22 Temmuz 2010

Hazırlanma?



Yönetimin söylemlerine göre 3 yabancı transferi daha düşünülüyor ve ikisi genç olacak.

Tahmin: 1 B2B, gençlerse 1 Forvet, 1 Kanat

Olması Gereken: 1 B2B, gençlerse 1 Kaleci ve 1 Merkez Savunmacı / 1 Orta Saha

Tahmin, daha doğrusu yönetimin düşüncesi, niyet okuyucu olmasam da, hüsran olur, sıkıştırılmış kanat rotasyonu, Baros'un arkasında koca sezon bekleyen yabancı gibi sorunlarla boğuşulur.

Oysa zaaf olduğu düşünülen bölgelere takviye ve gelecek bakışlı bir düşünce yapısıyla transferler yapılsa, en azından Avrupa Arenası'nda 8 yabancı + Arda, Sabri, H Balta ile Rijkaard'ın felsefesine uyum sağlayabilecek bir saha içi mekanizmasına daha hızlı ulaşılabilirdi.

Elde 6 yabancı var, 3 daha 9 edecektir, Polat yönetiminin tribünde oyuncu oturtma lüksü yok gibi duruyor, Keita'nın gidişi buna bir işaretti. Bu sebepten mevcut yabancılardan Elano'nun da takımdan ayrılacağı neredeyse kesin gibi. Böyle bir durumda B2B oyuncu yanına bir isim daha eklenmezse, Ayhan, Barış, Musa ve E Çolak'tan birinin etkileyici bir performans göstermesi için duacı olmak gerekir.

Maça dair izlenimler;

Sahanın açık ara en yetenekli oyuncusu Arda, topu her aldığında bu durum görülebiliyor, Stoch vb. kesinlikle hikaye. Bugün iyice anlaşıldı ki Arda çok değerli bir isim ve Avrupa'nın en iyi takımlarında rahatlıkla yer alabilecek seviyede özellikleri var. Galatasaray, top toplayıcılıktan, altyapıdan kaptanlığa yükselen, kendi öz çocuğunu kulübün sembolü, temsiliyeti, değeri olarak ömür boyu sözleşme önererek takımda tutmalıdır, böyle bir senaryonun parayla satın alınma şansı olmadığı gibi, karşı yakanın hiçbir zaman erişemeyeceği bir olgu olarak da üzerimizde bu ışık hep aydınlanmalıdır. Gitmesine karşı olsam da, istemesi ve şartların zorlaması halinde, 20 milyon Euro'dan aşağı bir bedele de asla transfer olmamalıdır.

Gelelim diğer hususlara;

Yenilen golde M Sarp ve A Turan'ın ciddi hataları bulunmaktaydı. Özellikle A Turan'ın yediği çalım, iyi bir merkez savunmacının asla karşılaşmaması gereken bir sahneydi. Bunda bek bölgesinde oynamasının etkisi olabilir, ters ayak üzerinde yakalandı keza.

Ufuk ve Aykut ile bu sezon bitmez, daha uzatmanın bir anlamı yok kanımca. Çıkış yaptığı bir pozisyon vardı ki, akıllara zarar. Ayağını da kullanamıyor.

G Zan savunma yönünden yetersiz, çok gereksiz hava topu mücadelesi faulleri yaptı. Yine bir geri pas hatası vardı. Servet nisbeten daha iyiydi, konsantrasyon sağlamıştı, hata da yapmadı pek.

Tüm bunların yanında G Zan, Servet ve M Sarp, topu saatli bomba zannediyorlar. Topa biraz sahip olup, pas dağıtmak yerine boşluklara ilerleseler oyun açılacak ancak üç adım bile ilerleyemiyorlar top ayaklarındayken ve topla çıkış yapan merkez ve ön alan savunmacılarımız olmadığından, geride sıkışıp kalıyoruz. Bu sorunla geçen sezon çok boğuşuldu ve çözüm bulunabilmiş gözükmüyor.

Cana'yı yanında iyi bir B2B olmadan değerlendirmek haksızlık olacaktır, keza bu gece çok yetersiz gözükmüş olabilir. Kadroda B2B görev alabilecek tek ismin de Ayhan olduğu, yaşına karşın, tescillendi bu karşılaşmayla.

S Özkan'ı beğendim, hele de solda çok güzel ters çalımlar attı.

Takımın sertliği ve mücadele gücü sezon başına göre çok üst seviyeydi gibi geldi bana. Fenerbahçe'nin 10 kişi kalmasının ve oyuna hakim olmanın da bunda etkisi olabilir.

