05 Mart 2014
04 Mart 2014
Hoşça kal Puyol
Puyol'un serbest kalma tazminatı son zamanlar hiç değişmedi, 10 milyon Euro. Miktar aslında ona değer biçilemeyeceğini sembolize ediyor. Endüstriyel futbol çarklarının içinde Puyol'un hikayesi bir direniş gibiydi. (Galatasaray'ın şu anki kaptanının adının Emin Bülent olması) Carles Puyol; adını kulübün kurucularından birinden almıştı. Katalan ve kaptan, La Masia'dan, Barça'nın ete kemiğe bürünmüş hali, ruhani lider. Hatırlıyor musunuz 2011 Aralık'ta Bernabeu'de Mourinho'ya karşı 1-3 kazanılan maçta daha en başında Valdes'in büyük hatasıyla geriye düşen takımı iki ellerini yana açarak ateşlemesini, yaptığı kısa motivasyon konuşmasını? Betis oyuncusu Miki Roque 2011 ŞL finalinden bir hafta kadar önce kanser sebebiyle operasyon geçirmiş ve Puyol kupayı onun için de kazanmıştı. Puyol, Wembley'de zafer sonrası Roque'a adadığını söylemişti kupayı. Roque'un tedavi masrafını Betis karşılayamayınca Pep ve Puyol hastanenin operasyona ikna olması için yardım etmişti. La Liga şampiyonluğundan sonra Camp Nou'da yapılan kutlamaya "Anims Miki" yazan tişörtüyle katılmıştı Puyol. Veya 2012 Kral Kupası finalinde Athletic Bilbao'yu geçtiğinde bir elinde Katalunya diğer elinde Bask Ülkesi bayrağı vardı. Puyol farklıydı. 2010 Dünya Kupası kazandıktan sonra da Xavi ile benzer bir poz vermişlerdi dünyaya. O Kral Kupası finali sonu Athletic taraftarı 8 yaşındaki Ibai ve Barça kaptanı Puyol yan yana gelmişti. Bask Ülkesi bayrağı, Puyol madalyasını almak için Athletic taraftarları arasından geçip merdivenlerden çıkarken ona uzatıldı. Puyol'u çimlerde bayrakla gören Ibai heyecanlandı ama sonra bayrağını özleyip ağlamaya başladı. Çocuk ve babası otobüse gitti. Bask Ülkesi bayrağını -kendisine yakışır şekilde- saklamıştı Puyol ve çocuğa teslim edip sarıldı, fotoğraf çektirdi onunla. Ibai için artık asla bir rakip değil arkadaş gibi hatırlanacaktı. Bu yüzden Barça kaptanlığı en çok Puyol'a yakıştı, Guardiola ardından. Puyol öyle bir adamdı ki kariyerinin son dönemlerinde kupa kaldırma seromonilerinde sırasını Xavi'ye devretme mütevaziliğini bile gösterdi. Kanser sebebiyle uzun süre futboldan uzak kalan Abidal'e en büyük onuru bıraktığında Puyol bir kaptandan daha ötesiydi. Rayo karşısında 0-6 öndeyken Thiago ve Alves'in gol sevinci dansını kesen adam Puyol'du. Sinirlenmiş ve onları uyarmıştı. Pique'nin hakeme göstermeye çalıştığı çakmağı, elinden alıp atandı. Yedek kulübesinde herkes sımsıkı battaniyelere sarılırken üşümeyendi. Saygınlık uyandırırdı her hareketi. 2008-10 arası 57 maç üst üste Puyol'un olduğu maçlarda Barça kaybetmedi. (Inter 1-3) Şubat 2012'de 2-2 biten ve Real Madrid'in elendiği Kral Kupası maçının ardından olay çıkmasın diye tünelin önünde bekleyen adamdı Puyol. Ya da tarihin en güzel maçında Kasım 2010'da 5-0 yenilirken Mou'nun Madrid'i, Messi'ye insanlık dışı bir hareket yapan Ramos'un üstüne yürüyendi. Yere düşmüştü ama o bunu umursamaz. Yüzündeki ifade ve takım arkadaşının kıçına vurmasındaki tutku görevimi yaptım kırmızı kart gördü anlamına gelir. 5 numaralı formasıyla Puyol. Vücudum izin verene kadar mücadele edeceğim Madrid'e karşı diyordu maçtan önce. İspanya İç Savaşı'nda falanjistlere karşı Barselona'da direnen enternasyonel tugaylardan birinin askeriydi. Kalesini ölesiye savunmuştu yine. Maç sonu Madridistaları teselli eden Puyol politik meseleye bakışını ise şöyle izah eder: "Bakın, ben bir Katalanım, Barça taraftarıyım ama İspanya için oynamakla da gurur duyuyorum. Benim oynamamı istedikleri sürece de gitmeye devam edeceğim. Siyaset ve tarihi birbirinden ayırıyorum. Siyasete hiçbir zaman eğilimim olmadı. Ben bir futbol sevdalısıyım, çok şanslıyım ki işim için servet niteliğinde paralar kazanıyorum, kalbimin çarptığı kulüp ve dünya şampiyonu bir ulusal takım için oynuyorum. Bu bir cümbüş." Üst üste 11 El Clasico kaybetmeyen stoperdi Puyol. Xavi-Iniesta-Messi'nin son üçe kalıp Leo'nun seçildiği Altın Top'u ona taşıyandı çimlerin üzerinde. Ya da tören öncesi başkanın kravatını düzelten bir arkadaştı. Pujol Kastilyanca, Puyol Katalanca yazılışı aynı ismin. Real Madrid, Santiago Bernabeu'deki maçlarda dağıtılan takım listelerinde Carles Puyol'un ismini Pujol olarak yazar. Bunu bilen, ona göre davranandı Carles. 2-6 biten efsanevi maçta Bernabeu’de golü atıp kolundaki Katalunya bayrağını çıkarıp tribünlere sallayandı.
22 Ağustos 2010. Maç bitti, kupa seremonisi yapılacak, gözler Puyol'u arıyor, ilk 11'de değildi, oyuna da girmedi kenardan. Kaptan, eşofmanı çıkardı önce, sonra Xavi geldi yanına, bandı verdi asıl sahibine, hani maç bitmemiş de uzatmalarda kaptanlık yapacakmış gibi aldı senyerayı Puyol, özenle ve ciddiyetle koluna takıverdi. Bunlar kupayı kaldırmak için yaptığı hazırlıklardı, işini ne kadar önemsediğini, verilmesi gereken mesajın, gelecek nesillere aktarılması gereken arşivin ne olacağını düşünecek kadar bilinçliydi. Puyol kadroda olmasa o gün, barda izlese maçı, hani senaryo bu ya, maç sonunda kupa seremonisi için ararlar telefonla mutlaka, “Kaptan, bir taksi çevir de Camp Nou'a gel hemen, kaldırılması gereken bir kupa var” diye. 2008 Avrupa Şampiyonası kazanan İspanya’nın temel parçasıydı. İspanya'nın Dünya Kupası'nı kazanmasını ölümsüzleştireceği şampiyonluk karesine -Casillas'ın kupayı kaldırdığı an- Puyol'un bilinçli olarak girmemesi, vicdanını rahatlatmaya çalışmasından ve Katalan kimliğine karşı sonsuzluğa uzanan bir argüman oluşmasını istememesinden başka bir şey değildi. FC Barcelona'da kupaları gururla kaldıran ve tarihi kareleri sunan adam değildi Güney Afrika'da. Hierro ve Raul'u kaptan seçenlerin, Real Madrid'i destekleyenlerin, İspanyol milliyetçilerinin tercihi Casillas idi. Puyol doğru zamanı bekledi. Kupa Puyol'a gelecekti, getirilecekti, Katalanların lideriydi o, öyle de oldu. Robben’in dengesini bozup karşı karşıya gol atmasını engellendiğinde dokunmuştu kupaya. Ya da yarı finalde kilidi açan maçta Almanya’ya attığı klasik kafa gollerinden birinde. Madrid merkezli AS’ın manşeti onun yüzünden yarı Katalancaydı. (Visca Espana Viva değil) Kraliçeyi soyunma odasında havluyla yarı çıplak karşılayandı.
1995 Puyol 17 yaşında La Masia'ya gelir. 1999 Puyol 21 yaşında ilk maçına çıkar. 2004 Puyol kaptanlığa yükselir. Puyol, ilk çıktığında sağ bek idi, sert oynayan, pas verebilen ama topla ilerleyemeyen, boyu kısa olduğundan merkez savunma görevi alamaz denilen, mücadele gücü yüksek, vasat bir savunmacıydı, yine de umut vadediyordu. Şu andaysa futbol tarihinin en önemli savunmacılarından biri olarak bitiriyor kariyerini. La Masia'da yetişen gençlerin sadece saçlarını Puyol gibi uzatarak ona özenmediklerini biliyoruz, damarlarında yaşıyorlar Puyol olabilmeyi, 4 kırmızı şerit ve sarı renkten oluşan Katalan Bayrağını kaptanlık bandı olarak taşıyabilmeyi, Camp Nou'ya çıkabilmeyi. Önce hayal ediyorlar. Sonra. Sonra belki şanslı olup gerçekleştirirler bunu. Ama önce Puyol olmayı hayal ediyorlar, en önemlisi.
Amerikalı bir gazeteci Puyol'un heykelinin bir gün Plaça de Catalunya meydanına dikileceğini yazdı. Umarım saçlarını hiç kestirmez ve heavy-metal görünümüyle Katalan rüzgarında sürekli dans edecek diyor onun için. Puyol'dan: "Barça logosunun kalbime yakın olduğu bir kıyafet giyince kendimi çok iyi hissediyorum."
02 Şubat 2014
Elini Kalbine Koy. E v e t A b i . . . Felipe Melo 100. Maçında

Ona olan sevgimi, güvenimi, inancımı anlatmak için, 100 maç özelinde, geldiği günden bu zamana onun hakkında attığım -en çok onu yazmışım- tweetlerden derlediğim bi’ acayip Melo yazısı. Başından sonuna.
