediyor. Koşullar el verse gazetelere, televizyonlara baskın yapacaklar.
Onlara göre...
Medya sadece kendilerinin istediği ve izin verdiği haberleri yapmalı!
Futbol yorumcuları da yağdanlık olmalı!
Şimdi söyleyin bakalım...
Bu başkanlar takımlarının "hastası" medya patronlarını etkilemezler mi?
O formalı medya patronları da bir yıl, iki yıl direnseler bile, onca tazyik karşısında eninde sonunda pes edip başkanların isteklerine boyun eğmezler mi?

Ne demek bu şimdi, diyeceksiniz...
Şu demek...
Önümüzdeki Süper Lig sezonu kıran kırana geçecek!
Görüyorsunuz, büyük kulüpler krizi falan umursamadan çılgıncasına para harcıyor.
Ne için?
Ne pahasına olursa olsun, şampiyon olmak için!..
Bu durumda, kulüp yöneticilerinin kendi takımlarının fanatik taraftarı olan medya patronlarını, hatta reklam verenleri "göreve çağırmaları" ihtimalini yabana atmamalıyız.
Yani demem o ki...
Önümüzdeki sezon başlamadan önce medyada çok kirli bir "temizlik operasyonu" başlayabilir.
Kimsenin günahını almak istemem!
Ancak içimde tatsız bir his var!
Tamamı için: http://www.sabah.com.tr/Yazarlar/babaoglu/2009/07/06/takim_formali_medya_patronlari_ve_gelecek_sezon

Haşmet Babaoğlu isim vermiyor ama adresin kimi gösterdiği belli, lig bu şartlar altında oynanacak ve yorumlanacak, Aziz Yıldırım aleyhine konuşanlar da susturulacak, düzenleri konuşulsun istemezler çünkü. Açığa çıktıkça kazanamayacaklarını bilirler, her şeyin saha içine bağlı olduğu bir ortamda yarışmak istemezler, korkarlar.

Bu düzen elbet yıkılacak ulan, az kaldı Rijkaard devrimine.

Dayan Galatasaray.

6 Temmuz 2009

A. Eren Loğoğlu

9 yorum:

alessandro del piero dedi ki...

usta nadal-federer rekabetini bunca konuşuyoruz da, gözünü seveyim öyle saha içi adil rekabetin.. al işte ülkemizde her şey masabaşında planlanıp halloluyor.. ki bunun da ne hikmetse en büyük sorumlusu basketboldan futbola pek çok dalda güzide fenerbahçe kulübü.. daha geçen ayki efes final serisinde her türlü çirkefliği deneyip ellerine almalarına rağmen çok geçmeden şimdi de futbola el atmaya başlamışlar bile..

biz galatasaraylılar burada yeni sezonun başlamasını heyecanla bekleyip yepyeni gençlerin takıma kazandırıldığını görüp sevinirken, rijkaard gibi bir futbol adamının ne mucizeler başaracağının hayaliyle yaşarken karşı yakada sene bile başlamadan her türlü pis işlerin startı verilmiş. şimdi kim inandırabilir ki bizi daha ilk haftadan tüm şerefli basın organlarının el birliğiyle rijkaard'a saldırıp galatasaray'ı çökertmeye çalışmayacağına.. biz taraftar olarak burada her şeyin farkında olup konuşsak da asıl uyanık davranması gereken yönetim kurulu. birileri bel altından ne kadar çalışıyorsa biz de yalnızca, görüceksiniz rijkaard yedircek size bunları demeden gerekli önlemleri almalıyız. saha içi çabalar hiçbir zaman her türlü düşmanı yenmeye yetmeyebiliyor çünkü, bundan önce örneklerini gördüğümüz şekillerde. umarım yetkili merciler sesimizi duyup çok geç kalmadan tedbirini alır..

A. Eren Logoglu dedi ki...

Eldeki olanak bu Del Piero, bir de Kapalı Üst var mesaj verebilmek adına.

Bu yazıları kulübün içinden pek çok kişi de okuyor, onlara ulaşması bile önemli, dikkat çekmek amacıyla.

Sen, ben, birileri bunları yazacak ki, en azından bir kaç kişi daha bilinçlensin, oynanan tiyatroyu, zorlukları görsün. Eğer yazılmazsa, konuşulmazsa, onların istedikleri oluyor.

Feleğin tekerine çomak sokmak zorundayız.

Eren.

Adsız dedi ki...

belkide izleyebileceğimiz en seviyeli spor programıydı 90 dakika,dikkat etmemiz gereken nokta şu sadece bir futbol programı değil ağırlığını futbola veren bir spor programıydı,çok yazık oldu,bence artık ntvspor selçuk yula,ercan saatçi vb futbol yazarlarını(aslında futbol ccahillerini)kendi bünyesine katmalıdır!!!!!!!

