05 Aralık 2007

Fenerbahçe - Galatasaray, 8 Aralık 2007, Maç Öncesi Analizleri



Galatasaray ve Trabzonspor'un aldığı 5 maçlık cezalardan sonra, Fenerbahçe'nin son 7 yıldır her maçta yaptığı organize terör eylemlerini gerçekleştirmek konusunda çekinceleri olacaktır.

Eğer terör olayları olmaz ise, psikolojisi bozulmamış oyuncularla daha rahat bir maç oynayarak, sadece takım ve oyuncu güçlerinin karşılaştığı bir maç izleriz, ki bu şartlarda her zaman Galatasaray kazanmaya daha yakındır. Eğer terör olayları olur ise maçı kaybetsek bile, olayların boyutuna göre 3-5 maç arası ceza alırlar, ki bu da kazanabilecekleri olası 3 puanı, diğer iç saha maçlarında bırakabilecekleri anlamına gelir. Her 2 durum da Galatasaray'ın yararına gözüküyor.

Kısaca maçın teknik kısmına da değinelim.

Kalede Orkun oynayacaktır. Orkun'un kalecilik yeteneklerine pek güvenmesem de, oyun içerisinde psikolojik sınırlarını zorlamasından dolayı Kadıköy ortamına ilginç bir şekilde uyum sağlayacağını ve iyi bir maç çıkaracağını düşünüyorum.

Savunmanın sağında Uğur, solunda Hakan Balta, göbekte Servet ve Song oynayacaktır. İBB maçının tekrarını izlediğimde, yenilen her iki golde de Song'un hatalı olduğunu gözlemledim, umarım tek maçlık bir performans düşüklüğüdür. Song takımın ve taraftarın en güvendiği oyuncuların başında geliyor. Hakan Balta soğukkanlı bir oyun anlayışı sergilemesiyle, derbide mutlak oynaması gereken oyuncular listesinde en ön sıralarda yer alıyor. Servet savunmanın en iyisi, Kadıköy ortamı onu etkilemeyecektir. Savunmada en korkulan oyuncu Uğur, 4-0 kaybedilen maçta kötü bir performans sergilediğini anımsıyoruz, umarım düşüncelerinin bir yerlerinde acaba sözcüğü gezinmiyordur.

Savunmayı dikkate alırken, özellikle rakip takımın analizini de yaptığınızda, orta sahada oynayan oyuncu seçimlerinin çok daha önem kazandığı ortaya çıkıyor.

Savunmamızdaki 4 oyuncunun arasına sadece Semih'i yerleştirecek olan Fenerbahçe, pek çok maçta uyguladığı, Brezilyalıların kısa ve ara paslarıyla gol yollarında geriden gelerek çoğalmayı deneyecektir. Bizim için en tehlikeli pozisyonlar da bunlar olacaktır. Alex, Deivid, Roberto Carlos, Aurelio, Wederson ve Gökhan Gönül'den oluşan bu Semih arkası hücum yapısına karşı, özellikle Uğur'un bölgesinde önlem almalıyız. Bu analize göre oyuncu seçimlerinden biri Sabri olmalıdır. Sabri'nin bitmeyen enerjisinin hücum bölgesine de katkısı olacaktır. Geçen sene 2-1 kaybedilen maçta, sahanın en iyi oyuncularından biri olduğu gerçeği de unutulmamalıdır. Fenerbahçe'nin oyuncu sayısı olarak fazla olacağı orta bölgede, daha önce pek çok yazımda belirttiğim gibi Linderoth'a çok büyük görevler düşüyor. Linderoth'un hücum kesme, mücadele, alan kapatma, pas alışverişini doğru yönlendirme gibi temel özelliklerine ek olarak hücuma da katılım göstermesi çok önemlidir. Orta bölgenin solunda da Barış oynamalıdır. Sebebi ise Fenerbahçe'nin bu sezon organize olmak konusunda Alex'ten daha çok başvurduğu Deivid'in ceza sahasına akmaya çalıştığı bölgenin kapatılması zorunluluğudur. Deivid, arkasında Gökhan Gönül desteğiyle bu bölgeyi oldukça zorlayacaktır. Barış'ın mücadeleci yapısı, çabukluğu, hamleli bir oyuncu oluşu ve hücuma çıkma arzusu, orta bölgemize olumlu katkılar sağlayacaktır.

