Tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tv etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2009

Canım Ailem'de Aşk



Canım Ailem dizisi, gerçek hayattan kesitler sunar gibi, sıcacık, çarpıcı, aşkın tarifsizliğini, bilinmezliğini, zorluğunu, açtığı yaraları, yıktığı duvarları, ölümsüzlüğünü, aşkta kararlı ve cesur olunması gerekliliğini anlatırcasına devam ediyor.

17 Şubat 2009 tarihli 13. bölümden ;

Ali, Seyhan'ın 2 gün sonra evleneceğini bildiğinden, İstanbul'dan ayrılıp Mersin'e gitmeye karar vermiştir. Harem Otogarı'nda tam otobüse bineceği sırada kendisine seslenildiğini duyar.

Seyhan : Ali!
Ali : Seyhan, ne arıyorsun burda?
Seyhan : (Kolyeyi gösterir) Gidiyomuşsun?
Ali: Gidiyorum.
Seyhan : Allasmarladık demeyecek misin? Saol.
Ali : Seyhan, nasıl diyim!
Seyhan : Ali!
Ali : Seyhan 2 gün sonra evleniyorsun. Nikah davetiyen, nikah şekerin, düğün salonun, her dakka her şey gözümün önünde. Seyhan evleniyorsun, ben sana ne diyebilirim ki!
Seyhan : İyi, git o zaman! Durma, git! Binsene! Git Mersin'e, hiçbi şey olmamış gibi kaç!
Ali : Seyhan!
Seyhan : Durma! Durma, bi dakka bile durma, git! Git, defol git!
Ali : Seyhan, evleniyorsun!
Seyhan : Bana evlenme dedin mi!!!


Ali otobüse biner, Seyhan ağlamaya başlar, Ali gitmekten vazgeçip otobüsten iner ve Seyhan'a koşar.

Ali : Napıcaz şimdi?
Seyhan : Bilmiyorum
Ali : Nereye gidicez? Eve dönemeyiz.
Seyhan : Dönemeyiz.


***

İki Akdenizli, ne yapacaklarını bilmeden, bilinmezlikleri umursamadan, Adalar'a doğru tekneyle açılarak, topluma ve ailelerine meydan okuyan bir aşkın en güzel anılarını, yaşamlarının en mutlu dönemini, yüzlerindeki en sahici gülümsemeyle, karar aldıkları o tek gün boyunca yaşarlar. Sabah olur ve Ali kararını değiştirir. Seyhan için en iyisi, onunla ayrılması ve Seyhan'ın Halim'le evlenmesidir. Ali, Seyhan'ı alnından öper ve bölüm burada sona erer.

Sona eren pınar dolusu gözyaşlarıyla Seyhan, bu kararın karşısında belli bir süre boyun eğmek zorunda kalacaktır. Ancak yüreğinde açılan bu aşk yarası hiçbir zaman Halim tarafından kapatılamayacağından, Ali'nin kararından dönmesini de bekleyecektir. Samim'in kalp şekilli ve ruhlu aynayı Meliha'ya verdiği sahnelerde çalan Zeki Müren'in şarkısında söylediği gibi ;

Bu aşkın, bu sevdanın yüzünden
Hayat geçti, ömür geçti, yaş geçti...


18 Şubat 2009

A. Eren Loğoğlu

28 Ocak 2009

Çukurovalı Canım Ailem




Canım Ailem dizisinin 27 Ocak 2008 tarihli 10. bölümünden ;

Halim : Ya, oğlum bu Adana'dan boş adam çıkmaz diyorum ben size terbiyeler, bak! Yılmaz Güney abim, Yaşar Kemal'im, Şener Şen babam...

Çalışan : Fatih Terim...

Halim : İmparator, yav biz Adanalıyız kardeşim, bizim içimiz şair yav yani içimden geliyor, benim de içimden geliyor.


28 Ocak 2009

A. Eren Loğoğlu

24 Eylül 2008

22 Eylül, Yeni Sezon ve Diziler...



22 Eylül Amerika'da yeni yayın dönemine geçiş tarihiydi sanırım. Aynı gece pek çok dizi yeni sezonlarının ilk bölümleriyle ekrana geldiler.

Prison Break S 4 E 5, Heroes S 3 E 1-2, The Big Bang Theory S 2 E 1, How I Met Your Mother S 4 E 1 bunlardan birkaçıydı.

Geçtiğimiz sezona çok iyi bir giriş yapan ve devamını da getiren Heroes, sezon sonunda senaristlerin grevinden en çok etkilenen, zorunlu bir kötü kapanış gerçekleştiren dizi olmuştu. Bu yıl ise çok iddialı senaristler, yeni kahramanlar ve kötü karakterler olacak. Syler'dan daha tehlikeli bir kahraman ortaya çıkabilir. Virüs sorunu çözülmüş gözüküyor, 70'lerdeki sıradan olmayan insanların -dizideki meşhur fotoğraftaki kişilerin- oluşturduğu araştırma kurumunun kimliği tamamen deşifre olmuş gibi artık. Adam Monrore'un son durumu ve Nathan Petrelli'yi kimin vurduğu cevap bekleyen sorular olarak karşımızda duruyor. Hiro Nakamura ve Matt Parkman dizinin en etkileyici karakterleri kanımca. Matt Parkman'ın artık akıl oyunları da yapabilmesi, çok keyif verici, babasıyla zihinsel savaş içerisine girdiği ev sahnesi olağanüstüydü. Mohinder Suresh bu sezon önemi artacak karakter olabilir, tabii Syler'ı da unutmamak gerekiyor, sezon sonunda yeteneklerini geri almıştı. Yeni sezonu izleme şansım olmadı daha, sonrasında bir şeyler yazabilirim sanırım. Çocukluğunda çizgi romanlarla haşır neşir olmuş, anime filmlere ilgi duyanların çok beğendiği dizi, büyüleyici görsel efektkleriyle ve kahramanlar hikayesiyle bu yıl da başarısını devam ettirecektir.

Prison Break 2. sezonun sonuna doğru ve 3. sezonda ciddi bir düşüş göstermişti. Hikaye gerçekliğini neredeyse yitirme noktasına geldi. Senaristler şunun üzerinde her zaman durmalı, bir dizi neden izlenir, bunun temel sebepleri var, bunlardan bir tanesi de karakter ve oyuncular. John Abruzzi karakterinin ölümünden sonra azalan ilgiyi sanırım farkedemediler. 3. sezonda da benzer bir hata yaparak, Dr. Sara Tancredi karakterini senaryodan çıkarttılar. Bu tür oyuncu azalmalarında yeni sezon sözleşme şartları, oyuncularının başka projeleri de etken oluyor, senaristlere de bu kadar yüklenmeyip, topu yapımcılara atmak gerekiyor. Sara 4. sezonda beklenildiği gibi geri döndü -öldüğüne asla inanmadım doğum haberleri de vardı zaten- ve dizi tekrar bir ivme kazandı. Bakalım ne kadar sürdürebilecekler?

The Big Bang Theory de 2. sezonuna başladı, CNBC-e'de de ilk sezonu yayınlanıyor. Çok eğlenceli bir dizi, zeki karakterler daha doğrusu genç bilimadamları ayaklı kütüphane gibiler bilim konusunda ve bu bilgiler esprili bir hal aldığında dizi izlenir bir konuma geliyor. Sheldon karakteri aşırı asosyal ancak bir o kadar komik. Salonda koltuğun neresine oturması gerektiği üzerine yaptığı bilimsel hesabı Penny'e anlatış sahnesi inanılmazdı gerçekten. Penny karşı komşu, aptal sarışın, sosyal, çekici bir kız. Leonard, Sheldon'un ev arkadaşı, daha az asosyal olan, topluma ve düşüncelerine az da olsa katılım gösterebilen ve Penny'e aşık olan karakter. Dizi ayrıca 6. bölümünden sonra How I Met Your Mother'ın 3. sezonundan daha çok izlenme oranına sahip oldu Amerika'da.

Gelelim How I Met Your Mother'a. Yeni bölümü izledim ve çok keyif aldım. Barney'in aşık olması, bunu Lily'e anlatış tarzı, şekilden şekle girmesi sezonun ilk ve yeni deneyimleriydi bizler adına. "Question Mark" kısmı çok etkileyiciydi. Lost'un senaristlerinin aşırı Star Wars hayranlığından sonra bu dizinin de senaristlerinin Star Wars çılgınlığına katılması ve bunu diyaloglara yansıtmaları çok hoştu. Diziden birkaç alıntı yaparak -Star Wars'a dair olanlar tabi ki- yazımı noktalayayım.

Scene 1 :

Marshall : She's never seen Star Wars?! Ted, the only people in the universe who haven't seen Star Wars are the characters in Star Wars and that's 'cause they lived them, Ted! That's 'cause they lived the Star Wars.
Ted : You've got to calm down.
M : I told you. I told you, you didn't know this girl well enough. What if you show it to her and she doesn't like it?
T : Dude, it's just a movie.
M : Ted, Star Wars is your all-time favorite movie and whether or not Stella likes it is actually important. It's like it's a test of how compatible you guys are.
T : Marshall, it's just a movie.
M : !!!
T : It's just a movie.

121 awesome minutes later

T : Okay, if Stella doesn't like this movie, I can't marry her.
M : No, you can't.
T : You wanna watch it again?
M : Yes, I do.

Scene 2 :

T : I just thought it'd be fun to watch a movie tonight and since you've never seen Star Wars, I figured why not? No big deal. It's pretty good.
Stella : Sounds like a plan.
T : Hmm...
S : Hey, i'm just gonna grab a beer, you want one?
T : Um.. The movie's already started, so...
S : Yeah, it's just some words flying through space. I mean, i'm not going to read that anyway.
T : Oh my god!
M : Off to a bad start.
T : What are you doing down there?
M : I'm making sure my best friend is marrying the right woman. That's what I'm doing.
T : Dude, what the hell are you doing, hiding behind the couch? You need to get a job.
M : I really do, don't I?
T : Yeah

...

S : What?
T : Nothing.
S : You were staring at me.
T : You look really beautiful tonight.
S : You don't look so bad yourself, mister.
T : Yeah, great scene, great scene. Star Wars fun fact number seven George Lucas based the film's structure on Akira Kurosawa's The Hidden Fortress. Uh, he also owes a debt to Joseph Campbell's work with comparative mythology.
S : Yeah, Ted, I'm losing wood over here. What's going on? Wait, it's really important to you that I like this movie, isn't it?
T : No.

Scene 3 :

T : Yes, I am marrying a woman who is not only hot but loves Star Wars. That's the dream. Yes.
S : What was that?
T : I was high-fiving 15-year-old me through the space- time continuum. We did it. We did it, you masturbating little bastard. Champagne for everybody. (Ted leaves the room)
S : It was so good.
M : You hated it, didn't you?
S : Ugh, it's so stupid. I mean, first of all, how do they understand that walking. Bear they hang around with all the time?
M : Wookiee.
S : Yeah, he goes... and they're all like, "that's a good point, bear, let's try that."
M : Okay, he's a wookiee and his kind is actually more intelligent than they appear. Look Stella, that is Ted's favorite movie of all time. He watches it when he's home sick with the flu. He watches it on rainy Sunday afternoons in the fall. He... He watches it on Christmas Eve. Ted watches Star Wars in sickness and in health, in good times and in bad. Do you really think that you can pretend to like a movie that you actually hate for the rest of your life?
S : I do.
M : Well, then, Ted's a lucky guy.

Best Barney's quote of this episode : And i think tonight's going to be de- wait for it-lightful. Delightful.


24 Eylül 2008

A. Eren Loğoğlu

18 Ağustos 2008

Digitürk'ün Paket Anlayışı

Digitürk, reklamlarından anladığım kadarıyla

75. kanalda NBA TV
77. kanalda Lig TV - Turkcell Super Lig
78. kanalda Spormax - Premier Lig ve Beko Basketbol Ligi (belli değil daha)

maçlarını yayınlayacak.

77. kanal Ekospor Paketine dahil : 68.80 YTL
75. kanal şu an için TRT 3 olarak Ekospor Paketinde, ancak 25 Ağustos'ta NBA TV yayına girdiğinde, hangi pakette olacağı belirsiz.
78. kanal Spormax Spor Paketine dahil : 84.80

Muhtemelen NBA TV de Spor Paketinde olacaktır.

Lig TV'nin olduğu paketin içinde diğer spor kanallarının olmaması izleyiciler için çok anlamsız ve üzücü olsa da, Digitürk için ticari açıdan akıllı! ve sevindirici bir hamle.

Digitürk'ün TBL, Premier Lig, NBA yayın hakları için kanımca Turkcell Süper Lig'e göre çok daha düşük bir ücret ödemesine rağmen, her Ekospor paketi üyesinden 20 YTL daha kazanmak adına, böyle bir karar alması imajına ciddi biçimde zarar vermiştir.

Umarım, Digitürk pek çok üyesini kaybetmeden önce bu anlamsız uygulamadan vazgeçer ve D-Smart atılımına devam ederek Turkcell Süper Ligi ilerleyen yıllarda bünyesine katar.

18 Ağustos 2008

A. Eren Loğoğlu

07 Ağustos 2008

Lost, Sezon 4 Hakkında Bazı Açıklamalar



Matthew Abbadon isimli bir kişi Charles Widmore'nun teknesiyle adaya bir ekip gönderir. Matthew Hurley'i ziyaret eder ve "Onlar yaşıyor mu?" şeklinde bir soru yöneltir. Onlar ifadesinden iki farklı anlam çıkartılabilir. İlki Matthew'un ekibine ne olduğunu öğrenmek istemesi, ikincisiyse 815 uçuşundan kurtulanların olup olmadığıdır. Matthew Naomi'ye, adaya gitmeden önce yapılan bir konuşmada, adada uçak kazasından kurtulan olmadığını söyler. Bu söylemden Oceanic 815'in adaya ya da yakınına düştüğünün Matthew tarafından bilindiği ve kurtulan varsa bile öldürülmesi gerektiği anlamları çıkarabilir. Ayrıca Abbadon, ekibin her bir üyesinin özel bir amaç için kiralandığını belirtir. Ekibin ortak amacı Ben Linus'ı canlı olarak ele geçirmektir. Ben'i yakalamak bir anlamda adanın sırlarına da sahip olmak olarak düşünülebilir. Matthew John Locke'ın 8. kattan düştükten sonraki sürecinde ona, mucizelere inanması gerektiğini anlatır. Matthew uçak kazasından önce adaya gitmiş ve kendi ruhunun derinliklerini keşfetmiş olabilir. Locke'ın Sydney'e giden uçağa binmesinde Matthew'ın bir yolculuğa çıkması gerektiği telkini etkili olur. Oceanic 815 yolcuları Charles Widmore'un adaya gitmesinin gerekliliğine inandığı kişilerden oluşmaktadır, Locke da bunların en önemlisidir. Locke Matthew'la tekrar karşılaşacaktır, bu buluşma muhtemelen adada olacaktır. Abbadon'ın Jacob ve Black Smoke'la da bir bağlantısı olabilir.

Ekip :

Naomi : Askeri eğitime sahip, ekibin güvenliğinden sorumlu.

Daniel Faraday : Fizikçi.

Charlotte : Antropolog.

Miles : Hayalet avcısı, ölülerle konuşabiliyor.

Lapidus : Pilot, Oceanic 815'i kazanın olduğu gün uçurması gereken kişidir.

Oceanic 6 : Hurley, Jack, Kate, Sun, Sayid, Aaron

Oceanic Havayolları bu 6 kişiye yüklü bir miktar tazminat öder.