A. Eren Logoglu dedi ki...

90 Dakika ilk vukuatı da değil Aziz Yıldırım ve ekibinin.

Tuğrul Yenidoğan'ın Habertürk'teki programı 'Şeref Tribünü' de sansüre uğramış, kaset yayınlama özgürlüğü Genel Yayın Yönetmeni tarafından engellenmiştir Ali Koç'un emri sonucu. Bu olay programın bitmesine neden olmuştur.

Olayları mahkemeye götüren Aziz Yıldırım, davayı da kaybetmiştir.

Eren.

mischa dedi ki...

Eren ellerine sağlık. malesef lig başlamadan operasyon başladı. biz ne yapabiliriz diye düşünüyor insan ama karşı taraf o kadar baskıcı ki, taraftar olarak mesaj vermekten başka hiçbirşey yapamıyoruz. Verdiğimiz mesajların da aslında herkes farkında. bu sezon kılıç kalkan oynanacak hem sahada hem dışarıda. Ben saha dışında yaşananlardan göz göre göre canı yanan yine biz olacağımızı düşünüyorum. Bunlara en güzel cevap yine sahada verilecektir Galatasaray adına yakışacak şekilde. herkese selamlar...

Bhdrslr dedi ki...

bilmiyorum reyting durumları tam olarak nedir bu programın ancak eskisi kadar izlendiğini, ilgi gördüğünü ve beğenildiğini hiç zannetmiyorum. bunun programın kaldırılma nedeninin 'kriz' olmadığı açık ama gerek hıncal açısından gerek haşmet açısından programın eskisi gibi izlenilmediği ve beğenilmediğini dillendirmek zor olacağından suçu bu şekilde başkasına atıldığını düşünüyorum.
bu kadar korkmanın herşeyin altında aziz yıldırım aramanın bi anlamı yok. ne güzel transferler yapıyorsunuz önünüze bakın, bırakın aziz yıldırımla uğraşmayı. başınıza taş düşse aziz yıldırım'ın yaptığı inşaattan düşmüştür diye söylenmeye başlanırsınız siz...

anyone dedi ki...

Allahtan korkun biraz, en son ne zaman 90 dakika programını izlediniz, en son ne zaman oradaki adamalrın görüşlerine katıldınız, tamm medya fener ağırlı derseniz anlarım da 90 dakika kaktı diye mi fener şampiyon olacak. Haşmet'in Hıncal'ın görüşlerini ne zamandır baz almaya başladınız

os dedi ki...

9. hafta trabzonspor
10. hafta fenerbahçe
11. hafta sivasspor

gibi bi fikstür ayarladılar galatasaray'a..

hadi şanstır kısmettir der, geçeriz.

ama fenerbahçe 21. haftadaki deplasmanda manisaspor maçından sonra 13 maç ankara-istanbul dışında maç yapmayacak...

Oguz Serdar (fcbosa) dedi ki...

Sevgili Eren, daha önce defalarca şampiyon olurken GS, o zaman Hıncal mı daha az FB düşmanı ve dengesizdi, yoksa Şahenk'ler mi daha az Fenerbahçe'liydi?

Henüz yabancı transferine başlamamışken F.Bahçe, G. Saray'da ise transfer bitme noktasındayken iki camianın güç dengelerinin yarattığı korku gibi geliyor senin de taşıdığın bu düşüncenin çıkış noktası, kusura bakmayın ama..

Ben hala Rijkaard'ın zor dönemlerinde herkes tarafından, Skibbe gibi dışlanacağını düşünenlerdenim. Daum ise önceki 3 senesinde aldığı puanları, son 3 senede alsa zaten şampiyonluk serisine devam ederdi Fenerbahçe.

Bence biraz objektif bakın ki zevk alabilesiniz izlediğiniz maçlardan, yoksa orada el mi vardı, küçük Topbaş ne yaptı, Aziz Yıldırım ne söz verdi, Alex'in pozisyonu penaltılarla sezonu bitiremez, futboldan zevk alamaz hale gelirsiniz.

Türkiye İspanya değil, orada R. Madrid'in kurduğu gayri meşru krallığı değil Aziz Yıldırım, Berlusconi'liğe soyunsa RTE bile kuramaz. ;)

Türkiye'de zaten kalite olarak yerlerde sürünen futbolu kör fanatizm ile öldürmek, futbol düşünürü kimseye yakışmıyor bence.

Uzun zamandır görüşemedik bu arada, müsait olduğunda haber ver görüşelim. :)