12 Dec 2013
3) Yabancı alıyorsan Muslera Eboue Melo Sneijder Drogba seviyesi olsun, yoksa bulaşma. Terry Rio gibi stoper, uçak sol bek bul. Kurcalama.
28 Nov 2013
Son üç Saraçoğlu maçı: 2-1 Muslera EE Semih G Zan Riera Melo 0-0 Muslera EE Semih Ujfa H Balta Melo 2-2 Muslera EE Semih Ujfa H Balta Melo.
3 Nov 2013
Melo'nun Beşiktaş'tan fazla ceza alma -maç- olasılığı bile ülke futbol adalet sisteminin (kirli) ne denli rezil boyuta ulaştığına işaret.
23 Sep 2013
Yalnız derbilerde avantaj dediğimiz Melo'nun tek hareketiyle BJK'nin şampiyonluk şansını sıfıra yakınsaması garip oldu. Adam hakkaten özel.
Melo forma göstermesi karşı tribünü galeyana getirmez, külliyen yalan. Her derbi böyle müdahale tahrik olur. Hakem fazlasıyla ceza da kesti.
22 Sep 2013
Muslera Melo Sneijder Drogba ayarında -top class- bi' stoper ve bek eklemesi yapmadığımızdan bizden iyi takımlara karşı sorun yaşayacaktık.
17 Sep 2013
2 Sep 2013
Birçok oyuncunun adının anılması -Muslera Sneijder- gerek kupa zaferinde ama yalvarma derecesinde istedim diye söylemiyorum #3 başkaydı.
Melo = zorluk derecesi yüksek maç kazanma. Kırılma anı; Emre'den topu çalıp Alves'e faul yaptırarak oyundan attırması, hakeme işaret. Özet.
12 Aug 2013
Melo kalmak zorunda derken asla Galatasaraylılık mesajı verilmedi. Verilemez de. Teknik taktik psikolojik avantajlar konuldu ortaya. Yeter.
Bu sezon kötü performans sergilerse Melo mesele B Korkmaz üzerinden Arda'ya kadar uzanmasın, beklentisiz. (Efsane olmak istiyorum dese de)
Melo'nun sözleri taraftarın gönlüne hitap etse de aksi yöne çekilebilir; özellikle tribüne oynama iddiası üzerinden, yanlış olur kanaatim.
İki seneden fazla aynı takımda kalma, takımdaki bir başka oyuncuya hakkı teslim etme, kişisel antrenör ve Bülent Korkmazlık, güzel açıklama.
20 Jul 2013
Seni sevmeyen ölsün, ölsün. :) | @_FelipeMelo_"I go where everybody has always made me feel loved!!"
17 Jul 2013
Hasan Şaş "tercihimizi Melo'dan yana kullandık, tecrübesi ve takıma uyumu nedeniyle Wellington'un önünde" diyerek malumu ilam etmiş.
15 Jul 2013
Milliyet'in Melo haberindeki art niyet -sosyal medyada tribüne oynuyor- bile transferin gerçekleşme zorunluluğuna malzeme. Yıpratma.
10 Jul 2013
A. Dürüst & A. Albayrak ayrılmasıyla yalnızlaşan F. Terim yanına Melo tutulmamasıyla yalnızlaşacak S. İnan da eklenirse işler çok zorlaşır.
Melo ve Umut bonservisi al, Alper Potuk transfer et, Riera'dan iyi sol bek ve tecrübeli uzun boylu stoper bul. Gerisi rotasyona ekstra.
9 Jul 2013
Melo'nun basit bir "top çalan ön libero" kavramından öte bir saha içi karakter ve orta saha oyuncusu olduğunun farkında mıyız?
Melo'nun teknik fiziksel özellikleri geçelim. (Daha iyisi var mutlaka) Takım taraftara psikoloji yoluyla enjekte ettiği öz güven bulunur mu?
3/3 | Melo: dikine hızlı ilk pas ile atak başlangıcı, topla ilerleme, diyagonal pas ile hücum genişletme, yumuşak bilek ile adam eksiltme.
2/3 | Melo: kaleci ve stoperden top alıp savunma rahatlatma, geri pas hatası yapmama, topu kolay saklama, tek hat üzerinde rakip karşılama.
1/3 | Melo: Üçüncü stoper, hava topu, duran toplar, kayarak temiz top kazanma, az faul, interception, yerini kaybetmeme, pozisyon bilgisi.
Sorumluluktan kaçtığını gördünüz mü Melo'nun? Eldiveni giyip kaleye geçmedi mi? En kritik anda penaltı kullanmaktan imtina ettiği oldu mu?
Nerede nasıl, koşulu iyi etüd edip hakem/oyuncu/taraftar üçgeninde ne yapması gerektiğini -kart istek zamanlama vb- Melo kadar bilen var mı?
Taraftar gözünü boyama çekilebilecek hareketleri baz almadan hırslı agresif isyancı ruhunun takıma sirayet ettiğini nasıl görmezden geliriz?
