30 Ağustos 2011

Gelişmiş Versiyon: 3-4-3 | Pep'in Yeni Çözümü "Sahte 10"



Tarih yazmaya devam etmek isteyen ve her kulvarda Real Madrid tarafından yakın takibe alınan Barça için yaşlanmaya başlayan kadrosuna bazı genç, yetenekli ve oyun kimliğini -DNA- taşıyan isimler eklemesi gerekiyordu.

Porto'ya karşı sahaya çıkan kadro, 2007'deki Sevilla'dan bu yana en yaşlı 11 idi UEFA Süper Kupa Finali'nde. (28 sene 145 gün)

Meselenin bu boyutunu iyi irdeleyen Pep, 22 yaşında Alexis, 24 yaşında Fabregas, 20 yaşında Thiago ve 21 yaşında Fontas ile ana omurgayı takviye etmeyi düşündü. Transferi çok konuşulan Rossi'nin de 24 yaşında olduğunu ekleyelim.

Rossi & Alexis tercihiyle ilgili Villarreal maçının da etkisiyle Pep birkaç açıklamada bulundu, konuyu özümsemek adına önemli. Rossi'nin bu yaz bir seçenek olduğunu ve Barça tarzına mükemmel bir şekilde uyacağını ancak daha çok açık oynayan birine ihtiyaç duyduklarını ve Alexis gibi orjinal bir kanat oyuncusu tercih ettiklerini belirtti.

Elbette Pep'in sözleri, ısrarla ve defaatle aynı vurguyu yapıyor, kanat (açık) oyuncusu arıyordum. 4-3-3 kenarlarından birinin merkez forvetten devşirme Villa, diğerinin de Barça DNA ile yoğrulmuş, savunmaya müthiş katkı veren, doğru pozisyon koşuları yapan, son vuruşu kusursuz, yıldız apoleti takma gereksinimini hiçbir zaman duymayan ve sorun çıkarmayan Pedro olduğu hesaplandığında Alexis yerine Messi'ye de sahte 9 oynama konusunda alternatif yaratabilecek Rossi'nin daha uygun olduğunu dile getirmiştim.

Hesaba katmadığımız veya az önemsediğimiz tek veri, Pep'in bu sene sıklıkla 3-4-3 oynama ve özellikle Villa'nın bu sistemde zaaf oluşturma olasılıklarıydı.

Buradan Villarreal maçına geçiş yapıp Alexis'in yeni rolü üzerine de konuşalım.

1986-1994 arası Barça'yla 410 resmi maça çıkan Andoni Zubizarreta'nın -Sportif Direktör şu an- rekoru Victor Valdes tarafından egale edildi. Xavi'yi sahaya çıkarmayıp Valdes'in kaptan olarak sahada yer almasını bile düşünmüş olabilir Pep, bu incelikleri Barça dikkate alıyor çünkü. Ayrıca Fabregas'ın gelmesiyle ikinci plana atılan Thiago'nun ilk 11 başlaması da oyuncuya verilen güzel bir mesajdı kanımca. Rotasyon, doğru yer / doğru zaman çerçevesinde iyi ayarlanmak zorunda, Pep bu konuda gerçekten başarılı, hem hedefe ilerleyip hem de her oyuncuya eşit derecede şans verme gayreti içinde olmak, takdir edilmeli.

Pep maçtan önce "Bu takım özel nesil oyunculardan kurulu, aynı zamanda yakın arkadaşlar, ki bu nadiren olur, sorunları kolaylıkla çözmeye dair onlara izin veriyor. Yenilgiyi kabullenmek ve kazandığında mütevazi olmak, daha gizli kutlamak hususunda eğitim aldım." ifadeleriyle karşı yakaya kibar bir dokundurmada bulunurken, takımını da övmekten geri kalmıyor.

Soyunma odası, takım olma, mantalite ve yalnızca sahada doğru işler yaparak değil saha dışında da nasıl olunması gerektiğini öğreterek sergiliyorlar "güzel oyun" felsefesini, özel olan bu!