Orta bölgedeki üçlümüzün önünde kimin oynayacağı ise, pek çok etmenin ortaya konularak irdelenmesi gereken bir konudur. Fenerbahçe'nin Kadıköy'deki pek çok Galatasaray maçında golleri çabuk oyun ve oyuncularla -Tuncay, Serhat, Anelka, Kezman- bulması argümanı üzerinden de konuşmamız gerekir. Galatasaray'ın da bu tür oyuncularla oynaması hem rakibi bozacak hem de hücuma çıkışlarında kolaylıklar sağlayacaktır. Serkan'ın çabukluğundan mutlaka faydalanmalıyız. Lincoln ve Arda'dan sadece birini tercih etmek bu maç için akılcı bir hamle gibi gözükebilir. Sağlıklı bir Lincoln'un derbide önemli katkıları olabilir ama Arda tercihi sanki daha doğruymuş gibi geliyor. Sebebi ise, Arda'nın son maçlarda artırdığı mücadelesi ve fiziksel olarak Lincoln'den daha hazır olmasıdır. Arda hem takım savunmasına katkıda bulunacaktır hem de sırtı dönük aldığı toplarda ya da kanat bölgelerinde kontra pozisyonlarda, bir iki çalım ile ceza sahasında tehlike yaratacaktır.

Hücum bölgesinde ise Nonda oynamalıdır, daha da önemlisi Hakan Şükür kesinlikle oynamamalıdır. İBB maçında gayet iyi oynamasına rağmen Hakan'ın oynadığı her maçta Uğur, Sabri, Arda gibi genç oyuncular orta yapmanın gol getireceği inancıyla sahaya çıkıyorlar. Hakan'ın eski fiziksel gücünde olmaması ve ortaların isabetsizliği, oyunumuza çok olumsuz yansıyor. Volkan gibi hava toplarına hakim bir kaleci varken de Hakan ve hava topu zorlamasına girmek çok anlamsız olur. Yapılan ortalardan dönen topların Alex, Deivid ile buluşması, çok tehlikeli kontra ataklar olarak geri dönecektir. Bu sebeple çok az orta yaparak, Nonda'nın top tutmasını ve dağıtmasını sağlayarak, Serkan ve Sabri'nin çabukluğunu, Arda'nın yaratıcılığını kullanarak gol aramalıyız. Ekstra katkıyı ise Linderoth, Barış ve Servet'ten bekleyebiliriz.

Ayhan'ın sakatlığı geçse bile uzun bir süredir oynamıyor, oynatılması büyük risk olacaktır. Lincoln'un maça % 100 sağlıklı olarak çıkacağına pek ihtimal vermiyorum. Umarım Linderoth oynar, İBB maçında ciddi şekilde demoralize olan Mehmet Topal'ın Fenerbahçe maçını kaldırabileceğine inanmıyorum. Ümit Karan'ın hala eski performansında olmadığı görülüyor, eğer oynatılırsa Lugano ve Edu arasında kaybolabilir, anlık patlamaları olan bir oyuncu olarak katkı sağlayabilir sadece. Bu katkıyı da ondan 2. yarı bekleyebiliriz. Özellikle 2. yarı yorulan Nonda'nın yerine oyuna girerse ve Fenerbahçe skor olarak geride olursa, Edu'yu ya da Lugano'yu oyundan attırabilir.

Orkun - Uğur, Servet, Song, Hakan Balta - Sabri, Linderoth, Barış - Arda, Serkan - Nonda

2. yarı oyuna girebilecekler : Volkan, Ümit Karan, Lincoln

Mutlaka oynaması gereken oyuncular listesi :

1 - Hakan Balta
2 - Sabri
3 - Barış
4 - Serkan
5 - Nonda

Mutlaka oynamaması gereken oyuncular listesi :

1 - Mehmet Topal
2 - Hakan Şükür
3 - Ayhan

Maçla ilgili ilginç bir nokta da Galatasaray'ın sahaya maksimum 4 yabancı oyuncu ile, Fenerbahçe'nin ise minimum 7 yabancı oyuncuyla çıkmasıdır.

4 Aralık 2007

A. Eren Loğoğlu

Hiç yorum yok: