16 Mart 2010

Neler Oluyor!



Ercan Saatçi'nin gözünde başka bir anlamı vardı bu fotoğrafın. Fenerbahçeli, Ertuğrul Özkök'ün damadı, şarkıcı, Galatasaray'a stadda, tvde küfreden, Ahmet Kaya'yı linç edenlerden biri, zavallı biri işte, nasıl anlayabilir ki! Ve onun zihniyeti her yeri sarmış, hala nefes alıyor, oksijen tüketiyor bu coğrafyada, kamuoyu oluşturuyor, gündem yaratıyor!

Sahi neler oluyor!

Garip, sahte, standartsız, kamuoyu desteği safsatasına sığınarak alınmış bir karar çıktı TFF'den Diyarbakırspor - Bursaspor maçıyla ilgili. Aynı sezon içersinde yer almasından ötürü, benzer bir uygulamada bulunulması gereken Fenerbahçe - Galatasaray maçı tatil bile edilememişti, ne vahim, ne acı!

Öyle olaylar dönüyor ki, akıl alır gibi değil!

İBB - Diyarbakırspor maçı da çıkan olaylar sebebiyle tatil edildi, bilindiği üzere.

Vali maç oynanırdı, hakem oynatmadı diyor. Benzer örnekler var hakikaten. Provokasyonun olduğu, Diyarbakırspor'un devlet -derin olanı- yoluyla küme düşürülüp, açılım ortamının zedelenmesinin istendiğine dair iddialar var. Diyarbakır'ın buna gereksinimi olduğunu da zannetmiyorum, yıllarca yaşamdan el ayak çektirilip, yoksullaştırılıp, işkencelere maruz bırakılmışken, halk tarafından çok da desteklenmeyen bir futbol takımı 2. Lige düşse ne olur devlet yoluyla, kendi hakkıyla düşse ne olur, haksızlığa uğramış hissetse ne olur! Takım küme düşürülürse bu argüman kullanılır mı? Elbette, siyaset bu değil mi zaten!

Federasyon, hangi kamuoyu olduğunu merak ettiğim -aslında iyi bilinen- bir acizler kitlesinin genel kanısına dayandırıp, İBB maçını da 1 – 0 tescil etmeye çalışacak gibi duruyor. TFF Genel Sekreteri Lütfü Arıboğan, Bursaspor maçının kararını açıklarken, bir soruya verdiği cevapla iki durumun farklı olduğunu belirtti çünkü.

Demezler mi her 2 maç da tatil edilmedi mi, nesi farklı diye? Biri bilmem kaçıncı dakikada tatil edilmiş, biri maçın bitimine yakınmış, ne fark eder!

Kimi kandırıyorsunuz siz yahu! Canımız istediği zaman kuralları esnetiyoruz işte diyin de zekadan yoksun gibi ya da genel kanısına dayandığınız kitleler yerine koymayın bari!

Bu güçlü olasılık gerçekleşmezse 2 alternatif var;

İlki maçın kaldığı yerden oynatılması, diğeri de 3 – 0 hükmen mağlubiyet. Sonuncu gerçekleşirse Diyarbakırspor küme düşmüş olur. Burada da devreye Ankaraspor ihtilafı giriyor. Olması gereken kalan maçların tescil edilmesi ancak itirazlar ve o aynı kamuoyu tarafından yönlendirilen kararlarla bütün maçlar hükmen mağlubiyete dönüştürülebilir, ligin altı üstüne gelir, puanlar alınır, verilir, UEFA'ya çıkılır vs. Böyle bir şey olamaz da, geriye dönük olduğu ve Ankaraspor gibi ihlalin, sezon başından beri olmamasından dolayı. Burası Türkiye Cumhuriyeti, laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti, nereden tutarsan tut, elinde kalabilir her kavram!