Daha önce adadan ayrılan 815 uçuşu kurtulanları : Michael, Walt

Adadan bir şekilde ayrılan diğer 815 uçuşu kurtulanları : Desmond, Locke

Charlie ölmeden önce avucuna "Penny'nin botu değil" yazarak bunu Desmond'a gösterir. Bu bilgi kazazedeleri adadan kurtarmaya geldiğini söyleyen ekibin, Matthew'un ekibinin, aslında söyledikleri kişiler olmadıklarının anlaşılmasını sağlar. Bu durum adada iki grup oluşturur. İlki Jack liderliğinde, ekibe inanan ve adadan ayrılmak isteyenler, diğeriyse Locke liderliğinde, ekibin kendilerini kurtarmayacağına inananlar ve adadan ayrılmak istemeyenlerdir. Her iki grubun da haklı sebepleri vardır. Ben'in söylediklerine güvenmemek ve Naomi'nin ölürken teknedeki Minkowski'ye söylediği sözlerle kazazedeleri koruması, Locke'ın adadan çıkış araçları olan istasyon ve denizaltıyı yok etmesi, Jack'in sebepleridir. Locke ise Ben'in söylediği gibi ekibin adadaki herkesi öldüreceğine inanır ve bunu Charlie'nin notuna dayandırır. Locke'ın daha önce yaptıkları da hep adaya olan inancının -ki bunda yürüyebilmesinin, böbreğini çalan babasını adada bulmasının ve Jacob'ı görebilmesinin, etkisi vardır- ve arkadaşlarını korumak istemesinin bir sonucudur.

Adada kalmak isteyenler : Locke, Hurley, Sawyer, Claire, Aaron, Ben, Danielle, Alex, Karl + Vincent

Adadan ayrılmak isteyenler : Jack, Kate, Sayid, Desmond, Sun, Jin, Bernard, Rose, Juliet

Hurley akıl hastanesinde eskimo ve evini resmederken Charlie gelir. (Resim adanın şu andan daha önce veya sonra kutuplarda olduğuna dair ikinci işarettir. İlk işaret adayı arayan Penny'nin ekibinin kutuplardayken adanın yerini tespit etmesidir.) Charlie ölü olduğunu ve aynı zamanda burada olduğunu söyler. Bu ifade Charlie'nin gerçekten öldüğünü ve bir şekilde, bir sebepten -Jacob, black smoke eksenli- görünebildiğini anlatmaktadır. Charlie Hurley'e bir şey yapman gerek ama ondan saklanıyorsun der ve onların sana ihtiyacı var diye de ekler. Bu son sözü Hurley sorgu odasındayken, Charlie'nin avucunda yazılı şekilde de hayal etmiştir. Hurley de Jack'e o geri dönmemizi istiyor ve bunun için elinden geleni yapacak der. Kanımca bu gizli anlatımlardaki o ifadesi Locke'ı, onlar ise adadan kalanları tanımlamaktadır. Hurley, Jack'in bir sonraki ziyaretinde Charlie'nin Aaron'ı Jack yetiştirmemeli mesajını iletir. Ayrıca birisinin Jack'i ziyaret edeceğini de söyler, bu kişi Jack'in ölmüş olan babası Christian Shepherd'dır. Ziyaret öncesi duman dedektörün ötmesi ise Black Smoke'a bir işarettir.
___

Charles Widmore kendisinden başka hiç kimsenin uçağın gerçekte nereye düştüğünü bilmesini istememesinden dolayı Bali açıklarına sahte bir uçak yerleştirilmesini sağlar ve bütün yolcuların öldüğü bilgisini dünyaya duyurur. Uçağın düştüğü haberini televizyonlarda gören Abbadon'ın ekibinin üyelerinden Faraday çok üzgün bir tepki verir. Bunun sebebi zaman kavramının değişkenliğine dayandırılabilir. Tunus'da kazı çalışması yaptığı sırada Oceanic 815'in bütün yolcularının öldüğü haberini gazeteden okuyan Charlotte, bu habere pek inanmaz. Kazı sırasında çölün ortasında Dharma tasmalı bir kutup ayısı iskeleti bulur ve buna sevinir. Bu olay, adanın farklı zamanlarda farklı yerlerde -kutuplar, Kuzey Afrika- olabilmesi, taşınabilmesi olarak da algılanabilir.

Ben, ekip hakkında pek çok bilgiye sahiptir. Bu bilgileri Widmore'un teknesindeki casusundan almaktadır. Casus daha önce Ben'in 325 koordinatlarını vermesiyle adadan ayrılan Michael'dan başkası değildir. Michael'ın görevi gemiyi ve gemidekileri etkisiz hale getirmek ve adaya ulaşmalarını engellemektir. Michael'in adadan kurtulmuş olmasına rağmen bu görevi kabul etmesinin sebebi adanın ona ölüm izni vermemesidir. Ölme arzusu Walt'un onu katil olması sebebiyle görmek istememesi kaynaklıdır. Aslında ada Michael'ın daha önceki yaptıklarından dolayı bir bedel ödemesini istemektedir. Michael de suçluluk duygusunun üzerindeki bıraktığı etkiyle, The Others'a, dolaylı yoldan kazazede arkadaşlarına yardım etmek üzere görevi kabul eder. Michael Oceanic 6'den biri olmadığı için farklı bir isim, Kevin Johnson ismini kullanmaktadır, tıpkı John Locke'ın Jeremy Bentham ismini ada dışında kullanması gibi.
___

Sayid, adadan kurtulduktan sonra, Ben'in listesindeki isimleri tek tek öldürür, Ben adına çalışmaktadır. Bunun sebebi Ben'in Sayid'i Nadia'yı öldüren kişilerin Widmore'un adamları olduğuna ikna etmesi kaynaklıdır. Ben öldürülen kızı Alex'e karşılık Penny'i öldürmeye kararlıdır. Desmond buna izin vermeyecek ve Ben'in karşısında yer alacaktır. Jin'in ölümünden Ben'i sorumlu tutan Sun ise Charles Widmore'a, Ben'e ulaşmak için kendisiyle çalışması gerektiğini söyler. Bu 2 durumdan ada dışında Charles Widmore ve Ben liderliğinde 2 farklı grup oluşacağı çıkarımını yapabiliriz.

Widmore : Sun, Desmond

Ben : Sayid

Faraday, bir deney düzeneği hazırlar. Gemiden atılan roketin ne zaman adaya ulaşacağını test eder. Adada bulunan saat 2.45 iken rokette bulunan saat 3.16'yı göstermektedir. 31 dakikalık bir gecikme vardır ve Daniel bunun iyi bir şey olmadığını söyler. Zaman kavramının değişkenliğini gösteren bir diğer durum da bu roket deneyidir. Adanın özel olmasının sebeplerinden biri de dünyayla eş bir zaman boyutunda olmamasıdır.

Sayid, Ben'in para ve çeşitli pasaportlarının bulunduğu bir oda bulur.
___

Kate, adadan kurtulduktan sonra, adaya düşmeden önce işlediği suçlar sebebiyle yargılanır. Mahkemede Jack de dinlenir. Jack kazadan 8 kişi kurtulduklarını, ciddi biçimde yaralandıklarını ve Kate'in onları kıyıya çıkardığını, herkese ilk yardımda bulunduğunu, yiyecek sağladığını ve diğer 2 kişiyi de kurtarmaya çalıştığını anlatır. Aslında bunlar doğru değildir, adadan ayrılmadan önce Jack'in diğer 5 kişiye, adada kalanları korumak için yalan söylemek zorunda olduklarını anlattığı hikayenin bir parçasıdır. Oceanic şirketi avukatları, Kate aleyhine tanıklık eden annesini Aaron'ın varlığıyla, Kate lehine tanıklık etmek üzere ikna ederler. Bu durum sonucu Kate 10 yıl süreli şartlı tahliye ve ülkeden çıkış yasağı karşılığında salıverilir. Üvey babasını öldürdükten sonra bütün hayatını bir kaçak olarak yaşayan Kate, mahkeme şartlarını yerine getirmezse hapse düşeceğinden yani geçmiş hayatını boşa geçirmiş olmaktan ve oğlu Aaron'ı bırakmak istememesinden dolayı, Jack'in adaya dönme çağrısına olumlu yaklaşmaz.

Miles, Ben eğer 3.2 milyon dolar öderse, öldüğü yalanını kendisini kiralayanlara söyleceğini Ben'e iletir.

Faraday bir hafıza deneyi yapar. 3 kapalı iskambil kartını hatırlaması gerekir ancak sadece 2'sini hatırlayacaktır. Charlotte Dan'e hafızasında bir gelişme olduğunu söyler, Dan buna katılmaz. Bu durumun Daniel'in bir hastalığıyla mı, yoksa adayla mı ilgili olduğunu bilmemekteyiz.

Charlotte, telsizle Frank ve yanında 2 kişinin helikopterle bir gün önce gemiye gittiğini söyler. Telsize cevap veren Regina, helikopterin gelmediğini bildirir. Bu durum ada ve dışında zaman kavramının değişkenliğine dair bir başka örnektir. Aynı durum gemideki doktorun ölümünden önce ada sahiline ölü olarak vurmasından da görülebilir.

Jack mahkemede Kate'i sevmediğini söyler ancak mahkeme sonrası bunun doğru olmadığını Kate'e belirtecektir. Kate de Jack'le birlikte yaşamak istemektedir ama tek şartı Jack'in Aaron'ı kabullenmesidir. Jack, adadan kurtulduktan sonra, babasının ölümü için düzenlenen törende Claire'nın kız kardeşi olduğunu öğrenir ve babasına karşı olan kızgınlığını Aaron'ı kabullenmeyerek çevresine yansıtır.
___



Adadan deniz ya da hava yoluyla ayrılanlar belli bir rotayı -305- takip etmezler ise bazı fiziksel yan etkilere maruz kalmaktadırlar. (Ben'in Michael'a söylediği rota 325 idi, bu noktada bir çelişki var.) Desmond, Minkowski gibi daha önce yüksek seviye radyoaktif ya da elektromagnetik etki altında kalmış olanlar ise zihinsel bir etkiyle karşılaşmakta ve geçmiş gelecek arasında zaman yolculuğu yapabilmektedirler. Bu yolculuğun zihinde oluşturduğu zaman karmaşası ölüme sebep olmaktadır. Bu etkiden kurtulmanın tek yolu kişinin hem geçmişinde hem de geleceğinde kendisine yakın bir canlı ya da nesneyi sabit olarak belirlemesidir. Desmond'ın sabiti büyük aşkı Penelope, Faraday'ın sabiti ise Desmond'dır. Desmond gemiden Penny'le yaptığı konuşmasında onu 8 yıl boyunca, 1996-2004 arası aramayacağını söyler. 2. sezon 23. bölümde Desmond hapisten çıktıktan sonra, yat yarışına çıkmadan önce, 2001 yılına yakın bir zamanda, Penny Desmond'la konuşur. Bu konuşmada Desmond Penny'e 1 yıl sonra döneceğinin sözünü verir. Ancak yat yarışı sonucu adaya düşen Desmond 3 yıl boyunca Dharma istasyonundaki bilgisayarlı sistemi kontrol altında tutmak zorunda kalır ve verdiği sözü tutamaz. Desmond'dan haber alamayan Penny onu bulmak için bir araştırma ekibi kurar.

Black Rock isimli gemi 1845'te İngiltere'den yola çıkar, trajik bir şekilde okyanusta kaybolur. Gemiden geriye kalan 2. kaptanın günlüğüdür. Bu günlük 1989 yılında Madagaskar'da korsan kalıntıları arasında bulunur. Günlüğün içeriği halka duyurulmaz ve bu bilgiye günlüğün sahibi Tovar Hanso ve ailesinden başka kimse sahip değildir. Adada bulunan Dharma organizasyonunun Alvar Hanso'nun vakfına ait olduğunu da unutmamak gerekir. Hanso ailesi belki de ilk defa Black Rock isimli gemiyle adaya gelir, adanın özelliklerinden böylece haberdar olur ve uzun yıllar sonra adanın bu özelliklerinin araştırılması üzere Dharma organizasyonunu kurar ve adaya istasyonlar ve bilim adamları yerleştirir. Charles Widmore müzayede yoluyla bu günlüğü ele geçirince adaya yönelik bilgilerin de sahibi olur ve adanın yerini ve ne özelliklere sahip olduğunu araştırmaya başlar. Widmore'un amacı adayı ekonomik olarak sömürmektir. Bu arada Black Rock isimli gemi hasarlı bir şekilde de olsa hala adanın üzerindedir. Bazı teorilere göre adanın yerlileri 'The Others' bu geminin ölmeyen yolcularıdır.

Hanso Family : Hanso Foundation, Dharma Initiative

Charles Widmore (Industrialist - Philanthropist) : Widmore Industries @ Londra (ayrıca Paik Industries - Sun'ın babası)

The Others : Mittelos Bioscience @ Portland
___

Ben, Sayid'in evinde bulduğu gizli odadan girişinde hiyeroglif yazılar bulunan bir tünele geçerek Black Smoke'u diğer bir değişle canavarı yönlendirebilmektedir. Black Smoke, hafızasını okuduğu insanların ölü dahi olsalar yerlerine geçebilme özelliğine sahiptir. Ben Jacob'ın Black Smoke hakkındaki herşeyi bildiğini John'a söyler.

Adada bir güç santrali bulunmaktadır. Bu santralin bir özelliği de adanın tümüne zehirli bir gaz yaymasıdır. Ben ve The Others yıllar önce Dharma üyelerini öldürmek için bu istasyonu kullanır. Faraday ve Lewis aynı olasılığı göz önünde bulundurarak istasyonun çalışmasını durdururlar.
___

Ben adanın dümenini çevirdikten, adayı taşıdıktan hemen sonra, yaklaşık 10 ay sonrasına Ekim 2005'e, Sahra Çölüne ışınlanır, yani zaman yolculuğuna çıkar. Ancak bu yolculuğun adaya dönüşü yoktur çünkü adayı taşıyan kişi dönme şansına sahip değildir. Ben Widmore'u Londra'daki evinde bulur, ancak onu öldüremeyeceğini söyler. Bu söylemin önemli olduğunu düşünüyorum. Ada, belki de Jacob, Widmore'un ölmesini istemiyor olabilir. Widmore Ben'e önce kim sonra ne olduğunu bildiğini söylemektedir. Widmore, ne olduğun diyerek belki de Ben'in Black Smoke'yu yönlendirmesine gönderme yapıyor olabilir. Sahip olduğun herşeyi benden aldın diyerek de aslında Ben'in yerindeki kişinin kendisi olması gerektiğini belirtmektedir. Buradan Widmore'un da Locke, Walt, Ben gibi ada için seçilmiş kişilerden biri olduğu çıkarımı yapılabilir. Widmore son olarak adanın daha önce de kendisinin olduğunu, gelecekte de bunun böyle olacağını Ben'e söyler. Bu söylem de bir diğeri kadar önemlidir. Widmore adanın özelliklerinden Hanso ailesinden satın aldığı günlük sayesinde haberdar olsa da, bir şekilde adayla bir bağı olduğunu ifade etmektedir. Bu bağ Jacob ile ilgili olabilir.
___

Kate'in Jack'ten sakladığı ve aralarının açılmasına sebep olan olay Sawyer'ın helikopterde Kate'in kulağına fısıldadığı sözlerden başkası değildir. Muhtemelen Sawyer, Kate'in ara sıra kızını ziyaret etmesini ve bundan kimseye bahsetmemesini ister.

Claire ormanda Christian'ı, yani babasını görür ve onu takip eder. Black Smoke adada ölüsü bulunan Christian'ın yerine de geçebilmektedir.

___

John Locke Jacob'ın evini ararken bir rüya görür. Jacob'ın evini inşa etmiş olan eski bir Dharma üyesi Horace'dan evin yerini nasıl bulacağını öğrenir. Rüyada Horace'ın zaman yolculuğu yapan Desmond, Minkowski gibi burnunun kanaması, 12 yıldır ölü olduğunu söylemesi ve aynı ağacı tekrar tekrar yıkması dikkat edilmesi gereken noktalardır. Ben Locke'a eskiden kendisinin de rüyalar gördüğünü söyleyerek, kendi devrinin kapandığını, bazı özellikleri yitirmeye başladığını ve artık John Locke'ın The Others'ın lideri olacağını ima eder.