Son iki sezon derbilerdeki psikolojik üstünlüğün saha içindeki ana sebebi Melo değil mi? Maçı oynarken yaşıyor, müdahale ediyordu kadere.
"Galatasaray Şampiyon" diyerek ağlamasını Melo'nun ve formasını Fener tribünlerine göstermesinin altında yatan samimiyeti atlayabilir miyiz?
Melo'nun kaptan Ujfalusi'yi rakiplerden kaçırdığını, Kadıköy'de bütün maç üzerine oynanırken soğukkanlı kalabilmesini nasıl unuturuz?
Riera kavga ve tükürmemeyi kenara koyuyorum -takım şampiyon olup üstesinden geldi- Melo'nun özellikleri yanı ayrı bi' futbol kimliği var.
Maça hükmetme için en kritik bölge orta sahada Selçuk ile iki senede kurulan -neredeyse 80 maç- uyumunu nasıl göz ardı ederiz Melo'nun?
İlk şampiyonluktan ikincisine performansını taşıyan beş oyuncu var kadromuzda: Selçuk İnan, Muslera, Melo, Semih Kaya ve Eboue. Korumalısın.
Wellington, Melo'dan daha iyi, yetenekli olabilir ya da büyük potansiyel içermektedir. Mesele oyuncu karşılaştırma değil ki, hiç olmadı!
7 Jul 2013
Melo'nun sahayı terk ederken yaptığı hareketler iç burktu, veda gibiydi, en azından bir ayrılma olasılığının varlığına dikkat çekti.
18 May 2013
Melo. Üçüncü stoper gibi davranabiliyor, hava toplarında hücum & savunma etkili. Duran toplarda topu ilk karşılayan oyuncu. (positioning). Kayarak veya tackling ile temiz top kazanıyor, az faul. Top çalma yetisi olağanüstü. (Interception) Yerini asla kaybetmiyor. Gayet soğukkanlı, kaleci & stoperden top alıyor. Geri pas hatası yapmıyor, cool olsa da, topu kolay saklıyor. Savunmayı rahatlatıyor. 4-1-3-2 formasyonu ön süpürücü göreviyle o tek hat (iki taç çizgisi arası belirli bölge) sürekli rakip karşılıyor. Doğru yer ve zaman. Ceza sahası önü topu alınca dikine ilk pas tercihi hep hızlı ve doğru. Alan parselasyonu hatalıysa topla dikine ilerleyebiliyor. Brezilyalı avantajı, bilek yumuşak, çalım atıyor. Taktik sebepten kullanılmasa da hücum gücü var. Diyagonal pas ile atak genişletiyor. Penaltı kullanıyor, sorumluluk alıp. Hırslı, agresif, isyancı. Sahaya hakim. Nerede ve nasıl hakem/taraftar/oyuncu etkilenir, biliyor. Karakter özellikleri ve oyun anlayışıyla derbilerde psikolojik üstünlük sağlıyor. (Kaptan Ujfalusi'yi Kadıköy'de ortamdan kaçırması) Selçuk ile uyumu harika. Özellik açısından iki oyuncu birbirini kusursuza yakın tamamlıyor. Ön ve arka, yan yana, her türlü oynar. Juventus'un 2009'da 25 milyon Euro transfer bedeli ödediği bir orta saha oyuncusu. Bence şu an aynı değerde performans gösteriyor. Birçok isim için Barça & R. Madrid'te oynar yorumu yapılıyor, Muslera gibi? Kanımca GS kadrosunda o seviyede Melo var şu an, world class. Şartlar ne olursa olsun kalmak zorunda Melo. Ayrılması iki senelik başarılı omurganın derinden çatlaması anlamı taşır. Bu risk alınamaz.
9 May 2013
F. Terim açıklamalardan çıkarım: Melo belirsiz ve bence çok kötü bu durum. (Alper Potuk asla muadili değil) Muslera kalıyor.
9 May 2013
26 Feb 2013
Hamit & Melo form durumu kısa zamanda yükseleceğini umuyorum. (Ritm) BJK maçında bunun işaretlerini gördük. Takım savunması için kritik.
3 Feb 2013
Penaltı & kırmızı kart olduğunda birçok Galatasaraylı zihninde -ben dahil- kaleye Melo'nun geçmesi düşüncesinin oluşması, sebepsiz fırtına?!
25 Nov 2012
Melo is back!
20 Nov 2012
Melo'nun eski gücünde olmadığı topa vuruş şiddetinden anlaşılıyor ve merkezden hücum edemeyince kanatlar aşırı kullanılıyor. (33 orta?)
28 Sep 2012
Selçuk & Melo vs Carrick & Scholes + Kagawa şeklindeydi hafta arası orta saha eşleşmesi ve 3 > 2 denklemi M. United için anahtar noktaydı.
23 Sep 2012
Man Utd vs Gala | Selçuk & Melo, orta sahadan sürpriz koşular yapan oyuncuları takip etmek (alan kaybederek) hususunda ciddi hatalar yaptı.