Diğer seçenek olursa, yani maç kaldığı yerden devam ederse, akıllara Trabzonspor - Sivasspor maçı gelir hemen. Neydi karar, 3 – 0 hükmen. Bu da tartışma konusu açar hukuk kapsamında. Bu olasılık da kuvvetsiz değil, çözüm anlamında. Peki ya vicdanlar, Trabzonspor’un suçu neydi mi dediniz? Düşünen var mı? Konjonktür bunu gerektirdi derler, siyasetten alışık ne de olsa o aynı kamuoyu!

Şunu da diyecekler, gazeteciler yaralandı, yan hakem yaralandı, taş atıldı, insanlar ölebilirdi. İBB maçında bunlar olmadı, engellendi en azından, büyük olaylar çıkmadan. E ulan biz Kadıköy'de her sene ölümle burun buruna gelirken, neredeydiniz şeref yoksunları, vicdansızlar!

Ayrıca İBB maçında çıkan olaylardan dolayı Diyarbakırspor'un, 3 maç tarafsız sahada seyircisiz cezasının üstüne bir daha ceza alması gerekecek. Bu da Diyarbakırspor'un sezonu kapatması anlamına gelir herhalde, evinde 5 maçı var ancak TFF'nin takımı tekrar Diyarbakır'a gönderip yeni bir olay cereyan etmesi tarafında olduğunu zannetmiyorum. İşleri daha da zorlaşır çünkü amaçları Diyarbakırspor'u TFF düşürdü denilmemesi ve bu uğurda hak, hukuk tanımadan ilerliyorlar, güzel ve yalnız ülkem, Türkiye’m!

Çözümü söylüyorum, 5 maç saha kapama, tarafsız ve seyircisiz, ayrıca Diyarbakırspor'un kalan deplasman maçlarına taraftarının alınmaması, Türkiye Futbol Tarihi'nde ilk olur herhalde böyle bir karar! Maçtan önce geniş güvenlik önlemleri, örtbas, manipülasyon, Anadolu şampiyonluğa gidiyor geyikleri, Başbakan bile söyledi daha ne olsun! Hepsi ironi, çözüm falan yok, olmayacak, o şansı kaçırdınız Kadıköy'de!

Bu oyun bozulur yeğen, şimdiden açık ettiler, komik duruma düştüler.

Ha bir de, Ali Sami Yen'de Kapalı'dan düşme olayı var. 2 şahıs, herhangi bir sebeple -önemsiz- kavga ediyorlar ve içlerinden biri kendini aşağı atıyor daha fazla dayak yememek adına. İnönü'deki bıçaklanmayla ya da Olimpiyat'taki silah olayıyla benzerliği yok esasında. Ancak Galatasaray ceza alsın diye, polis kayıtları bile ortaya dökülüveriyor hemen. Stada yaralayıcı cisim sokulmasıyla, karşılıklı kavgayı aynı göstermeye çalışmak, bu kadarına pes artık! Birinde aleni güvenlik sorunu var, Ali Sami Yen'deki olaysa her sene her stadyumda oluyor, cezaların önüne geçemezsiniz 2 şahsın kavgasına da ceza verirseniz. Ha tabi medya derse bu ilk olsun, Galatasaray örnek teşkil etsin, centilmen, güzide kulüp ne de olsa, kabul de ediyor cezasını, boynunu büküp, ülke yararınaysa, ilk olacaksa diyor.

Neler oluyor yahu!

Ulan ülkede Rijkaard, Neeskens, Hiddink var, Kewell, Elano, Baros, Keita, Lucas var, Arda var, Galatasaray'ın sosyal sorumluluk projeleri var, bir kulüpten öte olma çabaları var, bunları dayatmaya devam edin siz, yolunuz yol değil, bilesiniz.

Yakıp yıktırmayın Sami Yen'i yine!

Sen niye cevap verip ortak oluyorsun diyenler çıkacaktır, yazı yazma, eleştirme hakkımı sonuna kadar kullanacağım, bu ortamı yaratmayın, adam gibi karar alın, kural uygulayın, maşa olmayın, oyun oluşturmayın, fotoğrafları doğru algılayın, biraz vicdan sahibi olun, güzel şeyler yazalım, çok şey istemiyoruz.

