03 Temmuz 2011

Bir Devrin Kapanışı mı?



Şu defaatle dile getirdiğimiz ve kaale alınmayıp fanatizmle suçlandığımız olayları bir toparlayalım;

Sivasspor - Fenerbahçe

4 - 3 biten rahat bir maç şeklinde tecelli etmesi. Enteresan olan bir önceki sezon ligin son haftasında Trabzonspor'la berabere kalıp şampiyonluğu Bursaspor'a kaptıran Fenerbahçe'nin, son maçı yakın geçmişte süregelen bir dostluk ilişkisi kurduğu Sivasspor'la oynaması. Sivasspor Başkanı'nın Fenerbahçe Kongre üyesi olması. Trabzonspor'un ısrarlı eleştirilerine karşın bu maçın biletlerinin yüksek bedeller ile Fenerbahçe Spor Kulübü'ne satılması ve maçın kritik bir havadan çıkarılıp karnavala dönüştürülmesi.

Eskişehirspor - Trabzonspor

Müthiş bir mücadele sonucu Trabzonspor'dan alınan 1 puan ve liderliğin Fenerbahçe'ye geçmesi. Sezer Öztürk'ün harika performansı, Eskişehirspor'un teknik direktörününün eski Fenerbahçeli oyuncu Bülent Uygun olması. Sezer Öztürk'ün sezon sonunda yüksek bonservis bedeliyle -değerinin üstünde bir paraya- transferinin gerçekleşmesi.

Karabükspor - Fenerbahçe

Emenike'nin sakatlığı sebebiyle oynamaması, Bülent Ataman'ın iddiaları ve sezon sonunda oyuncunun yüksek bonservis bedeliyle -değerinin çok üstünde bir paraya- Fenerbahçe'ye transfer olması. Karabükspor'da görece başarılı bir sezona karşın başkan değişikliğine gidilmesi.

Eskişehir - Fenerbahçe

Fenerbahçe'nin rahat galibiyeti ve hiçbir varlık gösteremeyen Sezer Öztürk'ün yüksek bonservis bedeliyle Fenerbahçe'ye transferi.

Ankaragücü - Fenerbahçe

Emre Belözoğlu'nun cep telefonundan bazı oyunculara maç öncesi sms gönderilmesi ve daha sonra bunun her ne hikmetse menajer tarafından iletildiği şeklinde bir düzeltme yapılması.

Gençlerbirliği - Fenerbahçe

Doping iddiasıyla ceza alıp daha sonra bu cezası kaldırılan -Taurasi üzerinden ve Hacettepe yoluyla- Orhan Şam'ın Fenerbahçe'ye transferi.

O kadar çok komplo teori eksenli bağlantı var ki! Bunu da yaratan görüldüğü gibi Fenerbahçe'nin ilişkileri, eylem, hal ve davranışları. Çanta kavramı yerine yasal yollar gibi gözüken bilet / bonservis üzerinden para aktarımı olabilir suç, şike / teşvik kapsamında. Son 10 yılda Aziz Yıldırım'ın bütün spor branşlarında federasyon seçimlerine dolaylı veya doğrudan müdahale ettiği ve istediği isimleri seçtirdiği biliniyor, bu da gayet doğal kulübünün menfaati için ama diğerlerinin de canı yanıyor. En yakın örneği TFF başkanlığı, Mehmet Ali Aydınlar, Melih Gökçek'le bile o barıştırıyor federasyonu, aracı olmak zorunda hissediyor kendini. TFF'nin soruşturmadan haberinin olmaması, milletvekili ve TFF seçimleri, İnan Kıraç - Tayyip Erdoğan görüşmesi, İmralı'dan Hükümet - Ergenekon anlaşması açıklamaları sonrası bu gelişmelerin gerçekleşmesi de tuhaf ve ilgi çekici.

Neyse konu derin, daha genişleyecek, bekleyelim.

3 Temmuz 2011

A. Eren Loğoğlu

2 yorum:

Adsız dedi ki...

Blogunuzu duzenli takip eden fenerbahceli adsizim. Gorseldeki pankarta istinaden "ilk taşı aranızda en günahsız olan atsın" demeyeceğim. Böyle bir ihaneti yaptılarsa, ilgili yoneticilerin cezalandırılmasını ve Fenerbahçe'nin kume düşürülmesini canı yürekten diliyorum. Bu, bir taraftar olarak hissiyatım. Futbolsever olarak kızgınlığım ise sadece Trabzon'un hedef gösterdiği
macların incelenecek gibi oluşu, gecen sezon Rüştü-toraman'in, bu sezon Tolunay-Antep'in (Bülent eski fenerliyse Tolunay da eski trabzonlu ve ezelden antifenerli) mercek altına alinmayisina. Eskisehir-TS macinda Eskişehir'in cengaverce savunma yaptigi yönündeki dezenformasyona ise hem taraftar hem futbolsever olarak isyan ediyorum. Hele fener-Antep maçıyla kıyaslayinca. Neyse, bunlar detaylar. Biz de beklemedeyiz ve suc sabit olursa miladın fenerle başlamasına üzülmem, aksine şikecilerden kurtulacagimiza sevinirim. Bekleyip göreceğiz.

Adsız dedi ki...

Dünkü üzüntü ve şok bugün yerini öfkeye bıraktı. Aykut'a, Gökhan Gönül'e, Alex'e, Mert Gunok'a, Gokay'a ve biz taraftarlara bu hançeri sapladilarsa, bu ihaneti tertipledilerse iki yakaları bir araya gelmez dilerim. İster AKP'nin tezgahına gelmiş olsunlar, ister baska bir tuzağa, en ufak bir sorumlulukları, o tezgahlar varsa bile tezgahcilarin ekmegine yağ sürme dalaletleri varsa mahvolsunlar. Lefter'i baskan seçip amatör kumeden Berk'lerle Gokay'larla silbastan başlarız da gram üzülmem. Şuramda bir şey var, tam şuramda, haykırmadan anlatamam demiş Turgut Uyar, tam şuramda uguldayip duruyor bu laf.