06 Mart 2010

Diyarbakır'da 25 Ekim



Tarih 25 Ekim 2009 Pazar, Yer Kadıköy Şükrü Saraçoğlu Stadı.

Maç öncesinde futbolcular birbirine giriyor ve o esnada yardımcı hakem Tarık Ongun yaralanıyor. Maç, orada bitmesi gerekirken, tatil edilmiyor. Maç sonrasında Bünyamin Gezer, eğer tatil etseydim infial olurdu türünde sözler sarfedip, Kadıköy'ün yıllardır korku edebiyatıyla kazandığı terör mabedi tanımının haklılığını gözler önüne seriyor.

Fenerbahçe'nin yenilmezlik serisi diye bilinen 10 yıllık süre zarfında Galatasaray'ın futbolcusunun yumruklandığı, itilip kakıldığı, kavganın içinde kendisini bulduğu, korner atamadığı, pet şişe yağmurundan koridora giremediği, maytaplardan, ses bombalarından yaralandığı çok oldu, Hasan Şaş, Arif, Okan, Ayhan, Emre Aşık, Arda ve Mondragon'un yaşadıkları ilk anda akla gelenler, daha neler var!

Yine bu süre zarfında, Galatasaray Teknik Ekibinin -sürekli yabancı madde atmak yoluyla- kulübeden çıkartılmadığı, ayran isabet ettirildiği, alnının yarıldığı, başından vurulup, sarıp sarmalandığı da çok oldu. Lucescu, Terim, Gerets, Eser Hoca hala zihinlerde!

Galatasaray taraftarı da, bu 10 yıllık süreçte, payına düşeni aldı terör mabedinden. Biber gazları, coplar, kafaya telsiz yemeler, çuvallarla ve organize biçimde getirilen seramikler, lağım suları, sidik torbaları, çimler, taşlar, rakibin Mecidiyeköy'e toplu gelirken münferit gelmeni istemeler, aşağılık pankartlar, polisin yanlı tutumu, saymakla bitmeyecek çirkinlikler, adaletsizlikler!

Tüm bunların odağı Galatasaray olduğu için maçlar oynandı, biz de boynumuzu büktük, adaleti kendimiz sağlamak istedik, korneri atmaya çalıştık, sahaya çıktık, maça devam ettik, deplasmana geldik.

Karşı yaka ne yaptı? Korneri atmadı, su atılıyorsa hakeme gösterdi, yerden cisim topladı, oynamayı değil gerilim yaratmayı düşündü, kırmızı kart verdirmeye çalıştı, kavga çıkardı, arkadan vurdu kardeşim dediğine, sahtekardı, emir alıcısıydı.

Bugün Diyarbakır'da yaşananlar ısrarla 25 Ekim'i çağrıştırıyor. Ali Tandoğan Alex, Gökhan Gönül rolünde, korner ve taç atmaya niyetsiz, Diyarbakır taraftarı Bursa'da yaşananlardan dolayı kızgın, öfkeli, isyan dolu, adalet peşinde ama kendisi sağlamak istiyor.

Tek bir fark var! Yaralanan yan hakemden dolayı orta hakem maçı tatil ediyor. Kadıköy'de Galatasaray'dan maç öncesinde ve esnasında -yanlış hakem kararlarıyla- çalınan 3 puan belki de Diyarbakır'da Bursaspor'a hediye ediliyor.

Takımların isimleri ve mekanlar değiştiğinde birdenbire adalet tecelli de edebiliyor, geçmişe bakılmaksızın. Kamuoyu ve medya desteği de beliriveriyor hemen. Güç, temsil ettiği değersizlikler mezarından çıkıp üstüne çöküveriyor Diyarbakır'ın, Kadıköy'de ise kafayı kuma gömüyor.

Sizin yönettiğiniz futbol bu kadar olur işte, adı Fenerbahçe, Kadıköy olunca sus pus kalırsınız, Diyarbakır olunca şahlanırsınız ama mat olacaksınız, yakındır.

6 Mart 2010

A. Eren Loğoğlu

5 yorum:

rrrrr dedi ki...

ellerine sağlık

Adsız dedi ki...

yüreğine sağlık kardeşim.. Levent Bıçakçı denen holihanın derin(?) etkilriyle ilk maçta tek bir ceza bile almayan Bursya ödül veriliyor,Fenerbahçeye çıt çıkaramıyorlar..
sözün bitttiği yer..:(

CaptainIrmak dedi ki...

Tebrikler, eline sağlık.Az olmuş söyleyeyim. Ben daha ağır yazardım ki yazılacak çok şey var. Bizans oyunlarıyla maç kazanmaya çalışmak sahada her türlü pisliği, tribünlerde daha aşağılıkça yapılanların adı profesyonellik, oranın adı da mabed filan değildir, olsa olsa en iyi ihitmalle pislik olur. Futbol güzel bir oyundur ama medya gazıyla gelişen olaylar bu tip olaylar hiç yakışık almıyor.

Burdan Galatasaray taraftarına seslenmek istiyorum. İlk yarı olan olaylara rağmen gidelim stadımıza lazersiz, çirkefsiz, küfürsüz maç izleyelim. Sadece takımı desteklersek kendi futbolcularımızın üstüne bir de biz baskı kurmazsak zaten her sene yeneriz Fe7er'i. Nasıl Galatasaray Fenerbahçe'den daha iyi bir takımsa, taraftar olarak ta bunu kanıtlamaya ihtiyacımız var. Bunu da en güzel açılacak pankartlarla kareografilerle yapabiliriz. eğer olurda yakın zamanda gol yemeden bir 7 gol atarsak, fe7erliler ilelebet susacaklardır. Ama zekice hazırlanacak pankartlara ihtiyaç var. çirkefliğe lazer oyunlarına değil Gs taraftarının kalitesini göstermesine ihtiyacı var tıpkı 'Patetico de Madrid' gibi...

bilmem anlatabildim mi...

Adsız dedi ki...

Katılmamak elde değil

tibelad dedi ki...

hislerime tercüman olmuşsuni tebrik ederim