Başarılı pas sayıları Barça 798 - 235 Villarreal
Topla oynama oranları Barça % 72 - %28 Villarreal (Katalan radyolarında % 75-78 arası)

Marcelo Bielsa'nın Şili'si ve Louis Van Gaal'in Ajax'ı ya da Johan Cruyff'un Barça'sı 3-3-1-3 formasyonu kullanıyordu. Bir nevi 3-4-3 çeşitlemeleri.

1 - serbest ya da sabit oyuncu tanımının bloklardan bağımsız olduğunu net bir biçimde göstermek adına kullanılıyor.

Dün gece bu rolü Keita'ya -sabit- veya Fabregas'a -serbest- dağıtabiliriz. 3-1-3-3 ya da 3-3-1-3 şeklinde. Benim daha önce kullandığım 3-3-3-1 formasyonu Villa'nın hedef santrfor rolü Messi'ye uymadığından -sahte 9- bu maç ekseninde geçerli değil.

Fabregas transfer edildiğinde 3-4-3'ün mutlaka deney olarak karşımıza çıkacağını öngörmüştüm. Bu düşünceyi dayandırdığım referanslar geçen sezon oynanan bazı maçlardı:

2-1 kazanılan Atletico Madrid maçında Sergio, iki merkez savunmacının ortasına çekildi, Alves ve Maxwell de geriden kenarları kullandı. Villarreal maçında apayrı bir uygulama -Alexis, Pedro önde, en uç Leo, arka Cesc- vardı, savunma üçlü olsa da.

Zaragoza karşısında 2-0 kazanırken 3-3-3-1 (3-4-3) formasyonuyla sahadaydı takım. Geride Puyol & Pique & Abidal, kenarlar Pedro ve Iniesta'ydı. Villarreal maçına benzer bir uygulama.

ŞL'de 2-0 biten Rubin Kazan maçı, görseller üzerinden Zaragoza maçına da göz atmıştım yeniden, çarpıcıydı.

1-0 biten Valencia maçı. Alves ve Adriano kenarlar, alt model.

1-1 biten Sevilla maçı.

2 sorun, en uç Villa arkasında Messi, sahte 9 işlerliğini azaltıyor ve kenarlar Alves, Adriano orjini bek olan isimlerle hücum varyantlarını artırmıyor.

Çözüm? Yeni bir teknik terimle tanışmaya hazır olun, "false 10" yani sahte 10 ile gelişmiş versiyon 3-4-3:

Teorik kusursuzluk denklemi, ideal 4 - 3 - 3 görseli;



Teorik kusursuzluktan kasıt, görselde yer alan 11 oyuncunun, yalnızca belirtilen pozisyonlarda oynaması. Emsalen Puyol'un merkez sol savunmacı olması bir koşul, başarı için. Ve Pep'in tercihleri, denklemin dışına ne kadar az çıkarsa başarıya giden yol da bir o kadar kısalıyor. En az 7/11 oranı sağlanırsa sorun yok. Yine de bazı kritik pozisyonlarda ideal oyuncular bulunmalı, ön süpürücü Sergio ve merkez savunmacı Puyol gibi. Bu iki oyuncu takımda yoksa galibiyet oranı neredeyse % 20 azalıyor.

Transfer listeleri şekilleniyor hafiften. Sezon içersinde sürekli vurguladığım gibi ana hedefler Cesc, Rossi, Alexis Sanchez, Javier Pastore, Agüero gözüküyor.

Omurgaya Thiago ve Fontas eklemeleri de düşünüldüğünde, stoper, sol bek de transfer edilebilir. Maxwell, Milito'nun ayrılması an meselesi.

Abidal daha çok merkez savunma olarak oynayacak önümüzdeki sezon, sözleşmesini uzatırlar.

Xavi / Cesc denklemini Guardiola çok istiyor, Rosell temkinli yaklaşıyor çünkü bu kadar para ödenecek oyuncunun kenarda bekleme olasılığı da var ve aynı bedel ile başka bölgeye transfer yapma şansı ellerinden alınmış oluyor onun düşüncesine göre.

Xavi, Cesc ve Iniesta'nın aynı anda sahada olduğu denklem bu sezonki kadar kusursuz olmayacaktır. Andres'in sola atılması, Xavi'yle olan topsuz yer değiştirmeler, paslaşmalar ve boşluk yaratma sekanslarını düşürecektir. Keza Xavi ve Cesc'in iki pasör olarak yan yana olmalarından aynı etkiyi beklemek de yanlış olur. Üçünün bir arada olup Xavi'nin geriye atılması olasılığı da var göz ardı etmeyelim, hatta Sergio'nun üçlü savunmanın merkezinde denenme sebebi biraz da bu yüzden. Xavi geriye atılırsa Sergio kadar top kazanabilir mi, bunun yanında Cesc en az onun kadar üretken olabilir mi, zaman gösterir. Elbette Xavi'nin de sürekli öne çıkacağını unutmamak gerekiyor.

Daha önce kullanılan ve olası Cesc transferiyle revize edilecek 3 - 3 - 3 - 1 görseli;



Burda oyunun kaymasına göre Pique ve Abidal'in kenarlara açıldığı Sergio'nun tamamen öne çıkarak Xavi'yle bütünleştiği, Xavi'nin de Sergio'dan güç alıp Cesc ve Iniesta'ya katıldığı, Villa'nın gezgin ama daha çok sola yatkın uç oyuncu modelini benimsediği, Messi'nin sahte 9 numaraya devam ettiği bir 3 - 3 - 3 - 1 (3 - 4 - 3'den türeyen) görülebilir. Villa'nın yanında en uç bölgede Alves ve Pedro var teoride.

4 - 3 - 3'e göre orta sahada bir oyuncu fazla oynatma şansı beliriyor. Alves'in kanat üretkenliği artıyor, nerdeyse forvet gibi davranabiliyor. Xavi, Cesc ve Iniesta aynı anda ve en önemlisi merkezde birbirine yakın oynayabiliyor. Messi de geriye gelerek onlara katılacak.

Rossi'nin tercih edilme sebeplerinden biri de bu sistem, Villa / Rossi değişikliğiyle özellikle Real Madrid gibi katı oynayan takımlara karşı daha seri, dikine giden isimlere ihtiyaç var, Afellay da bunlardan biri.

Yine Rossi, Villarreal'deki rolüyle Messi'nin sahte 9 numara görevine de en uygun isim, üç yılın ardından bazı zamanlar Leo'yu dinlendirmek gerekecektir.

Pedro / Rossi / Messi gibi çok keskin bir üçlü denenebilir veya Pedro'nun formsuzluğunda David Villa konumlanabilir. Daha atladığımız bir Afellay olacak, önümüzdeki sene müthiş bir patlama yapacağını şimdiden öngörebiliyorum, Di Maria'nın Madrid'e verdiği kadar bir katkı bekliyorum ondan.

4 - 3 - 3 içersinde Xavi'yi daha ekonomik kullanmak amaçlı Xavi / Cesc rotasyonuna da gidilebilir. Keita'nın 27 maç ilk onbir çıktığı düşünülürse Cesc de sorun çıkarmayacaktır 30 - 40 maç bandında kalmaya. Sezona Sergio'nun alternatifi olarak başlayan Javier'in 35 maç ilk onbir çıkması da önemli bir veri sağlıyor bize. Pep, oyuncuları küstürmeyecek şekilde rotasyona dahil etmeyi çok iyi beceriyor.

Aslında 3 - 3 - 3 - 1 formasyonunda Xavi'nin önde oynamasının büyüteceği sorunlar da baş gösterecek. Bu sezon Pep'in yaptığı deneylerde geride Sergio ya da Javier oynadı, önünde de duruma göre yine ikisinden biri. Yani asli tanımı ön kesici olan iki oyuncu kullanıldı bu kritik pozisyonlarda. Xavi'nin bu bölgeye adaptasyonu nasıl olur, bunu ancak sahada görebiliriz.

Alternatif 3 - 3 - 3 - 1 görseli, Pedro çok geride;



Ben çok taraftarı değilim bu sistemin ancak bazı maçlarda oyunu gerçekten açtığına da şahit olundu, göz ardı edemeyiz. Yeri geldiğinde bu sistemi kullanmak veya yine sezon boyunca Barça'nın yaptığı gibi maç içersinde bile sistemi dönüştürebilmek de önemli bir opsiyon sağlıyor anti tezler için.

Önceki yazımı revize etmem gerekirse, isimler üzerinden sistemi daha işler hale getirmeye çalışıyor Guardiola ve bir farklılığa gidiyor, sahte 10 ile.

Geçen sezon 3-4-3 formatlarının oynandığı maçlardaki Messi & Villa ikilisinin az veriminden ötürü Cesc & Messi ikilisine bir geçiş önizlemesi yapıldığı söylenenebilir.

Geride Javier & Sergio & Abidal üçlüsü. Busquets'in hızlı düşünüp karar verme, çabuk tek pas özelliğini ve oyun görüşünü kullanıyor, onu merkezde oynatıp. Böylelikle savunmadan çıkarken yaşanan sorunların (Javier & Abidal tandemi + Keita ön süpürücünün doğurduğu problemler hafızada çok taze, Madrid 2-2 ve Porto 2-0) da önüne geçiyor. Sergio ağır olduğundan yanına iki hızlı isim ekliyor, Javier ve Abidal, arkaya atılan topları kaçırmama adına. Keita ön kesici ve işini kusursuza yakın yaptı dün gece. Orta sahaya kadar çıkan üçlü savunmayla birlikte rakip ataklar olgunlaşmadan topu kazanmayı başardı. Javier & Abidal ve Keita dün gecenin üç önemli ismiydi, pek çok izleyici gollere yoğunlaşırken topu bir an önce kazanıp arkadaşlarına aktaran ve hücumu olgunlaştıran. Üstelik Javier & Abidal, zaman zaman bek gibi iyice taç çizgisine kadar açılıp hücuma da katıldılar.

Pep de onların hakkını verdi maçtan sonra "Mascherano ve Keita'ya dokunmayın, onlar benim küçük çocuklarım, onlar iki güneş ışığı" diyerek. "Tek bir savunmacımız vardı, Abi -Fontas'ın yanında- Bu yüzden böyle oynamayı düşündük, pek çok top sirkülasyonuyla. (oyun akışkanlığı) Fontas süre alacak, iyi bir oyuncu ve karakter. Yedekler de takımımız için önemli. Hazır olmalı oynamaya." sözleriyle de Fontas'ı unutmadığını gösterdi.

Bek olarak hücuma katılma noktasında da geleceğe dair bir ipucu verdi "Alves de üçlü savunma oynayabilir" şeklinde.

Asıl mesele önde. Thiago sağ iç & Iniesta sol iç ve Thiago sağ kenara kayarken, Iniesta daha çok merkez öne kayıyor, bunun da sebebi Pedro'nun müthiş enerjisiyle sol kenarı tamamen kontrol edebilmesi kaynaklı. Alexis'in Messi'yle koordinasyonunda sorunlar olmasa dün çok daha etkileyici bir başlangıç yaptığından bahsedilebilirdi ancak topu oraya kadar getirip pas hatası yapmasını şimdilik adaptasyon sürecine yoruyorum. Pep'in istediği sistem dışı katkıyı -çeşitlilik ve Messi'nin tıkanma anlarında- ise kesinlikle sağlıyor, çok süratli, arkaya rahat deplase oluyor, kontratak kısmında başarılı, topu ayağında olabildiğince az tutuyor. Ibra'yı sisteme entegre edemeyen bu topluluk bakalım Alexis'i nasıl değerlendirecek, ikna olmak için erken, ön yargılarda kalmak için de geç artık çünkü takım & Alexis sahada ve performansını reel olarak analiz etme şansı var şimdi.

Bu maçta anlayamadığım ya da Barça'nın yapamadığı tek hamle, kenar oyuncularının -Pedro, Alexis- savunmanın arkasına sürekli sarkma talebinin olmamasıydı. Pep, sahte 9 Messi'nin geriye gelmelerinde bu eylemi merkez oyuncuların -Cesc, Iniesta, hatta Thiago- yapmasını istedi. Alternatif bir plan mıydı Messi kilitlendiğinde devreye sokulacak yoksa Fabregas'ın da gelmesiyle merkezi daha da kuvvetlendirme çabası mıydı, bunu zaman içersinde öğreneceğiz.

Merkez kenarlardan niçin daha önemli Barça sisteminde, bunu pek çok kez anlattım. Oyun merkezde kaldığı sürece Barça kompakt ve dar alana -30 metre takım boyu- sıkıştırdığı yapısıyla, topu kaptırdığı an tehlikeli atak yemeden tekrar kazanma şansını yakalıyor. Eğer oyun çok fazla kenarlara yayılsaydı, Barça'nın derin savunma zaafları ortaya çıkacaktı. Ana oyun planı topa sahip olmak ve merkezden hücum etmek olduğundan, rakipler Barça'ya göre şekilleniyor ve zaaflardan yararlanamıyorlar. Mourinho'nun sürekli uzun diyagonal top oynatma sebebi salt kendi hücumunu şekillendirme üzerine kurulu değil, rakibin top hakimiyeti ve kompaktlığını da azaltmaya yönelik bir girişim.

Pep'in dün geceye dair "Düşüncemiz merkezde pek çok oyuncuyla çok fazla top dolaşımına sahip olmaktı" sözleri, bütün yazdıklarımı destekler nitelikte zaten. Ayrıca "Bu takımda koşmayanlara ve takım arkadaşlarına pas vermeyenlere yer yok" beyanatıyla asıl unsurların Cruyff'un öğretilerinde olduğu gibi topa sahip olma, pas ve koşu üzerinden süreceğinin işaretini de veriyor, sayılardan bağımsız. Formasyonlar sistemi kusursuzlaştırmak adına ufak rötuşlar gibi, 4-3-3 ve 3-4-3 ekseninden sapmadan.

Messi en uçta sahte 9 görevine -deep- devam ederken ona eşlik eden ve görev değişimlerinde bulunan -Messi marke vaziyette kalırsa Carvalho'nun onunla gelmesi gibi- klasik 10 numaradan farklı olarak ikinci forvet gibi ceza sahasına giren, bunun dışında merkezde serbest takılan bir Fabregas vardı sahada. Sahte 9'un yarattığı boşluklara hareketlenen sahte 10.

Pep "Cesc sistemi, pek çok oyuncuyu çocukluğundan bu yana biliyor. Arsenal gibi büyük bir takımın kaptanıydı." diyerek Fabregas'ın herhangi bir adaptasyon sürecinden geçmediğini de doğruladı.

2010 Dünya Kupası'ndan "False 10" yazısı.

Genel çerçevede Cesc'in oyun liderliğini de aldığını düşünürsek, Xavi'nin rolünde ne gibi değişimler olacak, bu kısım belirsizliğini koruyor. Dün gece sürekli Keita'nın bölgesinde -etkisiz alan- topla buluşan Xavi'nin görevi topu sahte 10'a -o esnada Iniesta'ydı, Cesc oyundan alınmıştı- aktarmanın dışına hiç çıkmadı.



Gol analizleri:

İlk gol, pası veren Fabregas, topu süren ve şutu atan Thiago, ceza sahasına koşu yapan Cesc ve Messi. Bahsettiğim gibi Pedro ve Alexis geride kalıyor çünkü oyun tamamen merkezden kurgulanmış, onların kenarda kalması isteniyor.

İkinci gol, Messi'ye pası veren ve pas almak için tekrar boşa çıkan Thiago, koşuyu yapan Fabregas, pası atan Messi, sahte 9-10 yer değişimi var burada. Pedro ve Alexis yine ceza sahası dışında.

Üçüncü gol yine sistem ürünü. Bolca pas, yakalanan çizgi savunma, yaratılan boş alan ve Alexis'in Thiago'nun pasına koşusu. Gol sonrası vücudunu göstermek için formayı çıkarıp sarı kart görmesi Alexis'in Ronaldo'ya benzeyen bir başka yönü herhalde. Top cambazlığı, 9 numara şımarıklığı ve şimdi de gösteriş merakı, Barça'ya hiç uymayan haller.

Dördüncü gol tipik Barça. Thiago sağ kenardan merkezi görüyor, Iniesta Fabregas'la verkaç yaparken, Messi koşusuna başlıyor ve Andres aradan ona ulaştırıyor topu.

Beşinci gol dar alanda kısa paslaşmaların ardından topun Messi'ye gelmesi, Thiago'ya aktarılması ve tekrar Messi'yle buluşmasıyla sonlanıyor.

Görülüyor ki Fabregas ön alanda çok yararlı olacak, tahminleri boşa çıkarmayacak ve gol / asist istatistiğinde Xavi & Iniesta'yı geçecek. Thiago da büyük bir oyuncu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.

4-3-3'ten 4-6-0'a, 3-4-3'ten 3-7-0'a doğru uzanan, çok değil 10 yıla kadar bir sürü kitap yazılacak -umarım biri de ben olurum- Barça'nın yarattığı futbol devrimi üzerine. Pep, Alves üçlü savunma oynar emsaliyle başka bir şeye, nerdeyse bir ütopyaya göz kırpıyor:

-------------Valdes-------------
----Alves----Pique----Abidal----
-------------Sergio-------------
--------Xavi--------Iniesta-----
--Alexis----Fabregas-----Pedro--
-------------Messi--------------

Guardiola 2008'de göreve geldiğinden bu yana yapılan 187 resmi maçın tamamında takım topla oynamada % 50'nin altına düşmedi. Ortalamalar 2008 - 2009'da % 65.8, 2009 - 2010'da % 68.7 ve 2010 - 2011'da % 73.4 şeklindeydi, sürekli bu yönde bir gelişim gösterildi.

Yeni hedef % 80 muhtemelen. Pique'nin savunmada tek kaldığı, Alves ve Abidal'ın kenarlara yayıldığı -dün Javier yapmıştı bazen- merkezde 9 oyuncuyla -şu an 7 kimi zaman 8- top dolaştırabilen, santrforsuz, pas pas pas koşu koşu koşu, topa daha çok sahip olma, sahte 9 ve sahte 10, kenarlarda zıpkın gibi Alexis ve Pedro ile, üstelik Xavi ve Iniesta'nın yerleriyle oynamadan.

Puyol'un devrinin -futbol açısından- bittiğini buradan da anlıyoruz aslında. Birkaç seneye Xavi & Thiago, Abidal & Fontas eklemleri de yapılabilir ana omurgaya. Eric'in yerine yine hızlı bir oyuncu daha elzem.

Bana çok fantezi geliyor, başarılması imkansıza yakın. Son 3 yılda 2 ŞL 3 La Liga ve toplamda 12 kupa kazanan 4-3-3 formasyonu ve alışılmış bir oyun akışkanlığı varken zorlama duruyor bu düşünce, büyük risk.

Elbette 4-3-3'ün 2008'den bu yana değişimler gösterdiğini -sahte 9 ve ön alanda baskı- de unutmuyoruz. Ama evrimler hep sistemin dışına çıkmadan gerçekleşmişti, bu kez biraz daha farklı, yine 3-4-3 olduğundan aynı yerden doğuyor ancak çok daha kompleks.

Zaten bunları düşünüp uygulayınca Pep Guardiola olunuyor, ortaya bir farklılık koyunca. Bizse gözlemlerimizi yazıyoruz.

Pep, Puyol'un Eylül'de döndüğünün müjdesini vererek, ana oyun planının hala 4-3-3 olduğunun altını da kalın bir biçimde çizdi kanımca.

***



Villarreal Teknik Direktörü Garrido'nun maç sonu konuşması her şeyi apaçık gözler önüne seriyordu:

"Bir süredir aynı şeyi söylüyorum, Barça yeryüzünün en iyi takımı ve tarih yazıyorlar."

Johan Cruyff ile bitirelim:

"Bu Rüya Takım, eskisinin daha iyi bir versiyonu."

187 maç oldu, bıkmadan usanmadan onları seyreyliyoruz. Bir futbol devrimine tanıklık ediyoruz. Belki 5 sene sonra bu denli güzel oynayan bir takım olmayacak ve biz arşivden çıkarıp bu maçlara bakacağız özlemle. Bu güzel oyunun önünü futbol dışı işlerle kesmeye çalışana -Mourinho'ya olanak tanımayın- kızacağız. Bir daha bu denli özel bir takım görme şansımız olmayabilir, pişmanlık yaşamayın yıllar sonra. Futbolu seven biri olarak mutlulukla dolun onları televizyonda gördüğünüzde, bunun için oynuyorlar, güzel oyun alkışlansın, model olsun diğerlerine, bir de aidiyetleri, kimlikleri Barça kazansın diye. Ufak detaylara, manipülasyonlara takılıp bu güzel insanlar topluluğunu yalnız bırakmayın, bir daha olmayabilir!

Geçmiş üç sezondan çok daha önemli bu sezon, her şey iyi başladı ama aslolan iyi bitmesi ve insanların gönüllerini fethetmeyi sürdürerek, başka türlüsü Barça'ya yakışmaz, yakışmadı da asla.

Bir daha hiç yaşanmayacakmış gibi keyif alın onları izlerken!

Dört sene üst üste şampiyon olmak ve futbola değil kazanmaya tapan şahsı bu topraklardan sonsuza dek kovmak için!

30 Ağustos 2011

A. Eren Loğoğlu

6 yorum:

barça daima dedi ki...

maçta bazan yay önünde messi andres fabregas bir birlerine dolandılar. david villa dün akşam ki yapıda sırıtır-küsebilir de- gibi.alvezle 3 lü defans ise bana göre zor.abidalin hızında ve özgüveninde bir adam; gareth bale ya da van der viel...olur mu acep.selamlar

A. Eren Logoglu dedi ki...

Doğru tespit.

Merkezden daha çok oyuncuyla hücum çok yeni, birbirlerini bozmaları doğal. 4-3-3'te Pedro ve Villa kenarlardan içeri koşular yaptığından sorun olmuyordu.

Villa sorun çıkarabilir ama yalnızca 3-4-3 içinde.

Alves'in savunma yönü kuvvetli, Madrid maçlarında Pep onu hücuma çıkarmadı ve Ronaldo karşısında muazzam performans sergiledi.

Burada esas husus genelde üçlü savunmayı oluşturanların stoper olmasıdır, ütopya deme sebebim Pep'in bunu bir adım öteye taşıma arzusu, Alves ve Abidal ile.

Bale olmaz çünkü en azından iki stoper olmalı üçlüde, Abidal kompanse ediyor durumu. Ya da Alves Rusya'ya giderse sağ tarafa stoper sola Bale alınabilir bu formasyonda. 4-3-3 içinse sol bek Bale muazzam olurdu.

localheroooooooo dedi ki...

fabregas'ın gelmesi Thiago'nun form tutmsaı şuraya bakar msınız eksikliklerden dğoan sıkıntıları değil artan güzelliklerden yeni sisteme geçişi konuşuyoruz.ve öylesşine kardeşçe bir arkadaşlık ortamı hepsinini yüzünde nirvana açmış.la masia sen neymişsin be abi...

barça daima dedi ki...

3 lü defans neredeyse sonsuz!sayıda seçenek sunuyor.bu yönüyle uygulanabilir.lakin çok uyanık ve hareketli olmak da gerekiyor....orta saha ve fforvete de aynı paralellikte seçenek yaratıyor.bu da hoş.

madrit maçını sunan güntekin onay ın madritin hızı maçın antrenman havasında geçtiğini söylemesi beni rahatsız etti. zaragozanın kaptırdığı toplarla kendini vurduğu gerçeği de göz önünde tutulmalı.bu güntekin morinyocu mu !!
merak ettim.ne dersin!

A. Eren Logoglu dedi ki...

Atletico Madrid'e sempatisi var diye biliyorum, bu yönden Barça'yı Real'e tercih eder.

Adsız dedi ki...

yanılıyorsunuz. a. madrid sempatisi var ama barça karşısında her zaman real madrid'i ve mourinho'yu destekler. yorumları da bu yöndedir. yazık tabii.