Kazanabilirdik ama Arda, kendisine eşlik edebilecek ikinci bir yaklaşık yeteneği bulamadı. Arda'yla kalan 10 oyuncu arasında dağlar kadar fark vardı. O kadar yetenek yoksunu bir oyuncular kümesi vardı ki ceza sahası önüne kadar gelip pozisyona girmekte, girince de sonuçlandırmakta çok zorlandık. Pino'nun patlama yapması, Kewell'ın süreklilik içeren üst düzey bir performans sunması, Elano'nun şayet kalırsa Brezilya'daki gibi bir oyun çıkarması mümkün olmazsa yaratıcılık yükü yine tamamen Arda'nın üzerine kalacak. Bu olasılığın çok da uzak olmadığını düşünüp Arda'ya yardımcı olabilecek bir orta saha oyuncusu transferinin şart olduğunu yönetimin fark etmesi gerekiyor. Görünen o ki takımın 2 orta saha oyuncusuna ihtiyacı var.

Fenerbahçe cephesinden bakacak olursak, maçtan önce yanlış planlama içersinde olduklarını düşünüyordum ancak görünüm yanıldığım yönünde. Geride geçen sezondan kalan sağlamcı anlayışı ön alanda seri oyuncularla -Stoch, Dia, Santos- sonuca götürmek isteyen bir durumları vardı ve bu ligimizde çok başarılı olabilecek bir yapı kanımca. Alex'in kazanılan topları derin oynayarak takımı atağa hızlı çıkarma işini hızlı beklerden sonra bir de seri kanat oyuncularıyla besleyecekler, Guiza yerine bir de fizik gücü yüksek, bitirici özellikleri olan bir oyuncuyla birleştirirlerse daha iyi bir seviyeye gelebilirler. Savunma ağırlıklı, beğenilmeyen, sıkıcı, Inter tarzı futbolları devam edecek gibi duruyor, belki de sadece başarı bekleniyor Aykut Kocaman'dan.

22 Temmuz 2010

A. Eren Loğoğlu

4 yorum:

Adsız dedi ki...

arda bugune kadar hangi buyuk maclari cevirdi galatasaray formasi altinda? futbol duygularla değil realiteyle değerlendirilmeli.

Erdem Karakuş dedi ki...

Alınacak yabancılar 1 B2B, 1 genç B2B (veya Cana alternatifi), 1 genç forvet. Bunlar tahmin veya istek değil realite durumunda.

Maçta gördüğüm kadarıyla topu kaptırdığı an takım Barcelona gibi şok pres yapıyor. Sürekli aynı konsantrasyonda yapamıyorlar, kopuk kopuk ama bu da bir gelişmedir. Genel pres anlayışı olaraksa ciddi bir gelişme vardı takımda, ortasahayı bomboş görmedim hiçbir zaman. Sürekli doğru pozisyon alarak yerleştiler sahaya. Beni maçta en çok ümitlendiren bu oldu açıkçası.

Bir de bundan alakasız olarak yarın sabah Barcelona'ya gidiyorum 3 günlüğüne. Eğer oradan bir isteğiniz (forma, resim, dali müzesinden bir şeyler) varsa getirmekten memnun olurum.

A. Eren Logoglu dedi ki...

Erdem çok teşekkürler, düşünmüş olman bile yeterlidir, eyvallah.

hücum futbol dedi ki...

gökhan zan, servet, mustafa sarpın bu takımda oynama ihtimali bile uykularımı kaçırıyor. aslında en fazla eksiği olan takım galatasaray. şu an için bile en az 5-6 transfer yapılması şart.
kaleci konusuna kesin katılıyorum. aykut'un artık şans verilecek tarafı kalmadı. ne zaman şans verilse heba etti. ufuk ise iyi kaleci ama belli ki kafası sahada değil. doğru düzgün antreman yapmadığı ve büyük bir takımın kalecisi olma olgunluğu ve mental seviyeye henüz sahip olmadığı ortada. belki bu sene yedekte bekletilmek yerine bir takıma kiralansa dah iyi olur. geçen sene tek bir maç yapmadan geçiridi ve bu gidişle kaleciliği unutacak.
stoperde neill'in yanı hala boş. eğer servet'e 3-5 herhangi bir teklif geliyorsa hemen versinler. ve hemen neill'in yanına acil yabancı transfer yapılsın. Keşke rafael marquez gelse.
orta saha en büyük sıkıntı. geçen 2 yıldaki deneyimlerin ardından herhalde yönetim ilk iş olarak daha haziran ayında ortaya 3 kişi alır demiştim ama yine ders çıkarılmadığı ortada. bence cana dışında 2 tane BtoB kesin şart. biri yabancı /kim kalström) biri de türk olabilir. gönlümden geçen nuri şahin..
ve baros'un yedeği. bugün okudum aşil tendonu sakatlığı ciddi diyorlar. hele geçen yılki acı tecrübelerin ardından ardayı tekrar santrafor olarak ,izlemek istemiyorsak kesin bir golcü alınamsı gerek.

uefa başladı. lig başlayacak ama biz hala transferi yapamadık. takımın 5 pozisyonda eksikleri devam ediyor. ayrıca sabrinin alternatifinin olmaması, sol bek belirsizliği. galatasaray sezona çok eksikle giriyor. ve en büyük sıkıntı olan sakatlık problemleri ve sağlık kurulu da yerli yerinde.

umarım herşey yolunda gider. yoksa gidecek olan sadece rijkaard değil bence yönetim de olur.