Locke doğumundan itibaren özel bir çocuk olduğunu herkese gösterir. The Others üyesi Richard da bunlardan biridir. Richard, Locke'ı daha çocukken ziyaret eder. Onu bilim adamı olarak yetiştirmek ve sonrasında komüniteye katılmasını ister ancak Locke'ın ruhunda savaşçı, avcı bir eğilim vardır. Bu sebeple Richard John'ı almaktan vazgeçer. (John çocukluğunda Black Smoke'u resmetmiştir.) John okul dönemindeyken Richard bir kez daha John'ı bilim adamı olması ve Mittelos Laboratuvarlarında çalışması için çaba gösterir, Locke yine kabul etmez.

Locke kabini bulur, ancak Jacob yoktur onun yerine Jack'in babası Christian'la karşılaşır. Claire'da oradadır ve tavırları gariptir. Locke'ın adayı Widmore'un askeri ekibinin saldırısından kurtarmasının tek yolu, adanın taşınmasıdır.

___

Oceanic 6'in kurtarma dönüşü sırasında uçakta bayan Decker'in selam verdiği bir kişi daha bulunmaktadır.

Jack, her defasında, kazazedeleri adadan kurtarma konusunda söz verdiğini anımsayarak davranır.

Orchid istasyonu dışarıdan bakınca bir seraya benzer, ancak bir asansörle istasyonun asıl kısmına geçilmektedir. Orchid adanın derinlerinde bir yerdedir. İstasyonda bulunan video, buranın bir zaman yolculuğu deneyi yapılan bir istasyon olduğunu anlatır. Adanın eşi benzeri olmayan nitelikleri bir çeşit "Casimir Etkisi" yaratır. (İnternet üzerinde uzun süredir konuşulan ve kabul gören Kasimir Etkisi teorisi de böylelikle doğrulanmış olur.) Dharma bu imkan sayesinde uzay ve zaman kavramları hakkında deneyler yapar. Deneyler kemer/kasa diyebileceğimiz bir yerin içerisinde gerçekleştirilir.

Orchid Video :

"Hello. I'm Dr. Edgar Halliwax and this is the orientation film for station six of the DHARMA Initiative.

As you've no doubt surmised, station six, or The Orchid, is not a botanical research unit.

The unique properties of this island have created a kind of Casimir effect, allowing the DHARMA initiative to conduct unique experiments in both space and time.

This is the vault, constructed adjacent to a pocket of what we believe to be negatively charged "exotic matter". Great care must be taken to avoid leaving inorganic materials inside the chamber. The electromagnetic energy within the Island can be highly volatile and unpredictable.

Now for your own safety and the safety of those around you, metallic objects must never be placed within the vault.

In our first demonstration, we will attempt to shift the test subject 100 milliseconds ahead (in) four-dimensional space. For the briefest of the moments, the animal will seem to disappear, but in reality..."


John Locke, Oceanic 6 adadan kurtulduktan sonra Walt'u ziyarete Amerika'ya gider. Oceanic 6 adadan kurtulma anından itibaren ada ve yaşadıkları 108 gün hakkında ortak bir yaşama/kurtulma yalanı söylemektedirler. Bunun sebebi adada kalanları korumanın tek yolunun bu olduğuna inanmalarıdır. Bu yalan söylemi Jack arkadaşlarına telkin eder. Jack'i ise bu söyleme Locke inandırır.

Miles Charlotte'a adada daha önce bulunduğunu, Charlotte da Faraday'a adadan ayrılmayacağını, çünkü doğduğu yeri aradığını söyler. Faraday, adadan ayrılsa bile Charlotte'a olan sevgisinden dolayı adaya geri dönecektir.

Michael ve Jin gemideyken, gemi Keamy'nin kalbinin durmasıyla havaya uçar. Michael, Christian'ın görevini tamamladın sözleriyle ölüme göz kırparken, Jin'in mezarı olmasına rağmen durumu belli değildir.

Jack, Jeremy Bentham'ın öldüğü haberinden sonra tabutunu görmeye gider. Locke ölmeden bir ay önce Jack ve Kate'le bazı şeyler konuşur. Locke Jack'e adadan ayrılmasının adada kötü şeyler olmasına sebep olduğunu, bu sebeple adadan kurtulanların adaya geri dönmesi gerektiğini söyler. Ben Jack'e hepiniz gitmelisiniz derken John Locke'ı da kasteder.

7 Ağustos 2008

A. Eren Loğoğlu

15 Mayıs 2008

Tv Dizileri Tarihine Kısa Bir Bakış



Komedi dalında ;

Coupling UK : Bu diziyi kız arkadaşı ile izleyebilen erkekler çok şanslılardır. İngilizlerin espri anlayışının Benny Hill'den ibaret olduğunu sananlar için, bu yanılgıyı düzeltmenin en doğru yolu Coupling UK'dir. Zeki kurgusu, gülme efekti yerine kullanılan doğal ve gerçek tepkilerin verildiği ortam çekimleri, insan ilişkilerine bakış, seks konusunda sınırsız anlayışla mantık arama çabaları, kültürel diyaloglar ve olağanüstü özenle düşünülmüş karakterleriyle gelmiş geçmiş en iyi komedi dizilerinden biri. Jeff Murdock bana göre dizi tarihinde görülebilecek en yaratıcı, komik karakterlerden biridir. Onun için bile izlenebilir.

Seinfeld : New York City'de geçen, Jerry Seinfeld, George Costanzo, Elaine Benes, Cosmo Kramer gibi 4 muhteşem komedi karakteri yaratmış, kült bir dizi. Dizi o kadar iyi ki, bu karakterleri oynayan oyuncuların bu diziden sonra yer aldığı hiç bir proje başarılı olamadı. Seinfeld'in laneti olarak bahsediliyor bu durumdan. Kramer ve Costanzo karakterleri gelmiş geçmiş en iyi komedi dizi karakterleri olarak kabul görür.

Bir Tv efsanesi olarak The Simpsons'ı da unutmamak gerekir. Dizinin ciddi bir felsefe içerdiğini anlatan kitaplar var.

Son zamanların popüler ve başarılı 2 dizisi ise, How I Met Your Mother ve Scrubs. Barney Stinson karakteri için bile ilk dizi izlenebilir, inanılmaz komik ve daha önce pek denenmemiş bir komedi karakteri, wingman olarak tanımlayabiliriz onu. Özel repliklere imza attığını da belirtelim, biraz önce bahsettiğim diğer dizi karakterleri gibi.

Drama Dalında ;

Lost : TV tarihinde bir devrim. Karakterlerin çok ön plana çıkarılmadığı, kurgu ve hikayeden beslenen bir dizi. Dizinin tv tarihine getirdiği pek çok yenilik var. Plot bölümüne en çok para harcanan dizi olarak da tarihteki yerini almış durumda. İnternet üzerinden ipuçları dağıtan, youtube gibi video sitelerine dizide gösterilmeyen ama diziyle bağlantılı görüntüler eklenen, haritalara daldığınız, sizi sürekli teori okumaya ve aramaya sürükleyen, dizide kullanılan şirket, kurum isimleri adına siteler açılan bir fenomen. Bitmesine 2 sezon var ve fanları arasında 6. sezon finalini izlemeden ölmeyeceğim gibi diyaloglar geçebilmekte.

Twin Peaks : Bir David Lynch yapımı, Lost ve benzeri fantastik öğeler içeren ve DNA'sı gizem olan dizilerin atası konumunda. Huzurlu bir kasaba olan Twin Peaks'de genç bir kızın katilinin kim olduğu sorusuyla başlayan ve sürekli yelpazenin açılarak aslında çok farklı ve karanlık bir kasabayla karşıya karşıya olduğumuzun anlatıldığı bir dizi. Gösterim tabi ki Lynch ustalığıyla. Usta yönetmen imzasını baş karaktere sürekli kahve içirerek atıyor. Pek çok iyi/kötü imgelemden bahsedilebilir. Bir süre sonra Lynch akışına giren dizi, anlaşılmaz bir hal almakta tabi ki.

Hapishaneden kaçış temalı Prison Break, çizgi romanlarla büyümüş bir jenerasyona hitap eden, fantastik ve efektler dizisi Heroes son dönemin izlenebilir yapımları.

The X Files, CSI Miami/NYC, 24 gibi kült olmuş dizileri de unutmamak gerekiyor.

Çocukluğumdan aklımda kalan V, Ziyaretçiler dizisi de heyecanla takip ettiğim bir diziydi.

Türkiye'den ise Avrupa Yakası, her ne kadar toplumun geneli tarafından şiddet unsurları sebebiyle izlense de senaristlerinin oluşturduğu komplo teorilerini tv ekranına aktarabilen ve bu yönüyle de farklı bir kitleye hitap edebilen Kurtlar Vadisi, efsanevi İkinci Bahar ve Süper Baba da ilk akla gelen başarılı yapımlar.

15 Mayıs 2008

A. Eren Loğoğlu

27 Nisan 2008

Simply Love



From Twin Peaks (David Lynch) - Season 2 Episode 13

Norma : You're the last thing I think of when I go to sleep at night and you're the first thought on my mind when I get up in the morning. I know this world is going to pieces and it feels like it's designed to keep us apart but we love each other, Ed. I wanna be with you. I wanna be with you no matter what happens.

27 Nisan 2008

A. Eren Loğoğlu

07 Mart 2008

Pen & Des, Aşk



Lost denildiği zaman zihinlerde oluşan gizem, bilim kurgu, teoriler ve pek çok farklı konunun dışına çıkarak 4. Sezon 5. Bölümden bir sahneyi ve bu sahneyle ilintili olarak yaşanan süreci paylaşmak istiyorum. Bu sahne öyle etkileyici bir sahne ki, Sezon Finali tadında, dizinin 1. Sezondan itibaren yakaladığı en başarılı duygu yoğunluğunu barındırıyor denilebilir. Ağlamamak çok zor hele de duygu yüklü bir insansanız ya da sıkıntılı bir aşk sürecinden geçiyorsanız.

2. Sezon 24. Bölüm yani Sezon Finali'nde, Desmond'ın Flashback'inde Charles Dickens'ın Our Mutual Friends isimli kitabını eline aldığında bir zarf düşürdüğünü görürüz. Mektup Penny'dendir ;

Dearest Des,

I am writing this letter to
you as you leave for prison. And I've
hidden it in the one place you would
turn to in a moment of great desperation.
I know you go away with
the weight of what happened on your
shoulders. And I know the only
person who can ever take it off is
you. Sorry to be so dramatic, but
these are dramatic times, are they not?

Please don't give up, Des. Because
all we really need to survive is one
person who truly loves us.

And you have her. I will wait for
you. Always.

I Love you, Pen

Desmond mektubu okuduktan sonra ağlamaya ve The Swan Station'da (Hatch) bulunan eşyaları dağıtmaya başlar. Her şeyini kaybetmiş bir adamdır artık. Tam bu sırada John Locke'ın seslendiği duyulur. Desmond istasyonun kazazedeler tarafından bulunmasıyla yeniden hayata döndüğünü geç de olsa farkedecektir. Flashback'in bitiminde şu anki zamanda ise, John Locke istasyondaki bilgisayara sayıların girilmemesi halinde ne olacağını görmek istemiş -sayılara inanmamış- aynı anda Desmond uçağın düşmesinde kendisinin sayıları girmeyerek etkisi olduğunu anlamış ve benzer hatayı tekrarlamamak adına, güvenlik anahtarını kullanarak istasyonu patlatmıştır. Anahtarı çevirmeden önce, zihninde Penny'in mektuptaki sözleri canlanır ve ona I love you, Penny şeklinde bir karşılık verir.

Desmond merkezli 3. Sezon 8. bölümde Desmond adada anahtarı çevirdikten sonra bir sekans yaşanır ve kendisini duvarları kırmızıya boyarken yere düşmüş halde Penny'nin de yanına taşındığı evinde bulur. (Bu sekansın nasıl oluştuğu 4. Sezon 5. Bölümde açıklanmıştır) Bir süre sonra Desmond Penny'in babasıyla iş görüşmesine gider fakat işi alamaz. Eve geldiğinde Pen ve Des arasında şu diyalog geçecektir.

Des ve Pen öpüşür.

Pen : You smell like the pub.
Des : That's because I was at the pub.
Pen : You didn't get the job.
Des : No.
Pen : What did my father say?
Des : Your father was lovely. We just both agreed that I wasn't exactly qualified.
Pen : I say we celebrate. I say we celebrate that fate has spared you a miserable existence under the employ of Widmore Industries. Let me take you out tomorrow. Let's go for lobsters on the pier, my treat.
Des : I don't think my failure to impress your father is any occasion to celebrate.
Pen : Well, the occasion is I love you.
Des : Why? Why do you love me?
Pen : 'Cause you're a good man. In my experince, they're pretty hard to come by.
Hey, Des, where are you?
Des : I'm right here

Des ve Pen tekrar öpüşür.

Desmond evlilik teklifi için yüzük almaya gider. Ona geleceği gösteren yüzük satıcısı Ms. Hawking, Desmond'ın hayat yolunun yarışa katılmak ve adada bilgisayarlara sayıları girmek olduğunu anlatır ve yüzüğü ona satmaz. Desmond Ms. Hawking'in sözlerini dinlemez, yüzüğü alır ve sokaklarda yürümeye başlar. Bu sırada Desmond yat yarışından önce katılacağı askere katılım ilanını görür. Askerliğin kendini kabul ettirebileceği bir onur olduğunun artık farkındadır. Penny'le buluşur ve o meşhur fotoğrafı çektirir. Penny fotoğrafın parasını öder, o anda Desmond fotoğrafa bakmaya başlar ve diyalog gelişir.

Des : I couldn't go through with it.
Pen : What was that?
Des : I can't do this.
Pen : You can't do what?
Des : Us. This. This relationship.
Pen : What are you talking about?
Des : How can I? I can't look after you. I haven't got a job. I don't have any. I can't even afford 5 quid for a bloody photograph. You deserve someone better.
Pen : I know what I deserve. I chose to be with you. I love you.
Des : Love's not enough. Being a good man is not enough.
Pen : What's this about, Des? Where's this coming from?
Des : It's all happening too soon. You moving in, you're painting rooms, you're changing things. I don't even like red. And why would you leave your flat, your expensive flat?
Pen : Don't do that. Don't you pretend you don't care and don't you dare rewrite history. I left my expensive flat 'cause you were too proud to live there, remember? If you want me to go, if you want me to leave, then don't make this about what I do or don't deserve and have the deceny to admit that you're doing this because you're a coward.
Des : I'm sorry, Pen but this... We're not supposed to be together.

Penny oradan ağlayarak ayrılır, Desmond yüzüğü nehre atar. Sonrasında tahminlerinde olduğu gibi gelişen olaylar sonucunda Desmond kafasına darbe alır ve sekans sona erir, adada istasyonun patlamasından sonra uyanmıştır. Çıplak bir halde amaçsızca koştururken fotoğrafı bulur ve yanlışını, Pen'e yaptığı haksızlığı şu sözlerle ifade eder ;

Des : Please, let me go back. Let me go back one more time. I'll do it right. I'll do it right this time. I'm sorry, Penny. I'll change it.

Ve ağlamaya başlar.

Gelelim son sahneye. 4. Sezon 5. Bölümde pek çoğumuzu derinden etkileyen ve yukarıda anlattığım sürecin gelişimi de gözönüne alındığında, duygusallığın tavan yaptığı bir son sahne.

1996-2004 arasında gelgitler yaşayan Desmond, 1996 yılında ayrılıktan sonra başka bir eve taşınmış Pen'i bulmak için babasından adresi alır ve Pen'in evine gider. Ondan telefon numarasını alması gerekmektedir ve unutulmaz diyaloglar sekansı başlar.

Pen: Desmond? What are you doing here?
Des : I had to. I mean, I tried to call you, but you, you disconnected your phone.
Pen : Yeah, because I moved. Look, I don't know if you're getting the signals, Desmond, but I'm trying to make a clean break from you, so if you don't mind, I'm gonna...
Des: Wait, wait, wait, wait Pen, please wait. I just need to get your new phone number, okay?
Pen : Why would I give you that?
Des : Because I made a huge mistake. I should never have broken up with you and and and. I know I know that now and and I'm sorry and...
Pen : Oh, don't. just don't...
Des : I understand and and I know it's, it's too late to change things, but I need to tell you something and and I need you to listen to me and look, I know it's gonna sound ridiculous but please Pen. I need you to listen to me.
Pen : Just say what you need to say and then go.
Des : I know this doesn't make any sense, because it doesn't make any sense to me, but 8 years from now, I need to call you and I can't call you if I don't have your number.
Pen : What?
Des : Look, Penny, just give me your number. I know I've ruined things. I know you think things are over between us, but they're not. If there's any part of you that still believes in us, just give me your number.
Pen : And what's to say you wouldn't call me tonight or tomorrow.
Des : I won't call for 8 years. December the 24th, 2004. Christmas Eve. I promise. Please, Pen.
Pen : If I give you the number, will you leave?
Des : Aye.
Pen : 7946-0893
Des : 7946-0893, 7946...
Pen : All that and you're not gonna write it down?
Des : It wouldn't do any good. You have to keep that number. You can't change your number for 8 years.
Pen : Get out! Get out!
Des : Just just remember, December the 24th, 2004. Look Pen, if you still care about me, you have to answer. I'm not crazy, Penny. You have to believe me. You have to trust me.

Desmond, trust me sözleriyle 2004 yılına, yani Sayid'le birlikte oldukları tekneye geri döner ve telefon numarası hatırlayarak Pen'i arar.

Ve unutulmaz, yüreğimizde sevdayı, gözümüzde yaşları ortaya çıkaran telefon sahnesi ;

Pen: Hello?
Des : Penny?
Pen : Desmond? ( bu anda Desmond 1996'da iken gülümser)
Des : Penny, Penny you answered. You answered Penny.
Pen : Des, where are you?
Des : I'm on a boat. I've been on an island. Oh my God, Penny, is that really you?
Pen : Yeah! Yes, it's me.
Des : You believed me. You still care about me.
Pen : Des, I've been looking for you for the past 3 years. I know about the island. I've been research and then when I spoke to your friend Charlie that's when I knew you were still alive. That's when I knew I wasn't crazy. Des, are you still there?
Des : Yes, yes, I'm here. I'm still here. Can you here me?
Pen : Yeah, yeah, that's better.
Des : I love you Penny. I've always loved you. I'm so sorry. I love you
Pen : I love you, too.
Des : I don't know where I am, but...
Pen : I'll find you, Des.
Des : I promise
Pen : No matter what
Des : I'll come back to you
Pen : I won't give up
Des : I promise
Pen : I promise
Pen & Des : I love you

Ve sahne biter.

Aşkın ve içinde barındırdığı pek çok duygunun tarifsiz bir şekilde can alıcı bir geçmiş hikayeden de beslenerek anlatıldığı bu sahne, sanırım dizideki ve yüreğimizdeki yerini şimdiden aldı. Penny'i çok seven ve dünyada hala onun gibi bir kadın yaşadığına inananların sayısı bu sahneyle birlikte en az 1 kişi arttı. Gerçekten çok etkileyici. Maddi olarak zengin bir babanın manevi olarak zengin kızı Penny'nin, işi bile olmayan, işe yaramadığına inanan iyi bir adamı sevmesi ve onun için yaptıkları. Bir telefon konuşmasını 8 yıl boyunca beklemiş olması, buna inanması, sevdiği adamı 3 yıl boyunca araması. Olağanüstü, söylenecek söz kalmadı. Başka şeylerin konuştuğu bir an bu. Aklın değil yüreğin zaferi. Hayallerin zaferi. Aşkın, çaba isteyen aşkın sonsuz öyküsü. Henüz yazılmamış bir sevda şiiri, henüz söylenmemiş bir sevda türküsü. Bilinmeyen uzaklıkların ve bilinen uzun zamanların engel olamadığı bir an bu. Bir rüya, hiç uyanmak istediğimiz bir uyku hali, hiç ayılmak istediğimiz bir sarhoşluk. Birbirlerini göremeyen, duyamayan, hissedemeyen, dokunamayan 2 insanın eşi benzeri olmayan gerçekliği bu. Sevda Yangını. Nehirlerin akıntısına kapılmış göz yaşları eşliğinde, yüreğimize dokunmuş tutkulu ve tutuklu 2 dizi karakteri. Gerçek olmayan 2 dizi karakteri ve bir o kadar gerçek olan duygularıyla. Penny ve Desmond. Pen & Des. Bize, hala aşkın var olduğunu, sınırlar tanımadığını gösterdiğiniz için teşekkürler. Teşekkürler.

Aşk yaşıyor, o zaman yağmurlar altında ıslanmaya devam etmeli...

Ek : Pen ve Des telefonda konuşurken, Pen'in parmağında yüzük olduğu gözlerden kaçmadı ama Pen'in sözlerinin ve duygularının gerçekliğini referans alarak yüzüğün formaliteden öte bir anlam ifade etmeyeceğini düşünüyorum. 2. Sezon 23. bölümde Pen'in babası Charles Widmore Des'e Pen'in evlilik hazırlıkları yaptığını söylemişti. Daha sonrasında ise Pen Desmond'ı stadyumda koşu yaparken bulmuş ve bazı diyaloglar yaşanmıştı evlilik ve geri dönüşle ilgili. Sonuç olarak Pen nişanlı ya da evli dahi olsa, sevdiği adam Des'dir, bu gerçek değişmeyecektir.

7 Mart 2008

A. Eren Loğoğlu

05 Aralık 2007

Lost, Bazı Konularda Açıklamalar_2



2 - Hurley visits the Santa Rosa Mental Health Institute, where he asked to see someone named Leonard. Leonard is a former U.S. Naval officer Hurley met while both were patients at SRMHI. Leonard keeps repeating the numbers over and over, and when Hurley tells him he used these numbers to win the lottery, Leonard becomes hysterical, screaming Hurley had "opened the box" and he must get away from those numbers or it "won't stop." As the workers in the institute grab Leonard and drag him out of the room, he tells Hurley that he heard the numbers from Sam Toomey, who had heard them in Kalgoorlie, Australia. In Australia, Hurley is told by Toomey's wife, Martha, that Leonard and Sam Toomey had heard the Numbers repeatedly through a looping radio broadcast while they were stationed at a listening post in the Pacific Ocean. Just like Hurley, Sam used the Numbers, and met with similar bad luck. As a result, Sam likewise came to believe the Numbers were cursed, and eventually shot himself. Martha confidently says that she believes the Numbers are not cursed.

Sam ve Leonard Amerikan donanmasındaydılar. Pasifik'ten gönderilen uzun dalga sinyallerini izleme görevindeydiler. 16 yıl önce bir gece (Rousse'nun adaya geldiği yıl) bir ses duydular, sürekli bu sayıları tekrar ediyordu. Sam görevden döndüğünde bu sayıları kullanınca çevresindeki insanlara kötü talih getirdiğini düşünerek intihar etti. Sayıları durdurmanın tek yolunun onları kullanan kişinin intihar etmesi olduğuna inanmıştı. Leonard ise Hurley'in bulunduğu hastanedeydi ve sürekli bu sayıları tekrar ediyordu. Hastaneye sayılardan ötürü düşmüş olma ihtimali yüksek.

Adada karakterlerin uğraş verdiği şu konsepti de -Fate vs. free will- gözardı etmemek gerekir. Ada geçmişte yaptıklarından kurtulabilmek, değişebilmek, yeni bir sayfa açabilmek, olmadıkları ama olmak istedikleri kişi olabilmek için bu karakterler adına bir fırsattır. Flashbacklerde curse inancına tamamiyle sadık kalan Hurley'in "you make your own luck" sözünden yola çıkarak adada bir süre sonra farklı bir duruş sergilediği görülmüştür. 3. sezonda aynı durumu babasıyla ve arabayla ilgili de yaşamıştır hatırlarsanız. Keza Boone Shannon esaretinden kafa olarak adada kurtulabilmiş ve ada görevini bu anlamda tamamlamıştır. Aynı şekilde Jack lider biri değil iken adada lider olması, John Locke avcı değilken avcı olması hep flashbacklerle desteklenen, adanın onları olmak istedikleri karakterlere getirdiği durumlardır. Eko'nun kardeşiyle yüzleşmesi ve adanın bu anlamda da görevini tamamlaması aynı duruma verilecek bir başka örnektir. Aklıma şu an gelenler bunlar daha pek çok örnek olabilir, Ana Lucia'da da sanırım böyle bir durum vardı.

http://lostpedia.com/wiki/Fate_versus_free_will

3 - The group starts to bury Nikki and Paulo. Just as the sand covers their faces, the poison starts to wear off and Nikki's eyes open suddenly, but Sawyer and Hurley do not see; Nikki and Paulo are both buried alive. It is then clear that Nikki actually said "paralyzed" before she collapsed on the beach.

Ölüp ölmemelerinin veya bu karakterlerin çok önemli olmadığını, fazla takılmamak gerektiğini düşünüyorum. Burada verilmek istenenin eş zamanlı olarak adada yaşayan kazazede olsun, The Others olsun, bazı olaylar çevirdiklerini görmemizdi sanırım, böylece bu tür bir durum sadece Nikki ve Paulo ile kısıtlı kalmayabilir, başka karakterlerin de eş zamanlı yaptıkları farklı eylemleri gösterebilirler, en azından bunun önünü açtı senaristler. Adada pek çok kişinin birbiriyle yaşananları paylaşmadığının bir başka örneğini görmüş olduk da diyebiliriz. Genelde karakterler geçmişleri hakkında bilgi vermiyorlardı birbirlerine, ama adada yaşadıkları olaylar hakkında da bilgi vermedikleri görüldü tıpkı Jack, Kate ve Charlie'nin pilotu öldüren 'The Monster'ı anlatmaması gibi.

4 - Gelgelelim asıl büyük soruya, 'The Numbers' meselesine ;

Sayıların sırrının dizinin sonuna kadar çözülmeyeceğini uzun zaman önce belirtmiştim. Sayılar hakkında çok geniş içerikli, doyurucu bilgiler bu linkte mevcuttur :

http://lostpedia.com/wiki/The_Numbers

Sayıların bir kere seçilmiş, rastgele sayılar olmadıklarını, bir denklem üzerinde gösterilebildiklerini, toplamlarının ve çarpımlarının belli değerler olduğunu bilmemiz gerekiyor. Swan istasyonunun -hatch- metal örtüsünün kenarında bu sayıların kodlandığını Hurley görmüş ve kapağı açmak istememişti, sayıları bildiği için. Buradan çıkartılabilecek olan şey şudur -ki bu konuda çok mantıklı teoriler var- Dharma'nın bu sayılar üzerinde bir çalışması vardır. Senaristlerin özellikle açıkladığı bir durumda uçağın düşme sebebinin Desmond'un bu sayıları bilgisayara girmemesinden kaynaklandığıdır. Bu da sayıları dizi adına çok daha önemli kılmaktadır. Adaya düşenler değil adada daha önce yaşayanlar -The Hostiles ya da Others ve Dharma Iniative- çok daha önemlidir bu açıdan (Sadece Locke'un adada geldiği pozisyon, Jack ve Kate'in flashforwarddaki hallerinden ötürü onların da adada yaşananlara farklı açılımlar ve değişiklikler getirdikleri ve ilerisi için de etken olabilecekleri söylenebilir.) Uçak bir incident sonucu düşmüş ve Ben uçakla ilgili planı uçak düşerken yapmıştır, Others'ın uçakla bağlantısı yoktur ancak uçak kazasında kaybolanların ölü gösterilmesi gibi unsurlardan ötürü Dharma'nın bir ilgisinin de olacağı düşünülebilir. Senaristler sürekli çıkan sayılar anlamsız dedikodularına karşı sayıların bir anlamı olduğunu ve kendilerinin de sayıların ne anlama geldiğini bildiklerini tekrarlayıp duruyorlar.

Dikkat çekilmesi gereken bir başka nokta da şu ; The Others Dharma'dan adanın kontrolünü almasına rağmen, The Swan istasyonuna hakim olamamıştır, bunun sebebini bilmemekteyim ama Desmond geldiğinde Kevin'in ısrarla 'The Hostiles' söylemini kullanması (Sezon 2 Finali) ve dışarının tehlikeli olduğundan bahsetmesi, Desmond'un beklediği kişi olup olmadığını düşünmesi gibi unsurlardan ötürü Swan'da Dharma adına çalıştığını düşünmekteyim. Bu da akıllara Dharma'nın sayılardan vazgeçemediği gibi bir soru işareti olarak düşüyor. Ya da sayıların getireceği felaketin, belki de adaya vereceği zararın olmasını istemiyorlar, adayı korumalarının, saklamalarının, uçaktakileri ölü göstermelerinin ve sezon 4'te geliyor olmalarının sebebi adanın farklı bir yer olmasıdır. Tabi bu farklılıkların neler olduğunu çok fazla bilmemekteyiz. John Locke'ın yürümesi, rüya-gerçek ikilemi, yüzleşme, blacksmoke, Jacob, hamilelik gibi pek çok farklı olaydan bahsedilebilir.

Sayılarla ilgili bir kaç denklem vereyim ama ne anlama geldiklerini çok fazla bilmeye gerek duymadan ;

Danielle's papers

Numbers written by Danielle
4 8 15 16 23 42
4 8 15 16 23 42
4 8 15 16 23 42
4 8 15 16 23 42
4 8 15 16 23 42
4 8 15 16 23 42
4 8 15 16 23 42

8 is 8th number counting in standard reading format; that is, starting at the top, reading a line left-to-right, then moving to the next line beneath. 15 is 15th, 16 is 16th, 23 is 23rd and 42 is 42nd. If only the 4 was a 1 or 7 this would work with all the Numbers.

Note that a six number sequence (n1, n2, n3, n4, n5, n6) with this property can be generated if

n1 = 4 (the first number does not have this property)
n2 = 6*k2 + 2
n3 = 6*k3 + 3
n4 = 6*k4 + 4
n5 = 6*k5 + 5
n6 = 6*k6 + 6

While this particular sequece uses: k2 = 1 k3 = 2 k4 = 2 k5 = 3 k6 = 6, any natural number values of k would give a sequence with the above property.

Bir de şu vardı ;

The numbers can be generated by the equation : a(i)=a(i-1)+a(i-3)+a(i-5)

http://www.research.att.com/~njas/sequences/A122115

Farklı konularda mantıklı bilgiler ve teoriler, iddialar almak için şu 2 linki boş bir zamanınızda incelemenizi şiddetle tavsiye ederim.

http://lostpedia.com/wiki/Portal:Mysterious

http://lostpedia.com/wiki/Portal:Themes

Ek olarak Kate'ın kadınsı bir havası yoktur. Özellikle dizi dışında kendisini takip edenler bunu rahatlıkla farkedebilirler. Vahşi ada ortamının, kirliliğin getirdiği erkeksi havayı seksapele dönüştürebilmekte ve erkekleri etkilemektedir. Çok güzel bir kadın söylemine kesinlikle katılamam, yüz güzelliği vardır ama bütünsel anlamda bir estetik taşımadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Kaldı ki güzellik göreceli değildir, göreceli olan beğenidir bakış açısına inanırım. Claire'ın da çok güzel bir kadın olduğunu iddia etmek pek doğru olmaz bu bağlamda ama Kate'e göre daha kadına ait özelliklere sahip olduğu söylenenebilir.

20 Ağustos 2007

A. Eren Loğoğlu

Lost, Flashforward Konusu



* The name of the funeral parlor Jack goes to, "Hoffs/Drawlar," is an anagram for "flash forward"

* The article is from the April 5th, 2007 edition of the Los Angeles Times

* Jack's cellphone in the map scenes of the "flash-forwards" is a Motorola KRZR phone released in October 2006

Telefon, anagram ve gazete flash forward olduğuna dikkat çekmektedir. Bugüne kadar çıkan anagramların doğruluğundan da kısaca bu sonuç çıkar aslında, Ethan Rom = The Other Man örneği gibi.