16 Mart 2010

A. Eren Loğoğlu

3 yorum:

Falagar dedi ki...

Nefis yazı olmuş.Eline sağlık.Bende başlangıçta resimleri yanlış algılayıp rakip takım taraftarlarının yaptıklarını bir tutma gafletinde bulunmuştum.Ancak bir tarafta tamamen talimatnameye(kesici ve patlayıcı aletlerin stadlara alınmaması)aykırı bir durum varken bir tarafta ise bir adet kendini bilmezin yaptığı bir anlık gaflet var.Şimdi yapılması gereken o taraftara belli bir süre stadlara giriş yasağı verilmesi-ki bana kalırsa ömür boyu-ve yaralanan Beşiktaş taraftarının hastane masraflarını üstlenip bir de özür dilenmelidir.Bu yorumumdan da rica ediyorum kimse fanatizm yaptığımı çıkarmasın o kadar uzun açıklama yaptık =))).Keza senin yazından da.

Tekrar eline sağlık.

xaar dedi ki...

Ellerine saglik oncelikle...

Dunden beri ASY deki olay ile ilgili bir yazi bekliyordum bloglarin birinden ancak bununla ilgili ilk yaziyi sende gorunce daha bir guzel oldu simdi!

Zurriyet ve grubu nihayet kamuoyu olusturmak ve borazanlik yapmak adina calismalara basladi...Emniyetin kamera goruntulerini bir sekilde ele gecirip;medyaya sizdirarak ince ince islenilmeye baslandi!Zurriyet ve grubu diyorum bu konuya bu sekilde bakacak tek zihniyettirler;henuz diger hic bir medya grubunda rastlamadim bu habere ve goruntulere...Yarindan itibaren tum spor kamuoyunun tek gundem maddesi bu olacaktir...Yapilmak istenen budur.Tum spor programlari,Gs ve Fb yoneticilerinin birbirlerine cevap veren demecleri ve basin toplantilari vs. vs. .Maksat ceza aldirmak;aldiramasak da ileride yasanacaklar icin bir koz ele gecirme cabasidir!

Asil merak ettigim ve kafami kurcalayan konu; bu olayin neden o tribunde yasandigidir...Neden eski veya yeni acik degil de o tribunde?Dusen sahsin pek kendinde olmadigi belli ve denilenlere gore rakip takimlardan birinin lehine tezahurat yaptigi ve sonrasinda saldiriya ugramasi ve tribunden kendini asagiya atmasi...

Muhtemelen planli bir olay,tribun seciminde tutun da kargasa cikarilacak zamanlamaya ve yapilan tezahuratin fb degil de bjk lehine olmasina kadar!Hic zannetmiyorum;rakip bir takimin taraftari olacaksin,kafayi da cekecek ardindan da GS kapalisina girip mac izleyeceksin hem de tek basina...Sonra orada etrafindakileri tahrik edici tezahurat yapacaksin...Ya aklindan zorun vardir kardesim ya da sana bunu birileri bir sekilde yaptirtiyordur!

Demistik sezonun ilk yarisinda...Hep oyunlar,senaryolar diye!Bu senaryo dan baska bir sey degildir...Munferit bir olay yaratilmis ve bu olayi cikaran sadece bir kisidir...Dusen su adamin bir temiz konusturulmasi lazim,kardesim senin zorun neydi diye.Onu ama emniyet konusturur ama yonetimden birleri ama gercegi cikarsinlar ortaya...Cunku bana hic de tribunde yasanacak siradan kavgalardan gelmiyor hele ki kapalida!


Bir kez daha yazin icin tesekkurler!

nusret dedi ki...

Ankaraspor'u "oynayarak" yenen tek takım,Galatasaray.Diyarbakırspor'u deplasmanda "oynayarak" yenen Galatasaray...Ve,Bursaspor'un "oynamadan" kazandığı 6 puan! Ama,fark,2 puan! Kenetlenince neler yapabildiğini 2002,2006 ve 2008'de gösteren Galatasaray karşısında rakiplerimizi bekliyoruz!