12 Şubat 2010

Kayserispor Fenomeni



5 Nisan 2008'de oynanan ve Fenerbahçe'nin Semih'in uzatmanın uzatmasında attığı golle 2 - 1 kazandığı Kayserispor maçı son hakemlik yaptığı maç oldu Hakan Sivriservi'nin.

Savunmanın ilk doldur boşaltı karşıladığı pozisyonda süre dolduğu halde maçı bitirmeye yüreği yetmemişti ve çok ağır söylemlere maruz kalmıştı o maç sonrasında. Karşı yaka pek sesini çıkarmamıştı, kazanmıştı nasıl olsa!

Açıklamalarından bir kısmı;

Bazı arkadaşlarının ve hocalarının kendisine, “Hakan, senin işini Kayserispor Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki bitirdi” dediğini anlatan Sivriservi, şöyle devam etti: “Onlara defalarca, 'Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve kurulları özerktir, siyaseti karıştırtmazlar' dedim. Ancak geçen hafta oynanan Kayserispor-Galatasaray maçından sonra Özhaseki'nin, 'Bir hakem Fenerbahçe maçında bizimle uğraştı, haksızlık yaptı, onun düdüğünü ve formasını duvara astırtık. Bu çirkinlikler sürerse daha çok düdüğünü astıracağım adam çıkar' dediğini duyduğumda şaşkına döndüm. Bahsi geçen kişi bendim.

“Kayserispor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Özhaseki'nin açıklamalarının günahsız olduğunu ortaya çıkarttığı gibi bir güç gösterisine de kurban gittiğimi ortaya koyduğunu” savunan Sivriservi, “Aklanmış ve onurlu bir insan olarak futbol hakemliği görevinden istifa ediyorum. Aynı onurlu davranışı MHK Başkanı Sarvan'dan da bekliyorum” dedi.
Özhan Canaydın'ın Ali Aydın, Aziz Yıldırım'ın Vedat Yüksel ve Bülent Demirlek için uyguladığı bu güç gösterisi, hak arama yöntemi, ayağa kadar düştü ve Kayseri dolaylarına geldi artık. Canaydın'ınki tamamen, taraftarının gözüne girme çabasıydı, ciddiye alınmamalı, örgütlenme açısından.

Kayseri fenomenini yaratan siyasal iktidarın bu olaylardaki rolünü de unutmamak gerekiyor. Yepyeni bir stad, yatırımlar, Galatasaray'a dayılanan yöneticiler, billboard ile oyuncu satmama kepazelikleri, Aziz Yıldırım'a her toplantıda yaranmalar, Mehmet Topuz operasyonu gibi olaylarla gelinen nokta bu. 3 yılda 3 şampiyonluk sözü verirken, Anadolu'ya da göz kırpan ve sizden şampiyon çıkacak diyen -bunu 3 yıl daha ertelemiş oluyor haliyle, komik- Aziz Yıldırım'ın ekseninde örgütlenen bir yapının baş aktörlerinden biri konumuna geliyor Kayseri. Sivas katkısından sonra sıra onlarda. Daha İBB ve Gökçek'in Ankaragücü'sü var. Denizli'yi düşürme çabaları da sonuç verecek gibi duruyor bu sezon, üzücü.

Hakan Sivriservi'ye yüklenirken Fenerbahçe'nin adını hiç zikretmeyen Kayseri cephesinin, konu Galatasaray olunca aslan kesilmesini de bu örgütlenmeye ve çıkar ilişkilerine bağlayabiliriz.

Milli Takımlar Teknik Direktörlüğü ve yardımcıları meselesi de çözümlenecek Fenerbahçe merkezli olarak. Kırmızıyı pek sevmeyenler, Turkuaz yolunda ilerleyecekler yine.

Yabancı sınırlaması konusu da bekliyor bir köşede. Rijkaard'ın bile gerek görmediği bir durum, sınırsızlık. Aziz Yıldırım için başarının olmazsa olmaz ilk şartı. Büyük hedefleri olan takımlar, büyük yıldızları devre arası getirmemeli ama, öyle buyuruyor nevi şahsına münhasır insan, Nicolas Anelka'yı Ocak ayında getirdiğini unutarak. Tesadüf işte!

Sözü uzatmadan, Oğuz Sarvan ipini çekti bazı hakemlerin, kimisi çıkıp delikanlı gibi, bu operasyonun arkasında Aziz Yıldırım var diyor. Yıldırım'a güvenen, çıkar ilişkileri kurup bu düzenden yararlanmak isteyen ve bir maçta canı yanan, iktidar yanlısı Kayseri'de bu güç gösterisinde konumunu görebilmek adına bir hakemi kurban seçiyor ve sonuca ulaşıyor.

Ne diyeyim hayırlı olsun bu kirli düzenin yeni çarkı, Kayserispor fenomeni.

12 Şubat 2010

A. Eren Loğoğlu

3 yorum:

Schumy dedi ki...

Çok güzel bir yazı olmuş.

Teşekkürler.

tilmac dedi ki...

Askerlik döneminiz boyunca sizi bekledim. Ama beklediğime fazlasıyla değiyor.İnanıyorum bir gün Hakan ünsal,Ahmet Çakar yada Toroğlu değil siz konuşulacaksınız.Ne hayalperestim ama güzel ülkemde.Ellerinize sağlık izlemeye devam ediyorum...

İlker Sayhan dedi ki...

1) Oğuz Sarvan kim, o onurlu davranışı sergilemek kim.
2) Fenerbahçe yakın tarihi boyunca uygulamış olduğu yöntemlerle (organize işler) lige ağırlığını koymaya çalışıyor. Zaman değişiyor, yandaşlar değişiyor ama yöntem hep aynı.
3) Galatasaray bu organize düzene eline her fırsat geçtiğinde darbe vurmalıdır. En güncel örnek Ali Turan. Kayserispor’un alabileceği en yüksek cezayı alması için çaba sarfetmelidir.
4) Fenerbahçe’nin bu tür yöntemlerle Galatasaray’ı başarı olarak yakalamaya çalışmasına veya alt etmeye çalışmasına engel olabilecek yegâne yol, bir avrupa kupasından daha geçiyor. Eğer bu sene Galatasaray zoru başarır UEFA Avrupa ligini kazanırsa, Fenerbahçe yönetimi belki yöntemlerini gözden geçirir ve futbola ve kendi takımlarına konsantre olurlar.
5) TFF…sözün bittiği yer. Bu adamlar ne yapar neyle ilgilenirler, bilen birisi varsa bana lütfen anlatsın.