Aslında bu yazı yeterli olmalıydı flash-forward olayına, Jack'in 2007 yılında gerçekten de basılmış bir gazeteyi ya da cep telefonu modelini hayal etmesi, rüyasında görmesi pek düşünülemez, anagram da özellikle verilmişti bize.

Ek olarak Lindelof'un son interview'unun linkini de vereyim. Konuşmasında flash-forward'un spoiler olarak finalden önce bilinmesi olayı soruluyor, o da flash-forward'ı kabul ederek, talihsizlik diyor duruma. Başka bir soruda ise ileride flash-forward ve back olacak değil mi denilir, Lindelof söylemem diyerek gizem yaratıyor. Bir de şunu kesinikle diyerek kabul etmiş, flash-forward'lar dizinin başından beri planlanan birşeymiş. Linkten okuyabilirsiniz hepsini, başka sorulara da az çok cevap veriyor.Kanımca bu 3 cevaptan da flash-forward'ın reel olduğu çıkarılabilir.

Bunun yanında The Answer adlı ara bölümde Cuse şöyle dedi : "I think the show is a kind of mosaic and you know we have the present, and we have the past, and there is the future by the end of series, we will have filled in all those tiles, and you'll have not only sense of who these characters were, who they are, but also who they're going to become. By the end this picture will form the complete story of Lost". Ayrıca Cuse şunu da ekledi : "The big event that happens is this mysterious woman parachutes on to the island and she's got a picture of Penny and Desmond with her. She's here with a group of people. They're on a freighter 80 miles off the coast, and their job is come to rescue Desmond. Assuming that they can get tahat radio to work, our guys can call that freighter and they can get rescued". Burada Lindelof söze girer ve şunu söyler : "But that's never gonna happen" Cuse : "Well, so you say" Lindelof : "If they get off the island the show's over." Buradan da çıkartılacak anlam adanın dizi konseptinden hiç bir zaman çıkarılmayacağıdır. Jack ve Kate bir anlaşma gereği adadan kurtulmuş olabilirler ancak anlaşma geriye kalanların da kurtulmaması üzerinedir muhtemelen.

Lindelof interview :

http://www.eonline.com/gossip/kristin/detail/index.jsp?uuid=9c9aafc1-e118-4d0c-9686-6b982fbd4e87

Diğer teorilere kafa yormaya gerek yoktur, kalınan yerden devam edilmelidir teorilere. Jack ve Kate adadan kurtulacaktır, hikaye ortada da, sonda da birleşebilir ama adadan çıkmayacaktır. Dizinin gelişim süreci konuşmak için daha çok erken olsa da, sezon 4'ün ortasına belki de sonuna kadar adadan kurtulma, Jacob'la asıl tanışma, flash-forward ve backler olarak görüyorum. Adada kalanların (Locke, Bernard, Rose gibi) hayatları anlatılmaya devam edilir. Dizi ada konseptinden çıkmaz, çıkamaz, Jack ve Kate'nin sezon 5 finalinde geri dönüşüyle Sezon 6 başlar.

12 Temmuz 2007

A. Eren Loğoğlu

Lost, Bazı Konularda Açıklamalar



Alvar Hanso, Hanso Foundation eksenli teorileri dizi daha desteklemedi ama internet üzerinde The Lost Experince, alt başlık olarak Rachel Blake videos, meşhur Sri Lanka videos, Valenzetti Equations gibi ciddi materyaller bulunmaktadır. Lost'un sadece dizide bizlere verilenlerden oluşmadığını da 3 yıllık zaman zarfında az çok anladık sanırım.

Daha fazla bilgi için :

http://lostpedia.com/wiki/Portal:Lost_Experience_Themes

Swan, dizide uzunca bir süre hatch adıyla çağrılan, John Locke'ın bulduğu daha önce Radzinsky, Kelvin Inman ve Desmond'ın burada "Enter the code, push the button" şeklinde ifade edilen bir Dharma görevini yaptığı istasyonun adıdır. Dikkatini çekenler oldu mu bilmem, Kelvin (Sayid'i Irak'ta salıveren) ısrarla Others için "Hostile" kavramını kullanmıştır, sezon 2 finalinde. Bu da Dharma'nın bir çalışanı olduğunu ama bağlantının Ben'in Dharma'ya olan ihanetiyle kesildiğini gösterir. Görev o kadar önemlidir ki, zaten Kelvin'e "just savin' the world" şeklinde açıklanmış, Kelvin Dharma oluşumu adada yok olmasına rağmen Swan istasyonunda bir gün gelecek denen hayali "Snowman"i beklemiştir. Bu kişiyi aslında olmasa da Desmond olarak belirlemiş ve adadan kaçmaya karar vermiş, maalesef ölmüştür. Swan bir deney istasyonu değildir, daha önceleri insanların sorgusuz sualsiz bir düşünceye inanıp ona göre davranabilmeleri üzerine yoğunlaştığımız deneysel bir istasyon olarak düşündüğümüz fakat yanıldığımız, aslında elektromanyetik sızıntıyı her 108 dakikada bir durduran, bu sayede incident oluşumunu engelleyen önemli bir Dharma istasyonudur. Belki de Kelvin'e anlattığı üzere, Desmond anahtarı çevirmese dünyayı yok edebilecek bir enerji dışavurumu da gerçekleşebilirdi, bunu bilemiyoruz. Swan bir bilimsel çalışma, istasyondur, deney olmaktan çıkmıştır.

Deney olarak algılanabilecek istasyon "The Pearl"dür, John Locke'ın rüya yönlendirmeleriyle bulduğu, uğruna Boone'u feda ettiği, aslında kendisi bir deney olan fakat amacını Swan istasyonundaki 2 insanın davranışlarını gözlemlemek, not etmek ve bunu merkeze göndermek olarak gösteren yerdir. Fakat bu amacın doğru olmadığını, tüple gönderilen kâğıtların merkeze değil de adanın herhangi bir yerine düşmesiyle anladık. Davranışları gözlemlenen denekler aslında Pearl'dekilerdi.

Ben'in babası eksenli gelişen psikolojik olaylar bütünü ele alındığında, blacksmoke'un ona annesi şeklinde görülmesi, hatta bir ihtimal Richard şeklinde de görülmesi, Richard'ın ona babacan bir tavır sergilemesi ve onu eğitmesiyle, uzun yıllara yayılan bir plan yapılmış, Ben'in aynı bölümde 4. defa rast geldiğimiz ! doğum gününde de Dharma'ya ihaneti gerçekleşmiştir.

Adada 1980'lerde, hem Dharma hem de Hostiles, bizim deyimimizle Others adı altında 2 oluşum vardır. 3.20'de Ben okulda volkan patlaması ile ilgili eğitim görürken Hostiles ve Dharma arasında da çatışma olmuştur hatırlanacağı gibi. Mikhail'in kazazedelere anlattığı hikaye bu bağlamda doğrudur. Herhangi bir çelişki yok bu yazdıklarımdan ötürü.

30 Haziran 2007

A. Eren Loğoğlu

Dharma İstasyonları



Orientation videolarda Station 3 of 6 falan derken, istasyon sayımız 7'yi buldu.

The Arrow : Kuyruk kısmından kurtulanların barındığı istasyon

The Staff : Claire'mizin götürüldüğü sağlık istasyonu

The Swan : hatch, 108, electromagnetic research ne derseniz artık.

The Flame : haberleşme istasyonu, Bakhunin

The Pearl : asıl gözlemlenen, psikolojik deney yapılan istasyon, 2 kişi, print-out, bana gönderin muhabbeti, uçağın altındaydı.

The Hydra : Jack'in tutulduğu, köpekbalıkları ve yunusların denek olarak kullanıldığı, diğer adaya yakın olan istasyon

ve 7. The Looking Glass : yine denizin altında bir istasyon, görevi adadan dünyaya sinyal gitmesini engellemektir.

Şimdi bu ne anlama geliyor hani 6'ydı demeyin, hemen yazıyorum açıklamayı ;

However, the blast door map, subsequent discovery of the Pearl station and the Flame station could indicate there are at least seven or even more stations. It is also possible that not all stations had orientation films.

29 Mayıs 2007

A. Eren Loğoğlu

Lost Sezon 4 Teorileri



http://lostpedia.com/wiki/Through_the_Looking_Glass

target="_blank">http://lostpedia.com/wiki/Through_the_Looking_Glass/Theories

Flash-forward

Why does Jack think it was a big mistake to get off the Island?

Naomi'nin radiophone'u kullanmasıyla adaya gelenler Ben'in dediği gibi pek çok kişiyi, muhtemelen Others'tan geriye kalanları öldürür ve kazazedeleri adada yaşamaya mahkum eder, bir sebeple, muhtemelen Jack ve Kate'in yardım ve dostlarına ihaneti sonucu olarak gerçek yaşamlarına dönmesine izin verilmiştir. Naomi'nin iletişim kurduğu kişiler Dharma Initiave olabilir, ya da yeni bir organizasyon görebiliriz, akla ilk gelenler Widmore Ind. ya da Paik Ind. fakat bu durumda tutarsızlık adadakileri neden öldürecekleri konusunda, burada da Ben kısmen yalan söylemiş olabilir, aslında öldürülecek kişiler sadece Others ekibidir.

When Jack is about to jump off the bridge, what is he asking forgiveness for and from whom?

Adadan ayrılmakla ya da ayrılırken yaptığı bir hatanın sonucundan dolayı, arkadaşlarına ihanet ettiği için bağışlanmak istemektedir, muhtemelen Tanrı'dan...

How did Jack and Kate get off the island?

Yine Ben'in söylediklerinin bir kısmını doğru bir kısmını yanlış sayarak, yaptıkları anlaşma gereği Jack ve Kate adadan kurtulmuşlardır fakat Jack bu anlaşmadan pişmandır, Kate ise belki de anlaşma sonucu hapse bile girmemiştir ya da hala fugitive'dir.

Who is the "he" Kate mentions to Jack at the airport?

Kanımca Sawyer değil, muhtemelen Sawyer'dan olacak çocuğudur ya da evlenmiştir bir başkasıyla.

Why has Kate insisted that Jack not contact her?

Adada yaşananlardan kimseyi bahsetmemeleri gerekmektedir, anlaşma böyledir, diğer türlü hayatları tehlikededir, adadan kurtulduktan sonra vadedilen normal bir hayatı yaşayan Kate, çocuğu için bundan vzageçmek istemez, bu sebeple Jack'le görüşmekten kaçınır.

Who was the funeral for, and why, after the news of the death, does Jack attempt suicide?

Gazete metni bulundu, okuyabilirsiniz, ismi John Lantham, kim olduğu hakkında hiçbir fikir yok, gazetenin gerçek zamanlı (5 Nisan 2007 Los Angeles Times) olmasından ötürü Jack'ın yaşadıklarının % 100 flash-forward olduğunu bilmekteyiz. Anagram bakındım, bulamadım bu ismin harflerinde, muhtemelen sonradan karşılaşacağız, siyahi olma olasılığı da yüksek, mahalleden ötürü.

Who, if any, of the other Losties were able to get off the island?

Bence bir kaç kişi daha anlaşma dahilinde adadan kurtulmuş olabilir, bunlardan biri yine çocuklu olan Claire olabilir. Desmond da ona kurtulacağını söylemişti.

Why was Jack referring to his father in the present tense, when Christian Shephard was confirmed dead a long time before those events?

Jack eczanede ilacı alabilmek için babasının adını blöf amacıyla kullanmıştır, zaten ilaç almaktadır, akıl sağlığı konusunda sıkıntıları vardır ki evinin durumu da ortadadır, haritadaki Sydney-LA arası okyanustaki işaretlemeler de gözlerden kaçmamıştır. Doktorla konuşurken de sanki babası yaşıyormuş gibi alkollü halini babasıyla mukayese ederek, ben de yapabilirim, o da zamanında yapmıştı demeye getirmektedir, yani babası ölüdür bu konuda bir sıkıntı yok.

If the outside world really believed the Flight 815 bodies were found, how was their apparent return from the dead explained to the world?

Bu sorunun cevabı da Dharma Initiative ya da her kimse o organizasyona kalıyor, mantıklı bir açıklamayla dünyaya bunu anlatmak zorundalar, herkesin cesedi bulunduğuna göre, ilginç ve inandırıcı bir açıklama olmalı hakikaten.

Is Kate still a fugitive? If not, why not?

Bu soruya cevap vermiştim, olabilir değilse de anlaşma gereği, nasıl ki herkes ölü gösterilebliyor ve dünya bunu kabulleniyor, Kate'i hapse attırmamak daha kolay bir iş.

With the season ending at the end of the "Flash-Forward" does this mean the series will continue in this "Flash-Forward" as main timeline?

Kanımca hem back hem forward olacak bundan sonra.

What is Jack tired of lying about?

Uçak kazasıyla ilgili her konuda anlaşma gereği yalan söylemektedir. Aslında olayların bir şekilde adanın kendisi olan Jacob'a da bağlanması gerek ama anlaşma çerçevesinde bir bağlantı kuramıyorum Jacob'la.

On the Island

Who was Naomi working for?

Penelope olmadığı kesin, Dharma Iniative ya da başka bir organizasyon, Mittelos Bioscience'ın düşmanı bir kuruluş olabilir, mesela Widmore Labs.

Was Ben telling the truth about Naomi's posse potentially wanting to kill the Losties and destroy the Island?

Kısmen hayır, en azından Jack ve Kate yaşıyor, belki Others ekibini öldürme ihtimalinden dolayı Ben böyle söyledi, keza Locke Walt'ın, aslında blacksmoke'ın, belki de Jacob'ın yardımıyla, Radio Tower'ı buldu ve tereddütsüz Naomi'yi öldürdü ama kendi amacı gereği Jack'i öldüremedi.

Why did Ben think that he could convince the survivors about not using the radio instead of using force?

Sayid, Jin, Bernard'ı feda edemeyeceklerini ve Mikhail'in yarım kalan Looking Glass'daki durumu düzelteceği düşüncesiyle kuvvet kullanmaya gerek duymadı.

Why or how was the Looking Glass transmitting directly to Penny (or reverse) immediately after the jamming switch was deactivated?

Sezon 2'nin sonunda gördüğümüz adamlar, zaten Penny'e durumu haber etmişlerdi, hayatının her anını Desmond'ın kurtulduğunu duymak haberine endekslediği için de sinyalin ulaştığı bildirildiği an kamera karşısına geçti.

Does Penny know about the Dharma Initiative?

Muhtemelen hayır.

Was Mikhail wounded or killed by the grenade detonation?

Bu sefer ölsün artık, adada Others ölmüyor ya da içlerinden bazıları Richard gibi, bir teori var ama Mikhail'in eski bir Dharma üyesi olmasından ötürü, bu teorinin kapsama alanına girmeyeceğini düşünerekten öleceğini düşünüyorum.

Where did Locke go after he left the main group of Losties at the end of the episode?

Jacob'a.

How or why did Juliet know about the signal jamming but not Mikhail?

Juliet bir dönem Ben'e çok daha yakındı Mikhail'den, normal diye düşünüyorum ama Looking Glass'takiler bile sadece 3müz biliyoruz dedikleri için bu konuda bir karmaşıklık var açıkcası.

What is the Temple and why are The Others going there?

Bir ilginç konu daha, Juliet uçak alanı inşa ettiklerinden bahsetmişti sonradan bir de Temple çıktı, adada daha keşfedilmeyen ilginç yerler çıkacaktır. Bazı kişilerin aklına gelebilir 90 küsür gün oldu, adanın tamamı nasıl keşfedilemez diye ama monster olarak da bilinen blacksmoke'dan ötürü adada gezinmek 16 yıldır Danielle'e sonrasında da kazazedelere çok tehlikeli gelmiştir.

Who was the musician who programmed the key pad in the Looking Glass station?

Dharma üyesidir, muhtemelen bir flash-back'de o da gözükecektir, böyle detaylara ekleme yapmayı seviyor Lindelof. Charlie de ölüme yakındı ama müzik konusuna yine de değinilir daha Hurley var.

When Ben ordered Sayid, Jin, and Bernard to be killed over the Walkie why was the real order to shoot in the sand?

Önceden alınmış bir karardır, planlıdır. Ben'in mindgames'inin bilincindedir ekibi, liderlerini tanımaktadırlar ya da Ben'in kontrolü kaybettiğini düşünerek kendileri bir plan yapmıştır.

What assignment in Canada were Bonnie and Greta supposed to be on? Are such "assignments" commonplace?

Bu da çok enteresan, Others'tan Richard'ın dünyaya gidip geldiğini biliyoruz, hatta Ethan'ın da. Ayrıca Anthony Cooper'ın getirilmesi de buna bir örnekti. Bu 2 kişinin Kanada'ya gitme ihtimali bu anlamda doğal ama görev nedir, bilemiyoruz, bilemeyiz de, karakterlerden sanki Kate'in gerçek hayatta Kanadayla bir ilişkisi vardı, oradan bir bağlantı kurulabilir çok saçma da olsa.

What are the "forces stronger than anything it [the Island] has faced in many, many years" that Ben was warning Alex about?

Ben şunu söyledi : Because this island is under assault by forces stronger than anything it's had to deal with in many many years, and now we are meant to protect it, Mikhail by any means necessary. The jamming was for everyone's security. We are in a serious situation. Buradan anlaşılan şu ki Ben'in Naomi hakkında söyledikleri doğru, neden Mikhail'e yalan söylesin ki, onu ya da adayı tehdit eden gücü çok büyük bir tehlike olarak görüyor. Bu tehlike Dharma olamaz gibi duruyor, Dharma gösterildiği şekliyle bir tehlike gibi gözükmedi, başka bir organizasyon olma olasılığı yüksek.

Why does Mikhail continuously appear to be killed, only to be shown to be alive later?

İlginç bir soru daha, Lost'un genelinde zaten ilk gösterilenin pek doğru olmadığı daha sonra çıkıyor, bu durumu da aynı kategoriye sokuyorum, ölüler falan inanmayın.

Why does Ben call Mikhail a 'loyalist'?

Ters manyel var gibi, ihanet etmemesi adına Ben'in mindgame söylemlerinden biri daha. Bir de tabi Dharma üyesi olmasına rağmen yıllardır sıkıntısız Others'a çalıştığını da unutmamak gerekir.

Why did Danielle tell people the Others controlled the radio tower when it is, in fact, abandoned?
Radio Tower'a sadece 16 yıl önce geldiğini düşünürsek, 2004-16= 1988 yapar, Mikhail Others'a yanlış hatırlamıyorsam 1992'deki Ben'in olayından sonra katıldığını söylemişti. Kontrol eden Dharma'ydı yani. How did Locke know where the Losties were at? Walt ya da blacksmoke tabi ki. Bu arada adada gözüken Jack'in babası olsun, Walt, Boone, Yemi olsun bunların blacksmoke ürünü olduğunu, mantıklı bir yolla Lindelof The Answer özel bölümde açıklamıştır.

Was "Walt" really Walt?

Değil tabi ki. Burada başka soru işareti, John'ın Walt'ın büyümüş halini görmeden blacksmoke'un bu şekli canlandırması.

Is Kate pregnant?

Muhtemelen evet ama, adada değil Amerika kıtasında doğuracaktır.

What will happen with the Others and Ben now that Ben is prisoner of the survivors?

Soruya bak ya, senarist ben olayım bari. Hele bir Naomi'nin ekibi gelsin bakalım, Ben'in de öleceğini zannetmiyorum her ne kadar Others bu gelecekleri büyük tehlike olarak görse de.

How did Ben get the information on the survivors if the jamming station was blocking outgoing and incoming messages?

Mikhail'in bulunduğu patlayan istasyondan.

Why was Locke having problems shooting Jack, despite he just threw a knife that seemed to kill Naomi?

Daha önce de verilmişti, Locke katil ruhlu bir adam değil, Naomi'yi de ada onu zorladığı için öldürdü, belki de yaraladı.

26 Mayıs 2007

A. Eren Loğoğlu

Lost Sezon 3 Bölüm 1 - Bölüm 13 Analizi



Lost'un 3. sezonu da hayretler uyandıran bölümlerle başladı ve devam ediyor.

Öncelikle 3. sezon 1. bölümde Others ekibinin nerede yaşadığını, uçak düştüğü sırada neler yaptıklarını, uçağın düşeceğinden ve yolcuların kimler olduğundan haberdar olmadıklarını ve uçak düşerken ne yapacaklarına dair plan oluşturduklarını, adanın başka bir yerinde rutin bir hayat sürdüklerini, edebiyat sohbetleri düzenlediklerini (Stephen King'e yine bir gönderme yapıldı bu bölümde de), diziye yeni katılan Juliet'in ada yaşantısından ya da başka bir şeyden dolayı mutsuz olduğunu, adanın Others ekibinin yaşadığı kısmında 90'lar teknolojisi kullanıldığını, Ben'in yani sahte Henry Gale'ın Others ekibinin lideri olduğunu, hatta biraz da diktatör bir tavır içerisinde olduğunu, Juliet ile de aralarının iyi olmadığını (kitap sohbetinden bir çıkarımdır), Jack'in dolaylı yoldan da olsa babasının ölümünde rol oynadığını, Jack, Kate ve Sawyer'ın farklı yerlerde tutulduğunu ve Karl ve Juliet'i kullanarak Others'in onların güvenini kazanmak istediğini, Jack'in tutulduğu denizin altındaki hatch'in Dharma'nın deney odalarından biri olduğunu, Others ekibinin bu mekanlara hakim olduğunu, Juliet'in doktor olabileceğini gördük.

İlk bölümün sonlarına doğru Jack ve Juliet arasındaki bir konuşmada, Juliet Dharma'nın çok uzun zaman önce bulunduğunu, önceden kim olduklarının önemli olmadığını, şu an kim olduklarının tek önemli şey olduğunu söyledi.

Others ekibinin dünya ile de bağlantıları olduğunu da öğrendik, Jack ile ilgili pek çok bilgiyi onunla paylaştılar.

2. bölümde ise, Ben'in pek çok yeri monitörlerden izlediği bir odanın olduğunu, Sayid, Jin ve Sun'ın tekneyle iskeleye ulaştıklarını, Sayid'in bir plan yaparak Others'a tuzak kurduğunu ancak bunda başarısız olduğunu, Sawyer'in Others ekibini akıllıca gözlemlediğini, Alex'in Kate'yle gizlice konuştuğunu, güven kazanma durumunun burada da geçerli olabileceğini, Ben'in yani Others'ın, Jack ve arkadaşlarıyla işbirliği yapmak istediğini gördük.

3. bölümde John Locke, Desmond ve Eko'nun hatch'deki patlamadan kurtulduklarını, Lock'ın önce Eko'yu daha sonra ise kim olduğunu bilmediğimiz birisini kurtarması gerektiğinin Boone tarafından ona söylendiğini, geçmişinde ot üretiminde bulunan bir aile içerisinde yer aldığını, hatch'e neler olduğunu Desmond'ın ağzından öğrenmiş olduk. Ayrıca Desmond'a da birşeyler olduğu açık. Çıplak olması ve Locke'ın konuşmasını önceden bilmesi yeni soruları da beraberinde getirdi.

Havaalanı sahnesi konusunda da ilginç teoriler var. Jack'ın Ben tarafından aranması, güvenlik kontrolünden geçiyor olması Others ekibiyle işbirliği yapacağı anlamına çekilmektedir. Boone'un verdiği ilginç haberler de başka sorulara sebep olmaktadır Claire,Charlie ve Sayid ile ilgili. Desmond'un pilot, Hurley'in de çalışan olması, Ben'le ortak bir noktalarının olabileceği düşüncesini ortaya çıkarıyor.

3. sezon 4. bölüm Ben'in "the sub is back" cümlesiyle açılır. Sun'ın Coleen'i teknede vurmasından önce akıllarda soru işareti bırakan, Others tekneye nasıl sahildeki Sayid ve Jin'e görünmeden okyanustan geldi sorusuna ise aslında bir ipucudur. Sawyer'ın kaçmasını engellemek amacıyla kalbine bir iğne vurulur ve bir kol saati takılır. Söyleme göre bu saat nabız ölçmektedir ve kalp pili nabız belli bir seviyeyi geçince duracaktır, saatin görevi de bunu Sawyer'a göstermektir. Ben bu durumu 8 nolu bir tavşanı titreşimle heyecanlandırarak öldürüp(?) Sawyer'a kanıtlamaya yoluyla anlatır. Juliet Jack'i Coleen için ameliyathaneye götürür, bu sırada Sawyer ve Kate Jack'i görürler. Jack ameliyathane girişinde omurga röntgeni görür ve 40 yaşlarında bir erkekte büyük bir tümör olduğunu anlar ve bunun için Others tarafından kaçırıldığını düşünür. Others daha önce böyle bir ameliyat olayıyla karşılaşmamıştır ve Juliet de cerrah değildir ancak bir kadın doğum uzmanıdır. Danny Sawyer'i öldürmekten son anda Kate onu sevdiğini söylediği için vazgeçer. Uçaktan düşenlerin kampında Desmond yıldırım düşeceğini önceden anlayarak önlem alır. Sawyer geçmişte bulunduğu bir hapishanede müdürle anlaşarak hayatının "con" olayını gerçekleştirir ve hapisten kurtulur, üstelik yakalattığı paranın bir kısmını Clementine'in, yani kızının hesabına yatırılmasını ister. Ben Sawyer'ı adada yüksek bir yere çıkarır ve ona pil takmadıklarını sadece şüpheye düşmesini istediklerini, saatin nabız ölçtüğünü söyler ve 8 nolu tavşanın ölmediğini, başka bir adada olduklarını gösterir. Diğer ada tanımak ve aşık olmak içindir ve kaçacak bir yer yoktur. Ben Sawyer'a "con" yaparak bir "conman"in takdirini kazanmak istemiştir. Sawyer'in ölüm ve Kate arasında olan ince çizgideki dansını, Ben "Fareler ve İnsanlar" kitabından sözlerle yorumlar.

3. sezon 5. bölüm Eko'nun çocukluğuyla, geçmiş hayatından flashbackle başlar. Eko adada Yemi'yi görmeye, onunla konuşmaya ve geçmişiyle yüzleşmeye başlar. Yemi Eko'ya "It is time to confess" ve ardından seni bekliyorum diyerek, Eko'yu yönlendirir. Jack tümörün Ben de olduğunu düşünerek ona bunları söyler. Coleen ölmüştür ve Jack de Ben tarafından, onun törenine götürülür. Eko'nun geçmişinde Yemi uçakla götürülürken, Eko uçağa alınmamış ve peder olarak kalmıştır ve kilisenin aşı sevkiyat işleri yaptığını öğrenmesi gecikmez. Adada ise Eko "Blacksmoke" daha önce canavar olarak da bilinen siyah dumanla karşılaşır. Ben Jack'e yaptıkları bütün hamlelerin onun pes etmesi ve kendini Others'tan biri gibi görmesi, yapacaklarını istemesi amacıyla olduğunu anlatır. Ben'in kendisinde tümör olduğunu öğrenmesinden 2 gün sonra uçak düşmüş ve omurilik cerrahı Jack de kazadan kurtulmuştur, onun için bu Tanrı'nın varlığının kanıtıdır ve Jack'i psikolojik olarak bu söylemleriyle etki altına almaya ve ameliyatı yapmayı istemesini sağlar duruma getirmeye çalışır. John Locke onunla gelenler (Nikki ve Paulo da katılır) Eko'yu bulurlar ve Yemi'nin adaya düştüğü uçağın altında bulunan ambara giderler. Tek gözü kapalı bir adam monitörde görünür. Bu sırada Eko hatchde değil, uçağın yanındadır. Juliet Jack'e bir film izletir, muhtemelen bu kendi planının bir parçasıdır ve söylediklerine inanmaması gerektiğini tv'de kendi kaydında elinde kağıtlara yazarak anlatır ve Jack'in Ben'i ameliyat masasında kaza süsüyle bırakmasını ister. Adada Yemi Eko'yu bulur, Eko af dilemez, çünkü yaptıkları hep hayatta kalmak içindir. Yemi ona benimle kardeşinmiş gibi konuştun diyerek, başka soru işaretlerini beraberinde getirir. Akla gelen şey "Blacksmoke" un insan şekline girebilmesidir. Keza ilk sahnede Blacksmoke Eko'yu yakalar ve öldürür. Bu sahne ayrıca adaya düşen asıl uçağımızın pilotunun da nasıl öldüğünün anlatıldığı sahnedir ve canavar artık "Blacksmoke"dur. Burada söylenen bir teori ise John Locke'in flashbacklerinde gördüğümüz box company işinde kullandığı hesap makinesi sesiyle, Blacksmoke'un sesinin aynı ses olmasından yola çıkarak, dumanın kumanda edilebilen mekanik bir makina olduğudur ancak bu nasıl Yemi olduğunu açıklamaya yetmeyecek, sadece gücüne bir cevap olacaktır. Eko John'ın kulağına ölmeden önce bir şeyler fısıldar. John "We're the next" diyerek kafalarda soru işareti bırakır. Bölümde ayrıca Yemi'nin kilisesinin kapatılmasından dolayı Eko'nun ona bir kilise borçlu olduğu flashbacklerde verilerek Eko'nun neden adada kilise inşa etmeye çalıştığına da cevap verilir.

3. sezon 6. bölüm Kate'in geçmiş hayatı, flashbackiyle başlar. Kate yani Monica Kevin'le, bir polisle, evlenecektir. Jack Ben'e onu ameliyat etse bile adadan gitmesine izin vermeyeceğini bildiğinden ameliyatı yapmayacağını söyler. Alex, Kate'e Sawyer'ı öldüreceklerini söyler, aynı şeyi Juliet de söyleyecektir ve bunu engellemenin tek yolu Kate'in Jack'ten Ben'in ameliyatına girmesini istemesidir. Kate bunu ağlayarak yapar ve ameliyatı yaparsan bizi gönderecekler der. Jack ikna olmamıştır ve Kate artık Sawyer'ın öleceğine emindir. John Eko'yu gömerken asasında şu yazıyı okur. "Lift up your eyes and look north John 3:05". Kate kafesten kaçar, Sawyer'ın kafesine gelir ve sevişirler. Jack'in tutulduğu hatchden çıkarak monitörlerin bulunduğu odadan Kate ve Sawyer'ı bu durumda görmesi sağlanır. Kate Sawyer'a onu sevdiğini söylemez. Ben de bu duruma şaşırdığını ve bahis şansı olsa Kate ve Jack'e oynayacağını söyler. Jack bu durumu gördükten sonra ameliyatı yapmaya karar verir, Ben'in son planı tutmuştur. Ameliyata karşılık Jack'e adadan kurtulma sözü verilir. Flashbacklerde Kate'in ne zaman hamilelik testi kullandığı da gösterilir. Kocası Kevin Tampa'da teslim alınan kaçağın iadesi yani Sawyer'ın salıverilmesi üzerinde çalışmaktadır. Kate bütün geçmişini ona anlatır, bir kaçaktır çünkü babasını öldürmüştür. Kocasına onu sevdiğini, ama yanında kalamayacağını söyler, bu söylem aslında bu bölümün sonuna bir göndermedir. *Flashbackler sık sık adada olacak olan olaylara göndermeler yapmaktadır, sanırım asıl amaçta karakterlerin geçmişi değil, bu durumdur* Diğer adada Jack ameliyatla ilgili planını gerçekleştirir ve ameliyatı beklemeye alır, böylece Kate ve Sawyer'ın kaçmalarını sağlayacak ve ameliyatı öyle bitirecektir. Aynı sırada Danny Kate'in gözlerinin önünde Sawyer'ı öldürecektir, Kate ne istersen yaparım diyerek, engel olmaya çalışır ve imdada Jack yetişir, telsizle Kate ile konuşur ve ondan kaçıp kurtulmasını ister, kurtulunca 1. sezon 1. bölümdeki karşılaştıklarında Jack'in ona anlattığı hikayeyi anlatmasını ister. Kate ise ona "I can't live without you" diyerek bu kez sevdiği insanın yanında kalacağını ve bir kaçak olarak yaşamayacağı mesajını izleyenlere verir. Bölümün en can alıcı ve merak uyandıran cümlesini ameliyat sırasında Danny söyler."Shepherd wasn't even on Jacob's list."

3. sezon 7. bölüm Juliet'in flashbackiyle başlar ve bu ilktir, Others olması sebebiyle. Juliet Miami Üni. Tıbbi Araştırma Merkezi'nde çalışmakta ve laboratuvardan kardeşi için aşı çalmaktadır, bu sırada eski kocası Edmund'la karşılaşır. Diğer adada ameliyat esnasında Jack başka bir adada olduğunu öğrenir ve Tom'a Juliet'in kendisinden Ben'i öldürmesini istediğini söyler. Ben narkozun etkisinden kurtulur ve Juliet ile konuşmak ister. Alex Kate ve Sawyer'a bot bulabileceğini ama önce erkek arkadaşı Karl'ı kurtarmaları gerektiğini söyler. Ben Jack'e Juliet'le konuşması için 3 dakika istediğini söyler. Michael Walt'la konuşmak istediğinde de verilen sürenin 3 dakika olması ilginçtir. Juliet halen eski kocasının soyadını kullanmaktadır, bu bir nevi onun etkisi ve kontrolünden çıkamadığının anlamıdır. Mittelos Bioscience isimli bir şirket ona kendileriyle çalışma teklifinde bulunur, sebep ise Juliet'in erkek bir farenin hamile kalmasını sağlamasıdır. 26 yaşında bir kadının uterus röntgenleri ona gösterilir. Bu kişinin kim olduğu bilinmemekte ama Sun'ın hamile olması ile Juliet arasında bir ilişki çıkması da beklenebilir ya da Others'dan biri için bu teklif yapılmaktadır. Juliet teklifi Edmund yüzünden kabul etmez ve ancak otobüsün altında kalsa bunun işi alması için işe yarayacağını söyler. Görüşmeyi yapan kişi daha sonraki bölümlerde Others ekibinde gözükecek olan Richard'dır. Karl 23 no.lu odada "Otomatik Portakal" filmindeki gibi bir beyin yıkama işlemine tabi tutulmaktadır (yüksek ses, tvde anlamsız aslında anlamlı görüntüler, 3 boyut gözlük) ve kurtarıldığında kendinde değildir. Flashbacklere geri döneriz ve Juliet kızkardeşi Rachel'in hamile kalmasını sağlamış ve bu haberi Edmund'la paylaşmıştır. Tam o esnada Edmund'a otobüs çarpar ve Edmund ölür. Diğer adada ameliyat devam ederken Tom Jack'e hatchin patlamasından sonra artık adadan ayrılamadıklarını anlatıyorken, Jack Ben'in bir atardamarını yanlışlıkla keser. Juliet Danny'i, tam o Kate'i vuracak iken öldürür ve Karl, Kate ve Sawyer'in adadan ayrılmalarına izin verir. Jack telsiz ile Kate'yle konuşur ve Kate ağlayarak o hikayeyi anlatır, Sawyer bunu ilk defa duymaktadır ve şaşkın bir ifade belirir yüzünde, bu biraz da Kate'in aslında Jack'in sevdiğine doğru bir yönlendirmedir. Jack Kate'den kendisi için asla tekrar dönmemesi adına söz vermesini ister ama alamaz, Kate çok üzgündür ama gitmek de zorundadır. Juliet sadece Ben'in isteği üzerine Alex'i göndermez. Jack ameliyatı başarıyla gerçekleştirir. Jack'in ameliyat sonrası ne olacağına "They" karar verecektir. Ben ameliyat esnasında Juliet'e de ameliyatı yaptırması karşılığında adadan ayrılabilme sözü vermiştir. Flashbacklerde Juliet tekrardan Richard ve Ethan'la, üstelik de Edmund'un ölü bedeninin bulunduğu odada karşılaşır ve onların Edmund'u öldürdüğünü anlar. Rachel'ın hamile olduğu da kendisine söylenince teklifi korkarak kabul eder. İşin Portland'da olmadığı da ona söylenmiştir.

3. sezon 8. bölüm Desmond'un Claire'i boğulmaktan kurtarmasıyla başlar fakat onu boğulurken göreceği ve duyacağı bir yerde değilken onu kurtarmak için harekete geçmiştir. Artık herşey apaçık ortadadır. "That guy sees the future, dude". Alkollü oldukları bir esnada Charlie Desmond'dan bu olayları nasıl bildiğini anlatmasını ister, anlatmayınca da onu korkaklıkla suçlar ve Desmond bunun üzerine Charlie'yi öldürmeye kalkışır. Bu esnada Desmond'un hatchde 108 dakika dolduğunda neler yaptığını gösteren sahnelere geçilir. Desmond'un anahtarı çevirmeden önceki son sözü "I love you, Penny"dir. Anahtarı çevirdiğinde başından geçen olaylar bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçer. Bu esnada bir sekans yaşanır ve Desmond gözlerini açar ancak geçmiştedir yani flashback izlemekteyizdir. Penny'yle aynı evde yaşamakta, saat 1:08 ve mikrodalga fırın button'ın basılmadan önceki uyarı sesiyle yemeğin piştiğini uyarı olarak vermektedir. Desmond saatteki sayıyı ve bu sesi hatırlamaktadır yani geleceğini görmektedir ve görüş muhtemelen boya yaparken merdivenden düşmesiyle başlamıştır. Penny'nin babası Widmore Labs. ya da Industries'ın sahibi Charles Widmore'un yanına, ondan kızını istemek için gider. Charles'ın odasında "namaste" yazan ve kutup ayısı bulunan bir tablo da gözlerden kaçmaz. Charles bir Maccutcheon viski açar ve onu Desmond'la paylaşmaz, çünkü o bu pahalı içkiye, tıpkı kızına olduğu gibi layık değildir. Desmond oradan ayrılır ve Oasis'ten Wonderwall çalarak para kazanmaya çalışan Charlie'yi görür ve hatırlar. Bu gözünde beliren anlık görüntülerin geçmişte olduğunu düşünür. Ve bugün diyerek Charles'ın ona layık olmadığını söylediğini, kravatını attığını ve Penny'in nerede olduğunu sorduğunu ve sonra da yağmur yağdığını söyler. Hakikaten yağmur yağar, ancak karşılaştığı kişi Penny değil, Charlie'dir. Bu sekansın ne anlama geldiğini hala çözememiş bulunmaktayım. Charlie'nin Desmond tam onun müziğini duyduğunda şarkının şu sözlerini söylemesi de gözlerden kaçmaz. "You're gonna be the one who saves me ?". Desmond zamanda yolculuk yapabildiğini anlar ve bir bilim adamı arkadaşından yardım ister. Zamanda geri gidip hayatını tekrar yaşadığını düşünmektedir, ona bunları bir barda anlatır. O esnada barda 2. sezon ilk bölümde duyduğumuz Desmond'ın hatchde dinlediği şarkı olan "Make Your Own Kind of Music by Mama Cass" şarkısı çalınır, Desomnd duyar ve hatırlamaya başlar. Maçın son dakikasında bir gol olacak ve sonra Jimmy Lennon kapıdan girip barmenin kafasına sopayla vuracaktır. Ancak söyledikleri gerçekleşmez. Bunun üzerine Desmond bunlara bir sünger çeker ve hayatına çekidüzen vermek ister, ilk olarak da Penny'e evlenme teklif edecektir, yüzük bakmak için bir mağazaya girer. Satıcı Ms. Hawking ona beğeceği bir yüzük gösterir ama yüzüğü almayacağını söyler, sonra Desmond'a adını söyler, Penn'ye evlenme teklif etmediğini, kalbini kırdığını bu yüzden babasının düzenleyeceği bir yat yarışına katılacağını, böylece sonraki üç yılını bigisayarlara rakam girmekle geçireceği adaya ulaşacağını söyler(ta ki o güvenlik koruması anahtarını çevirmeye mecbur kalıncaya kadar) Eğer bunları yapmaz ise, herkes ölecektir. Desmond Ms. Hawking'in kendisini bilinçaltı olduğunu düşünür, amacı Penny'yle evlenmesine engel olmaktır. Desmond tekrar sünger çektiği olayların gün yüzüne çıktığını anlayacaktır, Ms. Hawking geleceği görmektedir ve bunu Desmond'a sokakta bir adamı gösterip, adamın bir süre sonra ölmesiyle kanıtlar. Fakat Desmond şaşkındır, neden onu kurtarmamıştır, buna da cevap gecikmez, çünkü evrenin olayların akışını düzeltme yöntemi vardır ve ölen adam bugün kurtarılsa yarın başka bir şekilde ölecektir. Desmonda oradan ayrıldıktan bir süre sonra askeri ilanları görür.(katılacaktır da yat yarışından önce) Penny ile buluşur ve hep yanında sakladığı o meşhur fotoğraf çekilir. Fotoğrafı da hatırlayınca artık bu ilişkiyi sürdüremeyeceği anlar ve bunu parasız olduğu konusuyla bağlamaya çalışarak Penny'e anlatır. Tekrar bara gelir, hata yaptığının o da farkındadır ama bunu seçmemiş, olması gerektiğinin farkına varmıştır sadece. Barda bir gün önce söylediği olaylar gerçekleşir ancak sopayı kafasına yiyen barmen değil kendisi olmuştur. Ve sekans sona erer. Desmond tekrar anahtar çevirme sahnesine döner ki, burada da hatchin patlamasıyla havaya uçmuş ve muhtemelen kafasını yere vurarak tekrar geleceği görme yetisine kavuşmuşturr. Sekans dışı zamanlarda ise bu yeteneğinden yoksun yaşamıştır. Tekrar adadadır, fotoğrafı görür ve tekrar dönmek ister çünkü bu kez aynı hatayı yapmayacaktır ama şimdilik bu mümkün değildir. Charlie'ye Claire'ı değil onu kurtardığını hem de bunu 2 defa yaptığını ancak evrenin olayların akışını düzeltme yöntemi vardır diyerek de bilinçaltına gönderme yapar, ona öleceğini söyler.

3. sezon 9. bölüm Kate'in Jack'ten vazgeçmediğini Sawyer'a söylemesiyle başlar. Ancak şimdilik Sawyer'ın emirlerini yerine getirmeye mecbur kalacaktır ve bundan rahatsızdır. Sawyer artık Kate'in kime aşık olduğu konusunda ciddi şüpheler içindedir. Kanoda Karl beyin yıkama seansında duyduğu şu cümleyi "god loves you as he loves jacob" diyerek kurtulmalarına şükretmeleri gerektiğini bildirir. Ancak aynı cümle Jacob'ı peygamber değil de, listeyi yapan kişi olduğunu düşündüğünüzde muhtemelen farklı anlamlar da içerebilir ya da bu bir Lostseverin teori manyağı olduğunun göstergelerinden biridir. Jack'in Tayland günlerinden flashbackleriyle bölüm devam eder. Jack burada dövme yapan Achara isimli bir kadınla tanışır. Karl adaya çıkınca sorulan bazı sorulara cevap verir, bu adada yaşamaktadırlar ve iş için diğer adaya geçmektedirler, kaçırdıkları insanlara daha iyi bir hayat verdiklerini de belirtir. Diğer adada Jack'ten dikişleri temizlemesini isterler, çünkü Ben'in dikişleri iltihaplanmıştır ve bu isteğin yöntemi Juliet'in Danny'i vurmasından dolayı başının dertte olmasıdır. Juliet bunun kişisel bir istek olduğunu söyler. Jack kabul etmez. Isabel, çağrılan şekliyle Şerif, Juliet'i Danny'den dolayı yargılamaktadır ve Jack'e konuyla ilgili sorular sorar. Jack, Juliet'in kendisinden Ben'i öldürmesini istemediğini söyler ancak Isabel bunun bir yalan olduğunu bildiğini ve neden Juliet'i savunduğunu Jack'e sorar. Jack kafesine dönmüştür ve tanımadığı insanlar onunla konuşmak istemektedir. İçlerinde uçağın hostesi Cindy ve kaçırılan çocuklar da vardır ama Jack beklediği yanıtları onlardan da alamaz. Bu insanlar Juliet'in mahkemesini izlemek için gelmişlerdir. Alex Jack'e neden babası Ben'i kurtarmak istediğini sorar. Jack dikişleri temizlemesine karşılık, Ben'den Juliet'in yargılanmasını engellemesini ister. Flashbacklerde Jack'in o sıralar dövmelerinin olmadığını görürüz. Achara'nın ona dövme yapmasını ister ancak Achara dövme yapmadığını, insanların ne olduğunu görebildiğini ve "it's not decoration, it's definition" diyerek durumu anlatır. Onları markalamaktadır ama Jack'e dövme yapmak istemez, çünkü o yabancıdır, onlardan biri değildir, yapmasına izni olmadığını söyler. Jack'e bir lider, büyük bir adam olduğunu ve bunun onu yalnız ve korku dolu ve kızgın yaptığını anlatır. Jack bunları dövme olarak yapmasını ister ama Achara bunun insanlarına karşı gelmek olduğunu belirtir ve sonuçlarının olacağına Jack'e anlatır, Jack inatçı bir kişiliktir, dövmelerini yaptırır ve dövmelerin ne zaman ve nerede yapıldığına dair cevaplar alsak da, karşımıza Tayland'da neler dönüyor, bu dövme olayının gizemi nedir gibi başka bir çok soruya da yelken açmamızı sağlar. Jack dövme olayı yüzünden dayak yer ve ülkeden uzaklaşmak zorunda kalır. Juliet de adada Danny olayından ötürü damgalanmıştır ve Jack bunu görür. Aslında bu olayın diğer damgalanma olayıyla yüzeysel de olsa bir ilişkisi vardır ancak çıkaramadığımı belirtmeliyim. Juliet yargılamadan kurtardığı için Jack'e Ben'in kendisine de söz verdiğini anlatır. Sawyer artık herşeyin farkındadır, Kate öleceğini bildiği için onunla sevişmiştir ve Jack için vicdan azabı çekmektedir. Sawyer'in söylemiyle, aslında izleyiciye yapılan bir göndermedir diye düşünüyorum, Jack-Kate-Sawyer aşk üçgeni çözümlenmiştir. Isabel diğer adaya geçmeden önce toplanılan sahilde Jack'e dövmelerinde ne yazdığını okur. "He walks amongs us, but he is not one of us" Sanırım bu da Jack'in Others'la olan ilişkisine dair bir göndermedir. Ancak Jack bu yazan, anlatılan değil diyerek geleceğe dair de ipuçları vermiştir kanımca.

3. sezon 10. bölüm Hurley'in çocukluk flashbackiyle başlar. Babası Hurley'e umutlu olmanın aptalca birşey olmadığını ve kendi talihini kendin yaratman gerektiğini araba tamiri esnasında anlatır ancak sonra evden kaçar ve bir daha dönmez. Vincent bir anahtar bulur, bu Hurley'in umuda yolcululuğunun başlangıcıdır. Flashbacklerde Hurley'in çevresinde çok absürd talihsizlikler gelmeye devam eder. Adada ise Hurley bir Dharma minibüsü bulur, Roger'ın cesedi de içindedir, muhtemelen Roger'ın flashbacki bir gün gösterilecektir, minibüsü çalıştırmak için yola koyulur. Kate ve Sawyer kampa döner. Hurley'in babası flashbacklerde eve geri dönmüştür, Hurley sebebin para olduğuna inanır. Hurley evden ayrılır ve Avustralya'ya doğru yol alır. Adada ise Charlie ve Hurley "Victory or Dead" için beraber minibüse binip yokuş aşağı kayalara doğru ilerlerler, son anda minibüs çalışır ve eğlenceli dakikalar başlar Sawyer, Jin ve onlar için. Minibüsün teybinde çalan şarkı da bir o kadar anlamlıdır. "On the road to Shambala Everyone is lucky". Kate Jack'i bulmak adına Others'ın evlerinin olduğu yere gitmek için yola koyulur, o sırada John Locke ve Sayid'e rastlar. John nereye gideceklerini bildiğini, bunu Eko'nun asasında gördüğünü söyler. Kate aslında Danielle'den yardım istemeye gelmiştir, çünkü Alex, kızı, Others'ın elindedir. Burada farklı teoriler olmakla birlikte Ben'in Alex'i Danielle'dan kaçırdığı bana en mantıksal gelendir, yani öz babası değildir.

3. sezon 11. bölüm John, Sayid, Kate ve Danielle, tek gözlü adamın yaşadığı yeri bulurlar. Evin üzerinde bir uydu vardır ve girişte de bir at beklemektedir. Sayid'in flashbacki devreye girer, usta bir aşçı olan Sayid, başka bir restoran sahibi tarafından yanında çalıştırılmak istenmektedir ama bunun sebebi iş değil, geçmişle hesaplaşmaktır. Adada Sayid, tek gözü kapalı adam tarafından vurulur. Sayid durumunu anlatınca adam adının Mikhail Bukanin ve Dharma Initive'in yaşayan son üyesi olduğunu söyler. Others'la bir anlaşma yapmış, sınırı geçmemesi karşılığında yaşamasına Others tarafından izin verilmiştir. Anlattıklarına göre 11 yıl önce gazete ilanıyla Dharma'ya, dünyayı kurtarmak için başvurmuş, iletişim konularında uzman birisidir. Kaldığı yer de "Flame" olarak adlandırılan bir hatchdir ve dış dünyayla iletişim kurma amaçlıdır ancak çalışmamaktadır. Flashbackde ise Sayid, geçmişte işkence yaptığı bir kadının kocası tarafından, yani restoran sahibi tarafından, yakalanır ve işkenceye maruz kalır, amaç ona bu kadına işkence yaptığını itiraf ettirmektir. Mikhail adaya denizaltıyla gelmiştir, bu istasyon onunla da iletişimi sağlamaktadır. Sayid, bu onun karakter özelliğidir, Mikhail'in yalanlar söylediğinin farkındadır, asker olmasının bir getirisi olarak da evde yalnız olmadıklarını düşünmektedir, bunu da at ile açıklar. Flashbackte Sayid geçmişini restoran sahibine anlatır ancak karısına işkence yaptığı kısmını ısrarla kabul etmez fakat kadın o olduğundan emindir. İtiraf etmez ise Sayid, ölecektir. Adada Sayid askeri yeteneklerini göstermeye devam eder, tıpkı flashbackteki kediye benzeyen Nadya, Sayid'in sevdiğinin de ismidir, halının altında birşeyler varmış gibi halıyı çekmeye çalışmış ve bu Sayid'in gözünden kaçmamıştır. Evin bir bodrum kısmı vardır ve Ms. Clue orada yakalanacaktır. Hatch, C4 lerle doludur ve bilgisayara, santraç oyununu kazandıktan sonra 77 numarası girilirse, düşman saldırısı olduğu düşünülüp patlatılacaktır. Bilgisayarda görünen kişi oryantasyonlarda görünen kişi yani Dr. Marvin Candledir. Bir oryantasyonda farklı bir isim de kullanmıştır. Mikhail de John'ı yakalamıştır, Ms. Glue, Mikhail'den takas değil kendisini öldürmesini ister ve Ms. Glue ölür. Sayid bir harita bulmuştur ve harita yuvanın yerini göstermektedir. Flashbacklere geri döneriz, işkence edilen kadın Sayid'e, kediyi neden affettiğini anlatarak, kendisini de affedeceğini ancak itiraf etmesi gerektiğini, saygı istediğini belirtir. Sayid konuşur, pişmandır, üzgündür. Kadın onu affeder ve bunu da kediye bağlar. Adada ise bu flashbacke gönderme yaparcasına Sayid, Mikhail'i öldürmez. Hatch patlar ve oradan uzaklaşılır.

3. sezon 12. bölüm Claire'in flashbackiyle başlar. Annesiyle birlikte bir trafik kazası geçirir ve anne ancak makinelere bağlı olarak yaşayabilmektedir. Adada ise Mikhail olayları anlatmaya başlar, iletişim de ciddi sorunlar vardır sebebi ise elektromanyetik dalgalanma yani hatchin patlamasıdır ve bunları anlayamayacaklarını onlara söyler, bunun sebebi ise Jacob'ın listesinde olmamalarıdır ve bunun sebepleri vardır. Mikhail kazadan kalanlar hakkında herşeyi bilmektedir ve onlara anlatır, tam John Locke'ın felç olduğunu söyleyecektir ki, lafı kesilir. John Locke durumu farkeder. Ekip aranan yere gelmiştir ancak güvenlik amacıyla aralarından geçenlere elektrik veren bir direk mekanizmasıyla karşı karşıyadırlar. Bu bir tuzaktır. John Locke hem deneme hem de artık sırrıyla ölmesi gerektiğine inandığından Mikhail'i direklerin arasına atar, Mikhail ölür, sistem çalışmaktadır. John'ın C4 lerden de haberi vardır ve yanına almıştır, yani hatchin patlamasını, dış dünyayla iletişimin kesilmesini istemiştir. Bu onun adada kalmasını sağlayacak, adanın gizemini ve gücünü devam ettirecek ve felçli olarak yaşamayacaktır. Flashbackte Jack'in babası Christian Shephard'ın Claire'in da babası olduğu ortaya çıkar. Bir teori daha doğrulanır. Claire babasının adını bile öğrenmek istemez, sebep annesinin bu şekilde yaşamasının anlamsız olduğu fikridir. Adada Desmond yine Charlie'yi kurtarmıştır ve bunu Claire'e anlatır. Claire, annesiyle kazayı yapmadan önce onunla çok kötü bir biçimde ayrılmıştır, ona onu sevmediğini hatta nefret ettiğini söylemiştir. Adada Claire bir not yazarak işaretlenmiş kuşlara notu bağlar. Kuşlar muhtemelen yuvaya gitmektedir. Kate ve ekip yuvaya gelir, Jack'i Tom'la amerikan futbolu oynarken görürler.

3. sezon 13. bölümde Jack, Juliet, Tom oyuna devam ederler, Kate buna şaşırır ve Jack'e birşeyler yaptıklarını düşünür ancak John Locke Jack'i iyi tanıdığını gösterir ve bunu yaptıysa mantıklı bir sebebi vardır der. John Locke'ın flashbacklerine döneriz. Evinde Nikki'in oynadığı(bir sonraki bölüm göreceğiz) bir filmi izleyen John Locke'ın ziyaretine bir çocuk, Peter Talbot gelir. Anthony Cooper John'ın babası yine bir "con" çevirmektedir ve bu sefer iş çok büyüktür. Çocuğun annesinin ciddi bir serveti vardır ve John'ın babasıyla evlenmek üzeredir. Peter bunu John'a anlatır. Adada ise Kate ve Sayid yuvada yakalanırlar. John Locke ise büyük düşünerek Ben'i bulmaya gider ve bulur, ondan denizaltıyı ister. Ben Tom'dan Tallahassee"li adamı getirmesini ister. Flashbackde John babasıyla buluşur ve evlenmemesini ister yoksa gerçekleri Peter'in annesine anlatacaktır. Babası evlenmemeyi kabul eder. John Locke denizaltıyı yokedecektir, Ben bunu anlar ve onu yoketmesi için yönlendirir. Çünkü denizaltı yarın Jack ve juliet'i götürecek, ayrıca Others'ın burada sonsuza dek kalması için de aracı olacaktır. Kate ile Jack arasında duygusal sahneler yaşanır. Jack Kate'e gitmesine izin verdiklerini söyler, Kate onlara inanmaması gerektiğini söylediğinde ise, bunu Sawyer'ın kurtulması için kendisinin ona söylediğini belirtir, Kate Jack'in Sawyer'la sevişmesini öğrendiğini anlar ve ona Others'ın ne söylediğini sorar, o sırada Juliet gelir, konuşma kesilir, Kate çok üzgündür, Jack keşke benim için dönmeseydin der ama sonunda da senin için ben geri döneceğim diye de ekler. Flashbacklerde Peter ölmüştür ve John'ın adresi cebinde bulunmuştur. Aile 200 milyon dolar servete sahiptir ve John Locke artık babasıyla bu işi çözmek zorundadır. Adada ise John ile Ben arasında inanılmaz diyaloglar yaşanır. Ben'in John'ın adaya düştükten sonra yürüme anındaki hislerini sorarken, John aslında onun düşündüğünün kendisinin neden iyileşmediği olduğunu anlar. Ben cevapta gecikmez, o da John'ın hastalığın iyileşme sürecinin ortadan kalkmasından korktuğunu bilmektedir. Bu adayı terkedince tekerli sandalyeye geri döneceğini bildiğini, bu yüzden denizaltıyı yoketmeyi düşündüğünü söyler. Sayid Alex'e annesine benzediğini ve onun ölmediğini söyler. Ben ısrarla denizaltıyı patlatmasının doğuracağı sonuçların önemli etkileri olacağını John'a anlatır. Denizaltı buradan ayrılabileceklerine dair bir aldanmadır. Ben pek çok kişinin adada doğmadığını asker olarak buraya getirildiğini ve gerekli olduğunda adadan ayrılabilmeleri gerektiğini de bilmeleri adına denizaltıyı patlatmaması gerektiğini söyler aslında bu bir yanılgıdır. Ekibinin adaya tam bağımlı olmadığını fakat John'ın tam bir bağımlılık gösterdiğini söyler. Ona görmek isteyeceği birşey göstereceğini, bir kutu hayal etmesini, içinde ne hayal ederse o olacağını bilmesini ister. John Locke kutudan denizaltı çıkmasını hayal edebilirsin diyerek, tamamen yönlendirildiğini bizlere kanıtlar. John tarihi nutuğunu atacaktır. "Because you're cheating! You and your people! You communicate with the outside world whenever you please. You use electricity and running water. You have guns. You're a hypocrite! You don't deserve to be on this island. If you had any idea what this place really was, you wouldn't be putting chicken in your refrigerator." Ben cevap verir ama nafile "You've been here 80 days, John, I've been here my entire life. So how is it that you think you know this island better than I do?" John son sözünü söylememiştir "Because, you're in the wheelchair and I'm not." Ben son olarak Jack'le bir anlaşma yaptığını ve bir saat içinde denizaltıyla gideceğini ve elektromagnetik dalgalanmadan dolayı adanın bulunamayacağını, denizaltı olsa da olmasa da, Jack'in tek yönlü bir yolculuk yapacağını bilmesini ister. Evden çıkışta Alex babasının yönlerdirme gücünün yüksek olduğunu John'a anlatır ancak bu da John'ı durduramayacaktır. Jack ve Juliet son bir veda için Ben'e uğrar. Jack Ben'den arkadaşlarını bırakmasını ister. Arkadaşların seni, sense kendini kurtarmaya çalışıyorsun, onları tutmanın bir anlamı olmadığını söyleyerek söz verir. John Locke yakalanır, denizaltı patlamıştır. Flashbacke geri döneriz, John babasının Peter'ı öldürdüğünü düşünmektedir, bunu söyler ve babasından neden sözünü tutmadığının hesabını sorar. Anthony "I'm a conman, not a murderer" der, ayrıca kadının evliliği Peter'in ölümünden dolayı ertelediğini isterse bunu arayıp sorabileceğini belirtir. John Locke telefonu aldığında ise, onu 8. kattan aşağı itmiştir. John Locke'ın nasıl felç olduğu sorusu da böylece açıklığa kavuşmuştur. Juliet'i adaya gelmeye ikna eden Richard adada gözükür. Ben John'la konuşmaya gelmiştir. John Ben'in tüm bunları istediğini anlamış fakat iş işten geçmiştir. Ben John'ın hayalini gerçekleştirdiğini çünkü hem Jack'e hem de insanlarına verdiği sözü aslında tuttuğunu, ama asıl istediğinin de sözleri tutmamak olduğunu John'a söyler. Ben John'a sihirli kutuda ne olduğunu gösterecektir. Ben odaya doğru ilerlerken John'a öz babasının onu öldürmeye çalışmasının psikolojik olarak onu nasıl etkilediğini sorar. John'ın denizaltıyı yoketme sebebi, babasından korkması ve onun olamayacağı tek yerin de bu ada olmasıdır. Ben John'a adayla bir ortaklığı olduğunu ve bu sebeple çok önemli birisi haline geldiğini söyler. Zamanla olayları anlayacağını ve bu sebeple de ona yardım etmesi gerektiğini söyler çünkü kendisi tekerlekli sandalyede John değildir. Kutudan John'ın babası çıkar. Anthony'in Sawyer olduğuna dair teoriler de kanımca doğrudur. Sürekli hem James Ford'da hem de Anthony'de con kelimesini ısrarla kullanmak sanırım bu amaca yöneliktir.

Şimdi gelelim akıllarda kalan sorulara. Pek çok soruya bölümlerde neler olduğunu anlatırken cevap bulduk ama hala cevaplanmayan sorular ve yenileri var.

Others ekibinin ne olduklarına dair hala tam bir tanımlama yer almadı. Mikhail'in konuşmalarından ortaya çıkan sonuçlar da var, Jack'in durumu özümsemesinden ortaya çıkan sonuçlar da var, Ben'in John'a anlattıklarından ortaya çıkan sonuçlar da var, ancak hala muamma, adaya neden getirildikleri hala belli değil, Jacob hakkında hala bir bilgi yok, sadece Ben'in de üstü olduğu anlaşıldı.

Michael ve Walt'un nerede oldukları belli değil.

Libby'in geçmişi hakkında yeni bilgiler daha gösterilmedi.

Sezon 2'nin finalinde Penny'ye çalışan kişiler adanın yerini tespit etmişlerdi ancak bir ilerleme kaydedilemedi.

Danielle ve Ben arasındaki geçmiş sanırım anlatılacaktır.

Desmond'a yüzük satmayan kadın Ms. Hawking gerçek midir, bilnçaltı mıdır, Desmond'un olduğu o sekanslarda kafalarda oluşan sorular da var haliyle. Penny yerine Charlie olması, ne anlama gelmekte, Penny'in babasının Dharma ile ilişkisi nedir ?

Blacksmoke artık net görüldü, ne yapabileceği de görüldü ancak bu mekanizma nasıl çalışıyor ve aslında adada olmayan ama gözüken hayali ya da gerçek insanların Blacksmoke ile ilişkisi nedir. Yemi'nin gerçek Yemi olmadığını söylerken bunu kastetme olasılığı yüksek.

Rüyalar kısmında da bir açıklık yok. Bu bir deneyin ürünü mü yoksa yine Blacksmoke bağlantılı birşeyler mi çıkacak.

Medyumu hala unutmadık, hem Rose'a hem de Claire bakan 2 farklı medyum vardı.

Hatch patlamasından sonra adada artık hiçbirşey eskisi gibi olmayacak mesajı veriliyor. İletişim koptu, denizaltı yok, ada artık bulunamaz gibi bir imaj çizildi, bu ne kadar doğru ?

Tayland'da neler oldu, kim bu dövme işiyle uğraşan insanlar, Dharma ile ne ilgileri var ?

Sayıların ve adanın gücü dizinin 6. sezonuna kadar çözülemeyecektir muhtemelen.

7 Nisan 2007

A. Eren Loğoğlu