20 Sep 2012
Gala vs K'paşa | Melo hiç hazır değil, çok zamana ihtiyacı var. Ağır kaldı haliyle. (tatil) Eylül sonuna kadar ancak toparlar gibi duruyor.
21 Aug 2012
Melo'nun kiralanması ekonomik yönden en iyi yöntem gibi şu an, tek sorun ŞL'nde yüksek performans gösterirse bonservisini almak zorlaşır.
Mayıs'tan Ağustos'a kadar antrenman yapmayan Melo'nun Eylül ortasında hazır olması beklenebilir, ŞL için ideal zaman, geç kalınmış değil.
Felipe Melo | Psikolojik artıları; hakem önünde çekinmeden hakkını arama, isyan, arkadaşlarını rakibe ezdirmeme, taraftarla sıkı bağlar.
Felipe Melo | Psikolojik artıları; saha içi liderlik, motivasyon yoğunluğuyla oynama, azim ve hırs maksimum düzeyde her zaman.
Felipe Melo | Taktiksel artıları; dörtlü savunma önüne düşen hava toplarının tamamını süpürme, gerektiğinde üçüncü stoper gibi davranabilme.
Felipe Melo | Taktiksel artıları; çalım üstü dribling veya diyagonal uzun pas ile hücum şekillendirme, hamle zamanlamasında kusursuzluk.
Felipe Melo | Taktiksel artıları; çift yönlü oyun, her alanda (ceza sahası dahil) soğukkanlılık, ikinci bölgeden üçüncüye dikine kısa pas.
Felipe Melo | 25 milyon Euro değerinde olup o seviyede kalamamış oyuncu, en üst platformda mücadele için hedef hep bu tür isimler olabilir.
2/2 Felipe Melo, o an | Şampiyonluk sonrasında göz yaşlarını tutamaması, soyunma odasında vurgulu "Galatasaray Champion" konuşması.
10 Aug 2012
Terim'in Melo ve 4-4-2 tercihi birbiriyle çok iyi anlaşan iki merkez orta saha (box to box) yarattı ve sistem genellikle buradan beslendi.
15 Jul 2012
BJK vs Gala | Muslera ve Melo, Türkiye'nin çok üzerinde iki oyuncu. (world class,
17 Apr 2012
Sivas vs Gala | Özellikle Muslera, Ujfalusi, Melo, Elmander ve Eboue omurgası büyüleyici bir kimya yakaladı, kazanma karakteri aşılıyorlar.
6 Mar 2012
Gala vs. Karabük | Penaltı vuruşu öncesi topu egosu yeterince yüksek olan Baros'tan, onu küstürmeden alabilen Melo lider oyuncudur işte!
14 Jan 2012
Gala vs İBB | Melo, takım savunmasının en kritik ismi, ön&arka blokları birbirine bağlıyor. Üstelik çok top kazanıp dikine hızlı da oynuyor.
4 Jan 2012
Gala vs Manisa | Melo dünya çapında oyuncu. Salt savunma&interception değil dikine doğru ve yerinde pas dağıtıyor, orta blok hızlı geçiş.
22 Dec 2011
Galatasaray'ın Fenerbahçe maçındaki takım kaptanı Tomas Ujfalusi oldu ve bence çok yakıştı. Ruhani liderlerden diğeri de Felipe Melo.
Bu sezon çok karakterli ve ligin yapısına uygun kaliteli yabancılarımız var; Muslera, Eboue, Ujfa, Melo ve Elmander gibi.
Baskı ve top kazanımında faul yapmadan top alabilen Melo çok ön plana çıktı. Ondan sonra ise ilginç bir şekilde Emre Çolak geliyordu.
8 Dec 2011
Terim, sezon başı Türkiye Ligi'nin son senelerdeki durumu ve takımı dikkate alarak doğru tespiti yaptı ve Melo'yu getirdi. (Takım savunması)
Melo, Amerikan Futbolu tabiriyle bir nevi interception yapıyor, Gençlerbirliği herhangi bir hızlı hücum şansı yakalayamadı maç boyunca.
Takım savunmasının merkezi elbette Melo, Liverpool maçı analizinde bunu öngörmüştüm grafiklerle. Yıllardır aranan savunma önü orta saha.
3 Dec 2011
Terim'in kalabalık orta saha stratejisi zorluk derecesi yüksek maçlarda işe yarar. Melo kritik oyuncu, özellikle hücum çıkışları önemli.
20 Nov 2011
Melo ve savunma önü kesici / süpürücü kavramının ne denli önemli olduğu her maç daha net anlaşılıyor, taç çizgisine geliyor top kazanmaya.
19 Sep 2011
Liverpool maçı görsel analiz -olanak ve zaman varken- Selçuk & Melo etkisi; http://bit.ly/nn3dRw
31 Jul 2011
Felipe Melo: " Bazı futbolcular futbolun dışında çok fazla maç seyretmezler ama ben öyle değilim. 7 gün 24 saat futbolla beraberim." Budur!
23 Jul 2011
13 Ocak 2014
Ballon d'or 2013 - Neden Ribery?
Yazı törenden önce kaleme alınmıştır.
Ballon D'or (France Football dergisinin verdiği Avrupa'da Yılın Futbolcusu) + FIFA Dünyada Yılın Oyuncusu = FIFA Ballon D'or birleşimi 2010'da gerçekleşti. Ödülün verileceği kişiyi belirleyen bireysel ya da takım bazlı herhangi bir kriter bulunmuyor. Oylama var ve oylamaya teknik adamlar, milli takım kaptanları ve dünyanın dört bir yanından gazeteciler katılıyor. Yani aslında İsviçreli bir muhabirin canlı görüp etkilendiği bir topuk pası, Kolombiyalı bir futbolcunun televizyonda seyrettiği olağanüstü bir gol veya Çinli bir teknik adamın medyanın yarattığı algıyla seçim yapması mümkün. Onların zihinlerinde oluşan mantık silsilesi belirliyor. Tek bir doğru yok. Genel bir tanım yok. Tamamen -futbolun içinden- oy verenlerin kafalarında yarattığı kriterlerin bir sonucu FIFA Ballon D'or ve onu güzel kılan unsurlardan biri belki de bu. Aynı zamanda bu tercih yöntemi kim hak etti hak etmedi tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Ve ben size 2013'te ödülü kazanması gereken kişinin neden Ribery olduğunu anlatacağım, okumayı sürdürürseniz.
1 - Ödül en çok gol atana verilemez. Altın Ayakkabı ile çok karıştırılır oldu. Bu karışıklığın sebeplerinden biri 2012'deki Leo Messi istisnasıydı. Senede 91 gol atıp Gerd Müller'in rekorunu tarihe gömmesi ve bir daha kolay kolay görülmeyecek bir işe imza atması (üstelik en üst seviyede yarışırken La Liga 93 puan ikinci, Madrid'i eleyip Kral Kupası kazandı, ŞL Yarı Final) onu ödüle ulaştırmıştı. Yadırgamadım çünkü tarihi değiştiren bir gol sayısından bahsediyoruz ve bunu futbolun zirvesinde yaptı Lionel. Haliyle Cristiano Ronaldo'nun (La Liga 100 puan şampiyon, ŞL Yarı Final) hakkının yenmesi meselesi tartışılır hale geldi. ŞL gol kralının da Messi olduğunu ekleyelim 2011-12 sezonunda. Eğer CR7 ŞL'ni kazansaydı o zaman Messi'nin kırdığı 91 gol rekoru sebebi bir istisna olmaktan çıkabilir ve haksızlığa dönüşebilirdi. Hangisine daha çok değer atfediğinize bağlı bi' durum. Ben gene oyumu tarihte çok az rastlanacak rekordan yana kullanabilirdim.
2 - Gene ödül en çok gol atana verilemez. Çünkü yılın futbolcusu seçimi forvetlerin tekeline geçiyor bu şekliyle. Olağanüstü performans göstermiş takımlarına başarıya taşımış bir kaleci veya stoperin suçu ne? Gol yememe (clean sheet) verisi üzerinden değerlendirme yapan var mı? Olmalı oysa.
3 - Ödül salt bireysel performansa verilemez. NBA organizasyonunda olduğu gibi yılın oyuncusu seçilirken istatistiklerinin yanı sıra takımını nereye taşıdığına da -zirveye- bakılır. Toplam performans (bireysel + takım) kavramı daha doğru o yüzden.
4 - Ronaldo 2013'te 69 gol attı. Ee? Messi 2012'de 91 gol kaydetmişti ve tarihe geçen bir istisnaydı. CR7 istisnanın istinası, olur mu? Bence olmaz, üstelik aynı argüman üzerinden hiç olmaz. Elbette inanılmaz bir performans, 69 gol menajerlik oyunları seviyesinde ve Ronaldo bunu dünyanın en iyi liglerinden biri olan La Liga'da, en üst turnuva Şampiyonlar Ligi'nin gol kralı olarak yapıyor. Yetmiyor, Portekiz'i playoff maçında İsveç karşısında sırtına alıp -üç gol- Dünya Kupası'na taşıyor. Messi playoffa gerek kalmadan taşıdı. Ronaldo'nun Madrid ile hiç kupa kazanamadığını Ribery'nin Bayern ile tüm kupaları (Almanya Süper Kupası hariç) kazandığını da ekleyelim. Messi iki kupayla yetindi ancak dört ay oynamadan 45 gole erişti, eğer sakatlıklar olmasa ve 120 gün daha forma giyebilse muhtemelen Ronaldo'yu da geçerdi gol sayısında konudan bağımsız.
5 - Oylamanın uzatılması ve değiştirebilir olması meselesi. İlk defa gerçekleşti ve özellikle Bayern Münih cephesi bu konuda çok tepki gösterdi. İsveç-Portekiz maçından sonra Ronaldo'nun hat-trick yaparak ülkesini Brezilya'daki Dünya Kupası'na götürmesinin ardından yaşanması ise ciddi tartışmalara yol açtı. Böyle bir ihtiyaç nereden hasıl oldu? Oyların değişebilmesi o ara süreçte iyi performans sergileyen, göz önünde olan Ronaldo'ya avantaj sağlar mı gibi yorumları da beraberinde getirdi. Ödüle gölge düşmemesi adına ben şahsen Ronaldo'nun sadece bu sebepten bile ödülü kazanmaması gerektiğine inananlardanım. Ronaldo'nun yakın zamanda kaybettiği bir ödül töreni sonrası -Iniesta'ya- mutsuzum açıklaması yapması ve kazanamayacağını düşündüğü bazı seremonilere katılmaması da hala akıllarda. Diğer yandan geçen sezon bazı sporcuların ben ona oy vermedim diğerine verdim karışıklığını da hatırlıyoruz. FIFA doyurucu bir açıklama yapamazken -gerçi bazı imzalı belgele sundular sanırım ama cevap verilmedi kimseden- iddia sahipleri de kime oy verdiğini kanıtlayamamıştı.
6 - Geçmişe göz atalım. Messi'nin FIFA Ballon D'orlarına. 2012'ye baktık ve 91 gol rekoruna dayandığını ifade ettik. 2011'de Barça La Liga + Şampiyonlar Ligi'ni kazandığı için herhangi bir şüphe olmadı Messi'nin kazanacağından. Sadece Xavi ve Iniesta gibi iki büyük futbolcunun tarihin en iyi futbolcusundan ötürü bu ödülü kazanamaması damga vurdu törenlere. Ama onlar da her zaman hak edenin Messi olduğunu dile getirdiler. 2010 tartışmaların yılıydı. Messi kazandı. Diğer iki aday Xavi Iniesta'ydı. Barça La Liga'yı kazanırken Şampiyonlar Ligi'nde onları eleyen Mourinho'nun Inter'i tepedeydi. Dünya Kupası'nı İspanya kazandı. Hollanda finalisti. Bu parametreler ışığında Sneijder kuvvetli adaylardan birine dönüştü. Ben Xavi veya Iniesta'dan birinin kazanmasını beklerdim ya da onların hak ettiğini söylerdim. Çünkü ülkelerine tarihte ilk kez Dünya Kupası kazandırdılar. La Liga'yı aldılar ve ŞL'de yarı final yaptılar. Wes ŞL'yi kazanırken Dünya Kupası'nda final yaptı. Tam tersi yani Xavi-Iniesta'nın. Önceliği hangisine verdiğin önemli. Burada elbette Inter'in Mourinho takımı olması ve özel olanın sahnede diğer herkesin yıldızını söndürmesi, Sneijder'in ödülü kazanma şansını azalttı. Yılın teknik adamı Mou alırken Wesley sivrilen bir süper yıldız değil, takımın bir parçası olarak görüldüğünden hak ettiğine kavuşamadı belki de. Aynı durum şu an Ribery için geçersiz. Onlarda da Robben-Ribery bir kademe üstte diğer arkadaşlarına göre ama Messi-Ronaldo ile Barça-Madrid geri kalan arasındaki kadar da bir fark yok. Bayern Münih her şeyi süpürdü ancak Heynckes benzer karizmada olmadığından Ribery'nin şansı artıyor. Biraz da 23 gol 22 asist ile bezeli istatistik kağıdı. 2009'da ödül tartışmasız gene Messi'nindi. Barça altı kupalı bir sezon geçirmişti.
7 - Toplam performans ve üst düzey turnuvalar neden önemli? Avusturya Ligi'nde 100 gol atan bir topçu veya takımını Paraguay liginde zirveye taşıyan bir ön kesici ile Barça-Madrid-Bayern veya Messi-Ronaldo-Ribery'nin yaptıkları aynı kefede tartılamıyor. En üst düzey ligler, en üst düzey organizasyonlar Dünya Kupası ve Şampiyonlar Ligi hak edip etmeme de ana kriterleri sağlayıveriyor. Rekabetin en yoğun olduğu ve kalitenin birbirine en yakın olduğu turnuvalar en iyiyi seçmeye yardım ediyor. Maradona'yı gelmiş geçmiş en iyi yapan şey döneminin en büyük organizasyonu olan Dünya Kupası'nı neredeyse tek başına Arjantin'e kazandırması ve döneminin en iyi ligi olan Serie A'yı zirve takımı olmayan Napoli'ye getirmesiydi. Keza Messi de döneminin en iyi organizasyonu olan Şampiyonlar Ligi'ni (bence Dünya Kupası'nı geçti zorluk yönünden) iki kez kazanırken takımını ligde sürekli şampiyonluğa taşıyıp bir devre imza atarak adını yazdırıyor tarihe.
8 - Messi hep kazanmalı argümanı. Saçma. Evet, Messi şu an en yetenekli oyuncu olabilir hatta tüm zamanların en iyi oyuncusu olabilir, ki bence de öyle ama bu ödül bir sezonluk performansa dayanıyor ve bu yüzden en iyi olduğu için hep kazanmalı argümanı geçerliliğini yitiriyor. Xavi sözüm sana.
9 - Tutarsızlık. Kamuoyunda müthiş bir çelişkili durum var. Geçen sene Messi ödülü alırken hak etmedi eleştirisini yapanların büyük çoğunluğu şu an Ronaldo hak etti söyleminde. 91 gol atıp hiçbir şey kazanmayan hak etmezken 69 gol atıp hiçbir şey kazanmayan hak etmiş oluyor nedense! Tüm argümanlar aynı. Şampiyonlar Ligi gol kralı, La Liga'yı kaybetti vs. Tamamen sosyal medyanın yarattığı bir algı ve biraz da Messi'nin sürekli kazanması Ronaldo'nun kaybetmesinden ya da Messi'nin Ronaldo'dan iyi olmasından ötürü bilinçlere işliyor ve CR7 kazansın istiyor sporseverler. Taraftar yapabilir bunu ama yazarların editörlerin kendilerini yalanlayan ifadeleri komediydi.
10 - Marketing. Messi mi Ronaldo mu? Adidas mı Nike mı? Asosyal çocuk mu artist oğlan mı? Kısa boylu saf yetenek mi çok çalışan bir kusursuz makine mi? Sevgilisi çocukluk arkadaşı mı dünyaca ünlü süper model mi? Mahallenin komşunun güzel kızı mı okulun partinin güzellik yarışmasının en güzel kızı mı? Pas pas pas takım oyunu mu kaleye doğrudan bir şut mu? Barça mı Madrid mi? Katalunya mı İspanya mı? Güney Amerika mı Avrupa mı? 10 numara mı 7 numara mı? Pazarlama. Messi neden rengarenk takımlar giyiyor? Fark edilmek için. Ronaldo zaten en yakışıklı yanında en afili hatun. Onları satmak kolay. Sponsorları zibille. Peki ya Ribery? Ödülü alsa ne vadediyor sisteme. Hiçbir şey. Meselenin başka boyutu.
Alel acele yazdım aklıma gelmeyen kriterler de olabilir ama toparlarsak kısaca;
Messi - 45 gol takımı La Liga şampiyonu, ŞL yarı finalist. Şu an hala ligde liderler. Ronaldo'lu Madrid üçüncü ve Messi iki aydır oynamıyor. Toplamda dört aydır yoktu 2013'te. Takımının açık ara yıldızı. Arjantin'i lider olarak çıkardı DK'ya. Tüm zamanların en iyisi ama bu sene kazanması haksızlık olurdu.
Ronaldo - 69 gol takımı Kral Kupası'nı finalde kaybetti. La Liga ikincisi, şu an üçüncüsü. ŞL yarı finalist. ŞL gol kralı. Takımının açık ara yıldızı. Portekiz playoff -dört gol Cristiano'dan ama gruptan direk çıkaramamıştı- ile DK'ya kalabildi. Tarihin en iyi oyuncularından biri, bence ilk beşte. (Kazanırsa Messi ile durumu 4-2 yapacak, bu da önemli.)
Ribery - 23 gol 22 asist takımı Bundesliga, Almanya Kupası, Şampiyonlar Ligi'ni kazandı. Süper Kupa'da Mourinho'nun Chelsea'yi geçti. Ligde rekorlar kırıyorlar. Hala liderler. Rakip ŞL finalisti Dortmund. Boru değil. Fransa'yı playoff ile taşıdı Brezilya'ya. Ribery tarihin en iyi oyuncularından biri değil, hatta takımının açık ara yıldızı bile denemez. Robben'den bir adım önde sadece. Ama 2013'te toplam performans olarak en başarılı isim. Hem bireysel hem takım yönünden. Hak etti.
- FIFA Yılın 11'i hiç yakışmamış bu arada. 2012'de La Liga ağırlıklıydı. Chelsea ŞL'ni kazanırken. Avrupa Şampiyonası etkisi vardı biraz. Ama 2013'te net bir Bundesliga hakimiyeti oldu. Bastian, Alaba, Hummels, Reus, Müller yer alabilirdi mesela. Dortmund'dan nasıl oyuncu olmaz ve Xavi, Alves, Ramos ne arar!
05 Ocak 2014
Uyu-Uyan
Uyu
Sana olan uzaklık
Rüya boyunda
Oyunda başıbozuk
Yasaklı kurallar koyu
Diren
Genelgeçer düzenine
Sil baştan gezi
Hiçbir şeyin varılmaz sonuna
İsyan
Üç duyu
Derinlikte kayboluş
Kederden çizgili
Saklı hep gülümseme
Ve bütünlük ey kadın
Bilinmez aşk huyu
Gel unut
Öpeyim omzundan
Kahve gözlerini aç
Uyan
4 Ocak 2014
A. Eren Loğoğlu
































.jpg)












.jpg)


.jpg)

.jpg)



















