13 Ekim 2010

Şerefsizlik Diz Boyu



Arda, NTVSpor'a konuştu sakatlığı hakkında;

http://video.ntvmsnbc.com/ardayi-aglattilar.html

"Öncelikle bu konular hakkında doktorlarımız, sayın Muschaweck ve Burak abi, gerekli açıklamaları yapıyorlar zaten. Yani herkesin başına gelebilir ama herkesin vücudu farklıdır, herkesin yapısı farklıdır, herkesin hastalığı farklıdır. Yani herkesin yapısında iyileşme süreci farklıdır, herkesin vücudunda oluşma şekli farklıdır. Tabi bizim ülkemizde artık herkes doktor olmuş, herkes bir fikir beyan ediyor, herkes bilmedikleri, kontrol etmedikleri insanlar hakkında bir şeyler söyleyebiliyorlar.

E zaten biri çıkıp artık diyor işte seks yüzünden olmuştur diye bir şeyler söylüyor, biri bir şerefsizlik yapıyor, ötekisi o şerefsizliği alıp gastesine manşet olarak koyuyor. Şimdi ben böyle konuşuyorum, hani hep biz dava ediyoruz ya, artık onlar birazcık bizi dava etsin diye düşünüyorum.

Hani biz sustukça çünkü onlar üste çıkıyorlar. Bugün bir gastenin manşetinde, benim seks yaptığımdan dolayı bu sakatlık olmuş ama 258, 238 maç oynayan bir Arda'ya saygı yok ama bu sebepten dolayı olmuş. Ve utanmadan o gaste de, benim kız arkadaşımla fotoğrafımı koymuş. Benim bir ailem yok, onun bir ailesi yok ama nasıl olsa onların da bir ailesi yok yani nasıl olsa bi, şerefsizliktir gidiyor. Ama bunlara karşı yapılacak bir şey yok, burası Türkiye, bazı şeylerden artık nefret ediyorum, nefret ettirdiler. Bu röportajı hatta kulübümden izinsiz yapıyorum, belki bu yönden, bu yüzden dolayı ceza da alacağım ama artık bazı şeyler çok fazla ağrıma gitmeye başladı.

Çok fazla gitti bazı şeyler, fazla ilerledi, artık sevmiyorum yani. Çünkü şöyle bir şey var, şerefsizlik diz boyu, bir şey yapamıyorsunuz, bir şey söylettirmiyorlar, çok sıkıntılı yani, bu ülkenin durumu çok sıkıntılı."


Biraz keselim, sonra yaparız diyor devamında, gözleri doluyor, ağlamaklı. Son cümleleri söylerken sesi titriyor, kısılıyor, boğazı düğümleniyor. Bizi de ağlatıyor ekran karşısında, tıpkı Şili'de kurtarılan maden işçilerini gördükçe, kendi ülkende kurtarılamayanları, ölüsü bile bulunamayanları hatırladıkça ağladığım gibi.

22 - 23 yaşında, ülkenin uzak ara en yetenekli futbolcusu, ülkenin en başarılı kulübünün kaptanı, dünyanın en güzel şehrinde yaşıyor, yanında ailesi ve kız arkadaşıyla. Sevdiği işi yapıyor, çok para kazanıyor, taraftarı olduğu, altyapısından geldiği, top toplayıcılık yaptığı yerde oynuyor, ülkenin en sevilen insanlarından biri olmuş, zeki ve başarılı bir çocuk.

Alıp veremediğiniz ne?

Arda'nın Galatasaray'a hizmet etmemesi için, akla hayale, ipe sapa gelmez bahanelerle saldırıyorsunuz, yurtdışına gitsin de kurtulalım istiyorsunuz. Arda eğer Fenerbahçe'de oynasaydı, benzer şekilde davranır mıydınız, alayınıza el kol hareketi çeken Emre'yi kollarken hem de!

Nefret ettirdiniz, ülkenin durumu cidden sıkıntılı her yönüyle. Konuşturulmayan Arda, susmasın, sahada versin cevabını ve selam çaksın birilerine.

Ayrılmayacaksın bu topraklarından, kolay yolu seçmeden. Seni ağlatan şerefsizlerden hesap soracağın günü bekleyeceksin, sabırla.

Sana yardımcı olmak boynumuzun borcudur, 10 numaralı formanı giy Metin Oktay'dan emanet olan, kaptanlık bandını tak Hakan Şükür'den sana geçen ve haykır Galatasaray'ın adını, her zaman ve her yerde. Seni çekmek istedikleri yere sakın düşme, Emre Belözoğlu portresi dursun karşında.

Sen, Florya'da doğan çocuksun, içimizden biri, öyle kal ve yurdunda, çocukluk hayallerini mücadelene kat, var ol, varlık sebebinle tutkuyu birleştir, renklere olan aşkını çoğalt, sarıl kucaklaş seni sevenlerle.

13 Ekim 2010

A. Eren Loğoğlu

Hiç yorum yok: